Neşet Ertaş Kartal’da anıldı

Ünlü halk ozanı Neşet Ertaş ölümün 3. yılında Kartal Belediyesi tarafından düzenlenen törenle anıldı.

“Zahidem”, “Neredesin Sen”, “Yalan Dünya” gibi unutulmaz türkülere imza atan, “Bozkırın Tezenesi” olarak anılan, son dönem Anadolu Türkmen/Abdal müziğinin en ünlü temsilcisi ve yorumcusu, Türk Halk Müziği’nde gönüllere taht kurmuş halk ozanı Neşet Ertaş, vefatının 3. yılında Kartal Belediyesi tarafından düzenlenen törenle anıldı.

Kartal Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve şair Yılmaz Özdemir’in sunuculuğunu yaptığı anma programında, ozanın yaşamı ve türküleri konuşuldu. Türk Halk Müziği Sanatçısı Mustafa Tatlıtürk ise Bozkırın Tezenesi’nin türkülerini seslendirdi. Kartal Belediyesi Başkan Vekili ve Başkan Yardımcısı Gülcemal Fidan, Kartal CHP Kadın Kolları Başkanı Refika Öztürk, Kartal Mahalle Muhtarları ve Kartallı vatandaşların katıldığı anma programında Neşet Ertaş’ın yaşamı ve sanat hayatı ile ilgili bilgiler aktarıldı, usta ozan türküleriyle hatırlandı.

Şair Yılmaz Özdemir, ünlü ozanın çocukluğundan başlayarak yaşadığı ortamı ve geçirdiği evreleri aktarıp Neşet Ertaş’ın türkülerinin nasıl ortaya çıktığını anlattı. Neşet Ertaş’ın seslendirdiği “Veda”, “Yalan Dünya”, “Gariban Dünyada Yüzü Gülmez” gibi unutulmayan türküleri, Türk Halk Müziği Sanatçısı Mustafa Tatlıtürk söyledi. Anma gecesine katılanlar da türkülere sık sık eşlik etti.

Yaşadığı dönemde UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi kabul edilen Ertaş’ın eserleri ile anıldığı programın sonunda; Kartal Belediyesi Başkan Yardımcısı Gülcemal Fidan sahneye çıkarak Yılmaz Özdemir ve Mustafa Tatlıtürk’e Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz adına çiçek takdim etti.

Kartal Belediyesi Başkan vekili ve Başkan Yardımcısı Gülcemal Fidan yaptığı konuşmada: “Çok değerli misafirlerimiz, Türkiye’nin birçok yerinden şehit haberleri geliyor ama ozanımızı da anmadan geçemedik. Mardin’de dünyaya gelen bir köy çocuğunun İsveç’te Nobel Ödülü almasıyla ülkemiz adına ne kadar övünsek azdır. Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ve onun yetiştirdiği millet, çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabiliyorsa hem insanlık adına, hem ilim adına Nobel Ödülü’nü Mustafa Kemal Atatürk ülkesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurduğu eğitim sistemine borçluyuz. Demek ki Mardin’de mum ışığında okuyan çocuk, hem tıp fakültesini bitiriyor, hem doğduğu topraklara dönüp hizmet veriyor. Girdiği sınavda burs kazanarak Amerika’ya gidiyor ve orda çalışmalarını yürüterek Nobel Ödülü’nü alıyor. Bu heyecanımızı bütün dostlarımızla paylaşmak istedim. Neşet Ertaş da doğduğu coğrafyanın iklimini, tarihini, kültürel olayları ve aşkın kutsallığını hem sazına hem sözüne dökmüştür. Zeynep’i dinlerken, Zahide’yi dinlerken yoksulluğu anlattığına da şahit oluyoruz. Bozkır’ın Tezenesi’ni de bugün burada andık. Bu günleri bize sunan, derinlemesine bir ufku ve ilmi olan, Anadolu kültürünü çok iyi bilen Belediye Başkanımız Sayın Op. Dr. Altınok Öz, yoğun programları vesilesiyle aramızda olamadılar. Kendisi adına bir şeyler söylemeye çalıştım. Kendileri herkese sevgilerini, selamlarını iletti.” dedi.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar