Emek örgütlerinden direnen Greif işçilerine dayanışma mesajları

Aylardır direnen Greif işçilerine direnişlerinin 60. gününde yapılan polis baskını ve gözaltılar bir çok ilde eylemlerle protesto edilirken, emek ve meslek örgütleri de işçilerle dayanışma mesajları yayımladı

Greif işçileri, direnişlerinin 60. gününde polis saldırısı ve gözaltılarla uyandı. Bir çok emek ve meslek örgütü açıklamalar yayımlayarak Greif işçilerinin yanında olduklarını belirtti. Polis saldırısını kınayan örgütler, göaltıların derhal serbest bırakılmasını ve işçilerin taleplerinin yerine getirilmesini istedi.

İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu

Ne yazık ki ülkemizde sendikalı olmak, insanca yaşanabilir ücret talep etmek yasalarda yazmasına rağmen fiilen gerçekleşmesi imkansız temenniler halini almış durumda. Taşeron çalıştırmanın yaygınlaştırılmasıyla zaten sınırlı olan sendikal hak kullanımı sanki yasadışı bir faaliyetmiş gibi algılanabiliyor. İşçilerin hak talepleri ve sesleri polis zoruyla bastırılmaya çalışılıyor. Mevcut hükümet işçi ve emekçilere sadaka, yardım dağıtmakla övüne dursun, hak talep eden, örgütlenmeye çalışan yoksul emekçiler karşılarında polisi buluyor.

Bugün sabah erken saatlerde GREIF fabrikasında bulunan işçilere yapılan polis baskınını, 91 işçinin gözaltına alınmasını işçi haklarına saldırı olarak görüyor, işçilerin biran önce serbest bırakılmasını istiyoruz.

Polisin fabrika baskını sonrasında zorunlu olarak çatıya çıkan ve talepleri karşılanıncaya kadar inmeyeceklerini beyan eden işçilerin başta su olmak üzere yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması gerekmektedir. İnsan vücudunun tıbbi açıdan açlık durumuna dayanma gücü ile susuzluğa karşı direncinin farklı olduğunu, susuzluğun başta böbrekler olmak üzere vücutta kalıcı hasarlara yol açabileceğini hatırlatmak isteriz. Bu nedenle taleplerinin karşılanacağını umduğumuz işçilerde herhangi bir olumsuz tıbbi tablo gelişmesini engellemek üzere ivedilikle su ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasının bekliyoruz.

Ekmekleri ellerinden alınmaya çalışılan, ekmeğe  de suya da, ama hepsinden önemlisi örgütlü olmaya ihtiyaç duyan işçilerin talepleri karşılanmalı, sendikal hakları engellenmemelidir.

DİSK Basın-İş:

Hakları için direnen Greif işçileri bugün sabah saatlerinde polisin saldırısına uğradı. Yüzlerce polisin saldırısında yaralanan işçiler gözaltına alındı.

Polisin saldırısından, işçilerin direnişini fabrikada takip eden gazeteciler de nasibini aldı. Kızılbayrak dergisi muhabiri Mehmet Ali Karabulut ve Alınteri dergisi muhabiri dövülerek gözaltına alındı.

Greif emekçileri ve basın emekçilerine yönelik saldırıyı kınıyor, gözaltına alınan herkesin serbest bırakılmasını istiyoruz. Emekçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma günü, 1 Mayıs öncesinde polis aracılığı ile gerçekleştirilen provakatif saldırının sorumluları bir an önce yargı önüne çıkartılmalıdır.

 Dev Sağlık İş

Greif işçilerinin direnişlerinin 60’ıncı gününde gerçekleşen polis saldırısını kınıyoruz. Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının ortalığa saçıldığı, iktidar ve onun himmeti ile beslenen patronların elini kolunu sallayarak dolaştığı bir ülkede işçilerin hak alma mücadelesine dönük saldırılar sermaye düzeninin tüm adaletsizliğini ve kokuşmuşluğunu gözler önüne sermektedir. Taşeronun kaldırılması ve insanca koşullarda mücadele için 60 gündür Hadımköy Greif Fabrikası’nda işgal eylemi gerçekleştiren işçiler bu sabah saatlerinde polis saldırısına maruz kaldı. Birçoğu yaralı durumda olan 91 işçi göz altına alınırken, bir grup işçi fabrikanın çatısında “arkadaşlarının serbest bırakılması ve toplu sözleşmenin imzalanması” talebiyle eylemlerini sürdürüyor. Greif işçilerinin direnişi Türkiye’nin dört bir yanında güvencesizliğe, hak gasplarına ve gayri insani çalışmaya karşı verilen mücadelenin en güncel ve güçlü halkalarından birisidir. Bu nedenle Greif işçisine yönelik saldırı işçi sınıfının sermayenin esnek güvencesiz çalışma kuşatmasına karşı mücadelesine yönelik bir saldırı niteliği taşımaktadır. Bu anlayıştan hareketle saldırı haberinin alınmasının ardından Genel Başkanımız ve DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, MYK üyelerimiz ve sendikamızın eğitim örgütlenme uzmanları da Hadımköy’de bulunan direniş alanına ulaşmış, polis saldırısı karşısında fabrika önündeki dayanışmaya katılmıştır. İşçi sınıfının şanlı direnişlerinin simgesi olan 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü yaklaşırken yolsuzluk ve hırsızlıkların üzerine örten iktidarın ülke çapında ardı ardına yaşanan işçi direnişleri karşısındaki şiddet ve baskıya dayalı tavrı bizlerin mücadelesinin gücünü ve etkisini göstermektedir. Greif Fabrikası’nda süren işgal, Luna sayaç işçilerinin 25 Şubat’tan beri süren direnişi, Diyarbakır DEDAŞ’da Enerji Sen üyelerinin 4 günde 6 defa polis saldırısına maruz kalan direnişleri ve sendikamızın Alanya’da Genel Sekreterimizin gözaltına alınması ile gündeme gelen direnişi sınıf mücadelesinin zor yoluyla engellenemeyeceğini göstermektedir. Hafta başında ücret kesintileri ve iş güvenliği için iş bırakan Kartal Koşuyolu Hastanesi’ndeki üyelerimizin, direniş alanına yapılan büyük polis yığınağına rağmen eylemimiz kararlılıkla gerçekleştirmesi. Yatağan işçisinin yasakları, barikatları aşarak Ankara’da gerçekleştirdiği özelleştirme protestosu, Greif işçilerinin direnişi fabrika çatısına taşması, sınıf mücadelesinin teslim alınamayacağının kanıtıdır.

Emeğinin hakkı için direnenlere dönük polis baskısı ile işçilerin hak mücadelesini, onurlu bir yaşam ve gelecek kavgasını bastırabileceğini düşünenlere yanıtı işyerlerinde ve sokaklar da büyüyen mücadelemiz verecektir.

Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATIK)

10 Nisan 2014 sabahın erken saatlerinde Hadımköy’de Greif fabrikası işgal direnişinde olan işçilere yönelik yüzlerce çevik kuvvet polisin saldırıda bulunarak direnişi kırmaya hedeflemişlerdir. İş makineleri ile fabrikanın kapısı kırılarak jandarma ve robocoplarla fabrikaya giren faşist devletin kolluk güçleri, gaz ve coplarla direnişteki işçilere saldırarak işçileri darp ederek yaralamıştır. Arabulucu süresinin bugün son bulması ile yapılan saldırının aynı güne denk getirilmesi tesadüf olmadığı gibide manidardır. Yapılan bu saldırıda seksene yakın işçi gözaltına alınmıştır. On bir işçide açıklamayı hazırladığımız saate fabrikanın çatısında direnişlerini sürdürmeye devam etmektedirler. Greif işçilerine yönelik bu mesnetsiz saldırıyı nefretle kınıyoruz yaralı olan işçileri biran önce sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz.

Yıllardır düşük ücret ve sosyal haklardan yoksun olarak çalışan Greif işçileri, bir ayda fazla bir süre süren toplu iş görüşmelerinde bir netice alamayınca insanca bir yaşam için öne sürdükleri taleplerinin kabul edilmesi için fabrikayı işgal etmişlerdir. Yaklaşık olarak iki ay önce Greif Hadımköy fabrikasını işgal eden işçiler öne sürdükleri taleplerinin asgari olarak insanca bir yaşamın sağlanmasından ibarettir. İnsanca bir yaşam için öne sürdükleri taleplerinin kabul ettirmek için işgal direnişini başlatan Greif işçilerinin bu talepleri haklı ve meşrudur. İşçilerin bu haklı taleplerine yönelik yapılan bu saldırı, Türk devletinin faşist geleneğinin devam ettirilmesidir. İşçilerin hak ve hukuku noktasında mangalda kül bırakmayan AKP hükümeti, her zaman olduğu gibi bu saldırı ile birlikte işçi ve emekçi düşmanlığı noktasında rüştünü bir kez daha ispatlamıştır.

İçinde geçtiğimiz dönem krizi bahane eden sermaye sahipleri, uluslar arası alanda işçi sınıfına yönelik sömürü ve baskılarını daha da tırmandırmaktalar. Bunun bir parçası olarak Türkiye’de de işçi sınıfına yönelik sömürü ve baskılar hiçbir sınır tanımadan fütursuz bir şekilde devam etmektedir. Esnek çalışma, taşeronlaştırma, düşük ücret, güvencesiz iş, her türlü sosyal haktan yoksun ve örgütsüz çalışma koşullarının en fazla dayatıldığı ülkelerden biridir Türkiye. İşçi ve emekçilerin insanca yaşam için öne sürdükleri taleplerine sıfır zamla karşılık veren AKP hükümeti, işçi ve emekçilere köleliği laik görürken kendi şürekasına her türlü devlet olanaklarını peşkeş çekmeye devam etmektedir.

ATİK olarak, Greif işçilerinin direnişini selamlıyor, Greif işçilerinin haklı ve meşru mücadelesinin yanında olduğumuzu bir kez daha ilan ediyoruz, Jandarma ve polisin işçilere yönelik bu saldırısını kınıyoruz. Derhal Greif fabrikasında işçilere yönelik saldırıya son vermeye çağırıyoruz.

Devrimci Turizm İş İstanbul Bölge Temsilciliği

AKP iktidarının taşeronlaşmayı, güvencesiz ve kayıt dışı çalışmayı temel düstur haline getirmesine karşı üretimden ve sınıf bilincinden aldığı güç ve yetkiyle 60 gündür direnen Greif İşçilerine bugün polis saldırdı. Çok sayıda işçi arkadaşımız gözaltına alındı. Polis saldırısında yaralandı. Greif direnişinde arabulucu süresinin bugün sona erecek olması nedeniyle direnişçiler bir polis saldırı ihtimali olduğunu deklare etmişlerdi. Ve bugün polis azgınca direnişteki işçilere saldırdı. Bu saldırının 1 Mayıs öncesi olması AKP iktidarının neyi hesap ettiğini de göstermektedir. 1 Mayıs öncesi Greif direnişine saldıran AKP iktidarı bu şekilde işçi sınıfını susturabileceğini, ezebileceğini düşünüyor. Ancak TEKEL direnişinden bu yana işçi sınıfı direnerek zaferi kazanabileceğini biliyor. Bu da AKP’ye ve sermayeye korku salıyor! Bizler, Eğitim Sen İstanbul 5 nolu şube olarak, Greif direnişinin yanında olduğumuzu bir kez daha deklare ediyoruz.

Nakliyat-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu

İki aydan beri Grief’de fabrika cehennemine, kölelik koşullarına isyan eden direnen, mücadele eden işçilere karşı bugün şafak vakti polisler yeni bir destan yazdı. Onlarca işçi yaralandı, gözaltına alındı. Grief işçileri, kölelik koşullarına, taşeronlaştırmaya karşı insan onuruna yaraşır bir ücret ve insanca çalışma koşulları için mücadele ediyor. Grief işçilerine yönelik polis terörünü, baskıları, protesto ediyoruz. Gözaltılar serbest bırakılsın. Grief işçilerinin talepleri kabul edilsin.

Büro Emekçileri Sendikası (BES) İstanbul 3 Nolu Şube Yönetim Kurulu

Bu sabah erken saatlerde Greif işçileri, direnişlerinin 60’ıncı gününde polisin saldırısı ile karşılaştılar. Mahkeme kararı ile gerçekleştirilen polis saldırısı, düzenin kurumlarının, hak alma mücadelesi yürüten işçiler karşısındaki gerçek konumlarını bir kez daha açığa çıkarmıştır.60 gündür taşeron köleliğine ve sefalet ücretlerine karşı Greif’in Hadımköy işletmesini işgal eden işçilerin haklı talepleri karşısında polis şiddetine başvuran düzen kurumlarının, patronların çıkarlarını koruyup kollayan aygıtlar olduğu bir kez daha görüldü. Haklı olan, asgari ücret koşullarında ve 44 ayrı taşerona bağlı olarak kölece çalıştırılan Greif işçileridir. Oysa yaşananlar, mahkemeler ve düzen kurumlarının, haklı olanın değil, sermayenin ve kölelik düzeninin yanında olduklarını ortaya koymuştur. İşçi sınıfının mücadelesinde yeni bir sayfa açan Greif işçilerinin meşru ve kararlı mücadelesini, polis şiddetiyle, baskı ve gözaltı terörü ile bastırabileceklerini sananlar yanılıyorlar. Haziran direnişi ile mücadele ruhunu kuşanan ve ayağa kalkan işçi ve emekçiler, bu saldırılar karşısında yeni GREIF’ler yaratarak yanıt vereceklerdir. Greif işçilerine yönelen polis şiddetini kınıyoruz. Polis derhal fabrikadan çekilmeli, gözaltına alınan işçilerin serbest bırakılmalı ve Greif patronu işçilerin taleplerini kabul etmelidir.

Tüm emek dostlarını, sendikaları ve kitle örgütlerini Greif işçilerinin bu onurlu mücadelesini sahiplenmeye çağırıyoruz. Bilinmelidir ki, Greif işçilerinin kazanması, taşeron köleliğine vurulan büyük bir darbe olacak, örgütsüz işçilerin mücadele birliğinin sağlanmasında önemli bir rol oynayacaktır.

Gazeteciler Sendikası:

Hadımköy’deki fabrikada taşeron kölelik düzenine karşı 60 gündür işgal eylemini sürdüren Greif işçilerine bu sabaha karşı (10 Nisan) polis saldırdı. Fabrikanın kapılarını kırarak içeri giren ve işçileri gözaltına alan polis, Kızıl Bayrak gazetesi muhabiri Mehmet Ali Karabulut ile Alınteri muhabiri Zarife Çamalan’ı da gözaltına aldı. Karabulut, polislerce feci şekilde darp edildi.

Greif işçilerinin ve meslektaşlarımızın yanındayız!

Polisin derhal fabrikadan çıkmasını, gözaltında tutulan işçilerin, meslektaşlarımızın ve tüm emek dostlarının derhal serbest bırakılmasını istiyoruz!

Greif işçileri de, meslektaşlarımız da yalnız değildir! Tüm duyarlı yurttaşları, kamuoyunu Greif işçilerinin yanında olmaya çağırıyor.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar