Kadın triatlet Kartal’ı kirli buldu

Geçen hafta koşulan 4. İstanbul Triatlonu’nun şampiyonu ve Dünya Şampiyonası’na katılan tek kadın triatletimiz Bahar Saygılı’yla triatlonu ve şehrin sporla ilişkisini Habertürk’le konuştu.

İşte triatletin Kartal hakkında önemli açıklamaları:

Marmara Denizi’nde yüzmek nasıl bir his?
O kadar korkunç sularda yüzdük ki artık kendimizden bahsederken “Biz birer mikrop olduk” diyoruz. Ama İstanbul Triatlonu’nda Kartal’dan denize atladık. Kanalizasyon boşaltıldığını gördüğümüz yerlerden yüzerek geçtik.

Peki antrenman yaparken nerede yüzüyorsunuz?
Aslında havuzda yapıyoruz ama açık alanda yüzmek gibi bir arzumuz var. Bunun için Adalar bölgesindeki deniz uygun fakat teknelerden tehlike arz ediyor. Boğaz’da su temiz ama akıntı tehlikeli.

Antrenman için yeterli havuz var mı peki?
Milli sporcuların birçok havuzu kullanma hakkı var. Belediyenin havuzları da var ama kadınlar saati, erkekler saati derken çok fazla parametreyle boğuşmak zorunda kalıyoruz. Bunlar çok büyük handikap. Bence spora teşvik için bu tarz kısıtlamaların en aza indirilmesi lazım.

Bisiklet antrenmanı yapmak sıkıntılı mı peki?
Ben Ataköy’de büyüdüm. Çocukluğumda Ataköy-Sirkeci arasında antrenman yapardım. Fakat şimdi o yol çok korkunç görünüyor. Şu an İstinye’de yaşıyorum, aslında yaşamaya mecburum. Çünkü diğer taraflarda antrenman yapılabilecek yer kalmadı. İstinye-Orman yolu şu an tek alternatif rota.

Anadolu Yakası’nda durum nedir?
Suadiye sonrası Tuzla’ya kadar hatta otoyol olmasına rağmen yukarıya Formula pistinin olduğu yere kadar antrenman yapmak mümkün. Pisti geçtikten sonra Kocaeli’ne giden yollar çok sakin ama oralar artık İstanbul olmuyor. Ama en üzücüsü bisiklet antrenmanına çıkmak için önce mutlaka arabanıza binmeniz gerekiyor.

Sahil şeritlerindeki bisiklet yolları sizin antrenman yapmanız için uygun değil mi?
Değil çünkü biz en düşük saatte 30 km hızla gidiyoruz. O yol için fazla hızlıyız çünkü insanımız buna hazır değil. Her ne kadar arabalar bizim için kaza riski yaratsa da yolun sağ kısmından gitmeye çalışıyoruz. Ama minibüslerin zikzak çizerek gitmesi de bizi çok korkutuyor.

Söyleşinin tamamını Habertürk’ten okuyabilirsiniz.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar