Kılıçdaroğlu Ulusalcı vekillere sert çıktı dindar vatandaşlara önemli mesajlar verdi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Taraf gazetesine verdiği röportajda dindarlara barışma çağrısında bulundu. CHP’nin dindar seçmenle de barışması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Dindar yurttaşlarıma diyorum ki, “Biz sizinle barışıyoruz, barışmak zorundayız. Bizi anlayın, bizi kucaklayın.” diye konuştu.

İŞTE KILIÇDAROĞLU RÖPORTAJINDAKİ İLGİLİ BÖLÜM:

“Bazı milletvekilleri için “CHP’nin yakasından düşsünler” dediniz. Bu vekiller, şimdiye kadar neyi yapmanıza engel oluyorlardı?

Türkiye’de çok partili siyasi hayata geçilmesi, sosyal demokrasinin gelmesi gibi çok önemli değişim ve dönüşümlerin adresi, CHP olmuş. Siz, bu değişim ve dönüşümü frenlemeye kalkarsanız; bu, doğru değil. En çok neye ihtiyacımız var şu anda? Özgürlüğe ve demokrasiye. Halkın bu taleplerine kulak tıkayamazsınız. Biz, bu değişim ve dönüşümü gerçekleştirmek istiyoruz. Muhafazakarlık, değişime direnmektir, değişime direniyorsanız CHP’li olamazsınız.

“Ulusalcı” denilen vekilleri “muhafazakâr” diye niteliyorsunuz, öyle mi?

Evet. Değişim, toplumun da insanın da olmazsa olmazı. “Ben değişmiyorum” demek, doğru değil.

Sizce Türkiye nasıl değişiyor ve CHP buna nasıl bir yanıt vermeli?

Bizim değişimden anladığımız, çağdaş uygarlık düzeyini aşmaktır. Ama toplumu geriye götürmek isteyen bir yapı da var. Bu yapının en somut örneği Ankara’da yaratılan düzen. İktidar olmadan önce büyük kamu binalarından şikayet ederlerdi, en yüksek kamu binaları bunların zamanında oldu. Kendi statükolarını, devlet anlayışlarını, eğitim düzenlerini oluşturdular. Bu, çağdaş uygarlığa ters bir düzen. Bu, Türkiye’yi Ortadoğu’ya taşır. Bu nedenle, önümüzdeki süreçte en çok Ankara’yla, devletin yapısıyla mücadele edeceğiz.

Peki, “CHP’de değişim” dediğiniz nedir?

Kurultayda, mesajlarını vereceğim. Birincisi, medyası özgür değilse, o toplum özgür değildir. Hedeflerimizden biri özgür medya. İkincisi, doğrudan vatandaşın sofrasıyla ilgilemek zorundasınız, sofraya dönük mesajlar vermek zorundasınız. Üçüncüsü de toplumda, demokrasi içinde barışık yaşamak istiyorsanız, onun değerlerine önem vermek zorundasınız. Toplumun inançlarıyla, kültürel değerleriyle asla oynamayacaksınız, saygı duyacaksınız. Talepleri varsa, o talepleri de karşılayacaksınız.

Dönüşümün esası bu üçüncü maddede yatıyor, değil mi?

Bizim dindarlarla barışmamız lazım. Ve bu konuda samimi olmamız lazım. Ben bu konuda çok önemli adımlar attığımı düşünüyorum. Ve ne kadar samimi olduğumu dindar vatandaşlarımın artık bilmesini isterim. Dindar yurttaşlarıma diyorum ki, “Biz sizinle barışıyoruz, barışmak zorundayız. Bizi anlayın, bizi kucaklayın. Çünkü sizin inançlarınızı sömürdüler, yolsuzluk yaptılar, vergilerinizi çaldılar, çocuklarınızın geleceğini çaldılar. Benim kafamda asla öyle bir şey yok. Ben kul hakkı denen kavramı içselleştirmiş biriyim ve samimiyim.”

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar