‘Adalar’a ayakbastı’ kampanyası kriz çıkardı

Adalar’ın problemlerinin çözümü adına ilginç bir kampanya başlatıldı.

İstanbul’un yegâne sayfiye bölgelerinden biri olan Adalar’ın kangrene dönüşmüş sorunları var bildiğiniz gibi… Sağlıksız koşullarda yaşayan atlar, mezbeleliğe dönüşen fayton durakları, at pisliği altında kalan sokaklar ve daha neler neler… Ada sakini de tatilci de bu sorunlardan dert yanıyor yıllardır. Şu günlerde ise Adalar’ın problemlerinin çözümü adına ilginç bir kampanya başlatıldı. Ada sakinleri, change.org’da ‘Adalar’a giriş ücretli olsun’ başlıklı bir kampanya yürütüyor. Adalar’daki sıkıntıların ayakbastı parasıyla çözüme kavuşacağını savunan bir grup Ada sakini internette imza topluyor.
Kampanyayı başlatan grup, gerekçelerini de şöyle anlatıyor: “İstanbul’un çok eski dönemlerden beri incisi, tarihi yapısı bozulmamış, havası tertemiz ve huzurlu kalan tek yeri olan Prenses Adaları’na günübirlik gelen, yaz döneminde her gün binlerce kişinin adaya akın etmesi yüzünden hem yürüyecek hem nefes alabilecek yer kalmamıştır. Ada sakinleri olarak artık huzurlu ve güvenli bir şekilde yaşayamıyoruz. Bu kalabalığın üstüne bir de sayısına sınırlama veya yasak getirilmeyen elektrikli bisiklet kullananlar ekleniyor. Her sokaktan korna çalarak geçen bisikletlilerin yarattığı gürültü kirliliği dayanılmaz boyutlara ulaştı. Çözüm olarak Adalar’a günübirlik gelenlerden 5-10 TL arası bir ücret talep edilen veya buna alternatif sistemlerle bu yığılmanın biraz olsun hafifleyeceğini düşünüyoruz. Bu konuların belediye meclislerinde ve ilgili platformlarda tartışılması, görüşülmesi ve bir an önce gerekli projelerin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.”
“ÖZGÜRLÜKLE İLGİSİ YOK”
Ancak bu kampanya, Ada sakinlerini ikiye böldü. Kimsenin seyahat özgürlüğünün kısıtlanamayacağını söyleyen Ada sakinleri de var. Hatta bu konu son birkaç gündür Adalılar arasında sosyal paylaşım sitelerinde tartışılıyor. Bazı Ada sakinleri de kampanyaya, ‘Parayla ilçeye giriş ne demek? O zaman örneğin Şişli’ye de parayla giriş mi konulsun’ diye karşı çıkıyor. Sahi, bu kampanyayı başlatan Ada sakinleri, acaba İstanbul’un merkezinde herhangi bir ilçeye para vererek girmek zorunda kalsa ne hisseder acaba? İşte bu soruyu, kampanyayı başlatan Ada sakinlerine sordum. Ve şu yanıtı aldım: “Kışın Ada nüfusu 16 bin ama yazın 200 bin. Bu normal bir durum mu? Dünyanın birçok şehrinde parayla girilen bölgeler var. Bunun özgürlüklerle ilgisi yok. Her demokraside bazı kurallar vardır. Kalabalık nedeniyle Adalar’ın kimyası bozuldu. Buna bir kota gelmesi gerek.”

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Önerilen Başlıklar
Yorumlar