Davutoğlu: Kobani’yi koruyacak yegane güç Türkiye

Başbakanlık Merkez Bina’da gerçekleştirilen Güvenlik Zirvesi’nin ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu açıklama yaptı. “Biz Kobani’ye bağrımızı açtık” diyen Davutoğlu, “200 bine yakın Kobanili kardeşimize sahip çıktık. Kobani’yi koruyacak yegane güç Türkiye’dir” ifadelerini kullandı.

Açıklamalarında HDP ve CHP’ye de çağrıda bulunan Başbakan Davutoğlu, Kılıçdaroğlu’na tavrını ortaya koyma çağrısında bulundu.

Uluslararası basın tarafından, Kobani’deki olayların Türkiye’nin çözmesi gerektiği yönünde bir algı oluşturulduğunu belirten Davutoğlu, “Bütün bu gelişmelerin vebali öncelikle BM Güvenlik Konseyi’nin ve daimi 5 üyenin üzerindedir” dedi.

Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Maalesef 19 vatandaşımızı kaybettik, 145 vatandaşımız yaralı. Şu an itibariyle 368 kişi gözaltına alınmış durumdadır.

Olaylar örgütlü suç faaliyetine dönüştü.

Burası hukuk devletidir, kimse hukukun üstünde değil.

Yaşanan olaylar vandalizme dönüştü.

Kimse halkı tehdit etme cüretini gösteremez.

Biz Kobani’ye bağrımızı açtık. Bu vandalizmi yapan şiddet meraklılarına sığınmadılar.

Biz bu devleti, hukuk düzenini hiçbir şeye feda etmeyiz, kargaşa ortamı çabasındakilerin de sığınacağı yer Türkiye’dir.

200 bine yakın Kobanili kardeşimize sahip çıktık

Türkiye Kobani’deki olaylara sessiz kalmış gibi itham etmek kimsenin hakkı değildir. Türkiye bu konuda en fazla fedakarlık yapan ülkedir. Biz ülke olarak herkese sahip çıktık.

Kobani’deki kardeşlerime sesleniyorum, sizler bizlere tarihin bir emanetisiniz.

200 bine yakın Kobanili kardeşimize sahip çıktık. Kobani’yi koruyacak yegane güç Türkiye’dir. Ama birileri bir taraftan Suriye rejimiyle, IŞİD’le yan yana yaşayıp, birlikte diğer bölgelerdeki Araplara, Kürtlere, Türkmenlere zulmederken, bir anda olaylar yeni başlamış gibi ülkemizi suçlamaya kalkmaları tamamen aldatmaya yönelik bir harekettir. Olaylar ortalığı karıştırmaya yöneliktir.

Biz kim ne yaparsa yapsın mazlumlara sahip çıkacağız.

CHP ve MHP tezkereye hayır dedi

Hem Türkiye’nin müdahale etmesini istiyorlar, hem de tezkereye karşı çıkıyorlar. İşin ilginç tarafı, hem CHP, hem HDP, tezkereye hayır dediler.

Hedef Gezi’de yapamadıklarını yapmaksa, milletimiz bunu çok iyi görüyor. Kamu düzenini tesiste tereddüt göstermeyiz.

Çözüm süreci

Çözüm süreci ile kamu düzeni birbirinin alternatifi değildir. Gerek Başbakanlık görevini devraldığımda gerekse AK Parti Kongresi’nde Sayın Cumhurbaşkanımız da biz de çözüm sürecine olan bağlılığımızı vurguladık ama çözüm sürecini garanti edecek olan şey, temel unsur, kamu düzenidir. Hiçkimse çözüm sürecinin arkasına saklanarak kamu düzeni üzerinde herhangi bir manipülasyona, provokasyona izin veremez.

Vandalizm tırmandırılmak isteniyor. Kamu düzeni her ne olursa olsun sağlanacaktır. Bu konuda bütün birimleriniz talimatlandırılmıştır.

Siyaset dışında amacınız varsa bilelim

Bütün vatandaşlarımızı sükunete ve devletin gücünden emin olarak olayları takip etmeye davet ediyorum.

HDP eğer siyasi partiyseniz, kimliğinizi demokrasiden ve barış içinde siyaset yapmadan ortaya koymalısınız.

Siyaset dışında başka amacınız varsa bilelim.

Koordinasyon merkezi kuruldu

Güvenlik açısından 24 saat çalışacak koordinasyon merkezi kuruldu.

Kılıçdaroğlu tavrını ortaya koymalı

Ana muhalefet partisine sesleniyorum, Kılıçdaroğlu net olarak tavrını koymalıdır. Şiddetten yana mı, huzurdan yana mı? Genel başkan yardımcısına sormalıdır, o tweeti neden attı?

Son olarak uluslararası topluma da buradan seslenmek istiyorum. Son dönemde Kobani’deki yaşananları çözme sorumluluğu Türkiye’nin üzerindeymiş gibi yansıtılmaya çalışılıyor.

Vebali BM Güvenlik Konseyi’nin ve 5 daimi üyenin üzerinde

Kimyasal silah kullanımına, scud füzelerine, varil bombalarına sessiz kalanlar, Kobani’de bir anda Türkiye’nin bu meseleyi çözmesi gerektiği gibi uluslararası algıyı oluşturmaya çalışıyorlar. Bütün bu gelişmelerin vebali öncelikle BM Güvenlik Konseyi’nin ve daimi 5 üyenin üzerindedir.

Uluslararası toplum sadece Kobani’deki kardeşlerimizi değil, Suriye’deki bütün kardeşlerimizi güven altına alacak entegre bir strateji geliştirmedikçe, bu acı bitmez.

Değerli basın mensupları, sizlere de seslenmek istiyorum. Ülkemiz, bütün bu ateş çemberinin ortasında, demokrasiye dayalı siyasi istikrarını, sağlıklı ekonomi yapısını ve iç barışını koruyor. Buna özen göstermek, bütün ülkenin görevidir. STK’lara ve medyamıza, sorumlu, bilinçli bir tarzda ulusal barışı koruyacak yönde yayın yapmanızı rica ediyorum.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Önerilen Başlıklar
Yorumlar