İşçi Partisi’nde sessizlik şok istifa ile bozuldu

Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı zaferini ilan ettiği saatlerde İşçi Partisi istifa şokuyla sarsıldı. İşçi Partisi Genel Sekreteri Hasan Basri Özbey, saat 19.00’da Doğu Perinçek’e gönderdiği mektupla istifa ettiğini duyurdu.

Özbey yazdığı mektupta istifa gerekçelerini şöyle sıraladı;

“Son 3 aylık dönemde Genel Sekreterlik koltuğu işgal altındadır.

İşgalci devre dışıdır ve gizli işsizdir.

Genel Sekreter, tüzüğün ve Kurultay, MKK ve MYK kararlarının yüklediği görevleri, özgüven ve kararlılıkla yerine getirememiş, görevini yapamamıştır.

 Genel Sekreter, çok önemli bir süreçte ve çok önemli bir tartışmada görüş açıklamamış, tutum alamamış, seyretmek zorunda kalmış, boyun eğmiştir.

Genel Sekreter; “Genel Başkanın yüzüne baka baka farklı fikirler savunmuş”, “dangalakça karara meyletmiş”, “düşmanın ajan örgütleriyle aynı safa düşmüş”, “gerçeğe aykırı bilgi vermiş”, “Beyoğlunun sidikli sokaklarında öncü savaşçı olmuş”, “Parti tarihinin üçüncü dönemecinde ideolojik zaafa düşmüş”, “toplumdan bihaber, halktan kopmuş”, “tecrübesiz”, “şucu bucu” olup “kendi aranızda toplanıp karar alın” önerisine muhatap olmuş, Kurultaydan sonraki en yüksek karar organının toplantısında konuşmamış, oy kullanmamış, ajan örgütün gazetesi sallanarak hakarete muhatap olunca gösterdiği insani, insiyaki tepki, “neden rahatsız oluyorsun” tepkisiyle karşılanmış, yüreğinin sesini dillendirince “kötü yönetici” sayılmış, bu da yetmemiş “kınanmış”, özgüvenini, kararlılığını kaybetmiş, “bu iş burada bırakılamaz, üstüne gidilecek” tehdidinin öznelerinden olmuş, hayali bir “şu’cu ekibin” parçası yapılmıştır.”

O MEKTUBUN TAM METNİ

İŞTE Hasan Basri Özbey’in İP lideri Doğu Perinçek’e yazdığı mektubun tam metni:

İşçi Partisi Genel Başkanlığı’na,

Konu : İşçi Partisi Genel Sekreterliği görevinden istifa bildirimidir.

İşçi Partisi Genel Sekreterliği görevinden istifa ediyorum.

Görevden ayrılma kararımın esasını oluşturan siyasi, ideolojik ve örgütsel gerekçelerim ile ikincil ve de önemsiz olan özel-kişisel gerekçelerimi yazmayacağım.

Çünkü, istifamı zorunlu kılan sorunların çözümü konusunda ümitvar değilim.

Bu nedenle gerekçelerimi tartışmaya açmayı yararsız görmekteyim.

İlerde, ateşe atmak iddiasında olduğumuz “ben”imiz yol verirse, tartışma amaçlı olmasa da, durum tespiti için gerekçelerimi yazmak hakkımı saklı tutuyorum.

Ancak bu aşamada, şu hususun bilinmesinde yarar görüyorum:

Son 3 aylık dönemde Genel Sekreterlik koltuğu işgal altındadır.

İşgalci devre dışıdır ve gizli işsizdir.

Genel Sekreter, tüzüğün ve Kurultay, MKK ve MYK kararlarının yüklediği görevleri, özgüven ve kararlılıkla yerine getirememiş, görevini yapamamıştır.

Genel Sekreter, çok önemli bir süreçte ve çok önemli bir tartışmada görüş açıklamamış, tutum alamamış, seyretmek zorunda kalmış, boyun eğmiştir.

Genel Sekreter; “Genel Başkanın yüzüne baka baka farklı fikirler savunmuş”, “dangalakça karara meyletmiş”, “düşmanın ajan örgütleriyle aynı safa düşmüş”, “gerçeğe aykırı bilgi vermiş”, “Beyoğlunun sidikli sokaklarında öncü savaşçı olmuş”, “Parti tarihinin üçüncü dönemecinde ideolojik zaafa düşmüş”, “toplumdan bihaber, halktan kopmuş”, “tecrübesiz”, “şucu bucu” olup “kendi aranızda toplanıp karar alın” önerisine muhatap olmuş, Kurultaydan sonraki en yüksek karar organının toplantısında konuşmamış, oy kullanmamış, ajan örgütün gazetesi sallanarak hakarete muhatap olunca gösterdiği insani, insiyaki tepki, “neden rahatsız oluyorsun” tepkisiyle karşılanmış, yüreğinin sesini dillendirince “kötü yönetici” sayılmış, bu da yetmemiş “kınanmış”, özgüvenini, kararlılığını kaybetmiş, “bu iş burada bırakılamaz, üstüne gidilecek” tehdidinin öznelerinden olmuş, hayali bir “şu’cu ekibin” parçası yapılmıştır.

Bunlarla mücadele etmem, etmeyeceğim.

Bu iklimde Genel Sekreterlik yapmam olanaksızdır.

Bu iklime uygun Genel Sekreter ben değilim.

Bu iklim, maalesef yürürlükteki “tarzı siyasettir”. Değişme olasılığı yoktur!

Belki de değişmesine gerek yoktur. Böyleyse bu tarz siyasette bana yer yoktur!

İstifa ederek, fuzuli işgale son veriyorum ve “burada bırakılamayacak iş” için boşa emek harcanmasını önlüyorum.”

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar