CHP’li Erdal Tüfekçi patlamadan bir gün önce uyarmış

CHP İBB Meclis Üyesi Turizimci Erdal Tüfekçi’nin 1 gün önce Sultanahmet konusunda İBB Meclisi’nde konuşma yaptığı ortaya çıktı.

Hıdır ULAĞ/ CHP İBB Meclis Üyesi Turizimci Erdal Tüfekçi Pazartesi günü Meclis kürsüsünde Sultanahmette turistlere yönelik güvenlik yetersizliğine dikkat çekmişti. Salı günü ise malum Sultanahmet meydanında canlı bomba saldırısı ile ölenler ve yaralanan turistler olmuştu. Sultanahmette ki canlı bomba saldırısından bir gün önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nde Sultanahmet’teki güvenlik yetersizliği üzerine CHP’li Meclis Üyesi Erdal Tüfekçi bir konuşma gerçekleştirmişti. CHP’li Tüfekçi, Sultanahmet’teki tarihi mekanlara ziyaretçi sayısının son aylarda yüzde 50 azaldığına, turistlerin güvenlik endişesiyle Türkiye’ye gelmediğine dikkat çekmişti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi 2016 yılı Ocak ayı toplantılarının 11 Ocak 2016 Pazartesi günkü birleşiminde gündem dışı söz alan Üsküdar Belediyesi ve İBB Meclisi CHP Üyesi Erdal Tüfekçi’nin Meclis Kürsüsünde gerçekleştirdiği konuşma metni:
Sayın Başkan, Değerli Meclis Üyeleri hepinizi saygıyla selamlıyorum; 25 yıllık bir turizmci ve turizm komisyonu üyesi olarak uygulanan politikalar neticesinde Ülkemizin ve İstanbulumuzun turizm’de uğradığı kaybı ve bunun neticesinde turizm’den geçinen esnafımızın düştüğü durum hakkında meclis başkanımızın verdiği süreye de sadık kalarak görüşlerimi siz değerli meclis üyeleriyle paylaşmak istiyorum. Genel olarak Türkiye özel olarak ta turizm sektörü zor gecen 2015’i geride bırakırken 2016 yılının daha da kötü olacağına ilişkin gelişmelerin olduğu bir dönemden geçmektedir. Siyasi nedenlerden kaynaklanan uluslar arası sorunlar nedeniyle görünen o ki bu durumdan en fazla olumsuz etkilenen sektörlerin başında turizm gelmektedir. Sektör olarak en ufak bir dahlimizin olmadığı bu olaylar sadece huzurlu ortamlarda yaşama şansı olan turizm sektörü ve yatırımları tarihimizde görülmemiş boyutta tehdit altına sokmuştur.
Düne kadar dünyanın her yerinde turizm ülkesi olarak anılan Türkiye, ne yazık ki artık terörle anılan bir ülke haline gelmiştir. Türkiye artık Afganistan’la aynı kategoride yer alıyor değerli arkadaşlarım, gecen yılın başından itibaren ABD ve Japonya’nın yanı sıra başta İngiltere, Fransa, Almanya olmak üzere Avrupa ülkeleri peş peşe Türkiye’ye seyahat uyarıları yayınladı, yıl sonuna geldiğimizde buna bir de turizmde en büyük ikinci pazarımız Rusya eklendi. İş bununla kalmadı, “gelmezlerse gelmesinler” diye söyleyenler Rusya’ya alternatif olarak Çin’i gösteriyorlardı ama Çin’de 2 hafta önce Türkiye’ye seyahat yasağı getirdi, üstelik Türkiye’yi Afganistan ile aynı statüde göstererek. Her biri önemli, ayrı ayrı sonuçları olan seyahat uyarılarının hepsinin ortak gerekçesi ‘terör’ dü. Bunlardan sonuncusu Çin’in yayınladığı uyarıda, Türkiyenin hangi ülkeler ile aynı listede gösterilmesi ülkemizin getirildiği içler acısı durumu gösteriyor.
Bu değerlendirmeler sonucu Türkiye hızla yalnızlaşıyor ‘sıfır sorun’ diye yola çıkanların uyguladıkları politikalarla geldiğimiz yerde maalesef içler acısıdır. Rus savaş uçağının düşürülmesi sonucu Rusya Federasyonu ile ülkemiz arasındaki ilişkilerin durma noktasına geldiği hepimizin malumudur. Yetkililer Rusya krizi bizi etkilemez diye moral veren açıklamalar yapsa da, bu yetkilileri turizm sektörü ve onun desteklediği sektörlerin temsilcileri ve çalışanları ile görüşmelerini tavsiye ederim. Peki, İstanbul güvenli bir şehir mi? Türkiye güvenli bir ülke mi? Sorusuyla konuyu açarsak eğer, Sayın Cumhurbaşkanı 24 temmuz 2015 de neredeyse 6 ay önce “İstanbul da biz güvenliği sağlayamıyoruz, bu konuda güvenlik zafiyetimiz var” diyorsa bu turist İstanbul’a gelir mi arkadaşlar.
Turizm barıştır, barışın huzurun olmadığı bir yere turist gitmek istemez, bu nedenle ülkemizdeki olaylar maalesef turisti korkutuyor. Turizm ancak güvenli iklimlerde serpilir, gelişir bunu unutmamak lazım, tersi bir durumda ise kuş gibi en ufak bir harekette de kaçar gider. Hele son Rusya ile ilgili uçak düşürme olayından sonra Sayın Cumhurbaşkanı Rus turistler için “gelmezlerse gelmesinler” diyorsa bilmeli ki ilk önce kendi turizmcisini yok ediyor, kendi otelcisini yok ediyor, kendi turizm emekcisini yok ediyor. Bu iş için sektörde ki insanlar 40 yıldan beri bu ülkeyi yurt dışında pazarlıyorlar, bu kadar kolay olmamalı bunları söylemek, bilmiyor mu Sayın Cumhurbaşkanı bu söylediği iki kelime ile kaç kişinin hayatını mahvedeceğini, işini gücünü kaybeden binlerce insanımızın olacağını.
Oyunu AKP’ye veren esnaf arkadaşlarım bile isyan ediyor “gelmezlerse gelmesinler” sözüne. 1991 körfez krizinden sonra kayıplarımızı 10 senede geri getirememiştik değerli arkadaşlarım. Yıllar önce ‘one minute’ lafının ardından “İsrailli gelmesin” denmişti, turist sayısı bir anda 600 binden 40 binlere düşmüştü. Yeni turizm Bakanı Mahir Ünal “Bize müşterimi yok, Rus gelmezse gelmesin” demesi doğru bir ifade, doğru bir söylem değildir.
O düşürülen Rus uçağı için şimdi birileri çıkar, milli gururdan bahseder. Vatanı koruyamayacak mıyız, hava sahamızı ihlal etmeseymiş der. Bakın değerli arkadaşlar, o uçağı düşürmeden, o uçağı oraya getirmeden olayı çözmek önemli, sorunları önceden görmek önemli, diplomasi diye bir şey var. Kanserde bile erken teşhis diye bir olay var.
Yılbaşı öncesi Avrupa’nın başkentleri; Londra, Viyana, Roma, Prag, Madrid terörden yeni darbe yemiş Paris, Brüksel, Barcelona şehirlerinin otellerinde yer yoktu, yer bulabilenler en yüksek fiyatlarla konakladılar ve bizim en büyük kentimiz dünya güzeli İstanbul, 6-7 bin yıllık tarihi olan, üç imparatorluğa başkentlik etmiş dünyanın başkenti dediğimiz İstanbul’un Sultanahmet meydanı bomboş haldeydi. Ben bir haftadır tarihi Yarımadayı, Taksimi geziyorum, seyahat acentası sahibi, otel sahibi, restorant sahibi arkadaşlarımla sohbet ediyorum, işleri azalmış, oteller boş, moraller bozuk. İnanır mısınız sektör temsilcileri bile ne yapacaklarını bilmiyorlar, sadece bekle gör politikası!
Geçenlerde TÜRSAB’ın genel merkezindeydim, Aayasofyayı ziyaret eden turist sayısı %50 azalmış, gecen senenin aynı ayına göre, Kültür AŞ tarafından işletilen Yerebatan Sarayını ziyaret eden turist sayısındaki düşüş Kasım ayı itibarı ile %35, Aralık ayı itibarı ile % 50… Ülkemize gelen yabancı ziyaretçilerin dağılımına baktığımızda Rusya haricinde en büyük düşüş Japonya %37.2, Fransa %18.5, İtalya % 26 gibi kişi başı milli geliri yüksek olan ülkelerden geldiğini dikkatinize sunarım.
Sayın Belediye Başkanımız Kadir Topbaş geçen bütçe konuşmasında kısaca turizme de değindi, “bu kentte, turizmde ciddi mesafeler alındı ama bu kentin değerlerine baktığımız zaman yeterli değil” demişti ve İstanbul’a gelen 12 milyon turist sayısının 20 milyon düzeyinde olması gerektiğini söylemişti. Doğrudur, peki nasıl geleceğiz 20 milyon turist seviyesine? Şimdi soruyorum, Kenti tanıtmak için bir fikriniz, bir projeniz var mı? Bir yol haritanız var mı? Turizm ülkesi Türkiye, terör ile anılan ve buna dayandırılan yaptırımlara maruz bırakılan bu halden ivedilikle çıkmalıdır.
İzlenen bu politika turizm sektörüne de ülkenin gerçeğine de aykırıdır. Acı gerçekler görülmeli, Türkiyeyi bu bataklığa sürükleyen politikalardan vazgeçilmelidir. Çok sıkı tanıtım, halkla ilişkiler ve yeniden imaj propagandası ve terör ile anılan ülke/şehir statüsünden acilen çıkılması lazım. Geçen sene 24 milyon TL bütçe ile İstanbul’u tanıtmak için 10 günlük Güney Kore gezisi yaptınız, acaba attığınız taş ürküttüğünüz kurbağa’ya deydi mi? Bakın size bir öneri; Güney Kore için harcadığınız paranın ¼ den daha azına Turizm bakanlığının, TÜRSAB’ın, otelcilerin katıldığı dünyanın en büyük turizm fuarlarında İstanbulun tanıtımını yapalım. O ülkelerin en büyük en itibarlı gazetelerinde 18-20 sayfalık İstanbul turizm eki olarak insirtler koyalım, hem ucuz hem etkili bir tanıtım olur. Değerli arkadaşlar, birde şu soruyu sormamız lazım kendimize. Batılı turist acaba bu kentte aradığını bulabiliyor mu? Bakın, en azından Sultanahmet gibi bir turistik bölgemizde içki yasak, neden yasak arkadaşlar, bırakın turist birasını şarabını içsin, biz öğle yemeğinde su içiyoruz adam şarap içiyor, anlayış farklı, kültür farklı, din farklı, İsa’ya inananlar kilisede dudaklarını şarapla yıkıyorlar. Biz demiyoruz ki devlet bira reklamı, rakı reklamı yapsın ama yerel yönetimler eliyle de bu bölgelerde içki konusunda baskı yapılmasını da doğru bulmuyoruz.
Sultanahmet meydanına çivi çakılamaz ama Ramazan ayında para kazanmak için tarihin göbeğine belediye eliyle dükkan barakalar inşaa ediyorsunuz, elektrik verip su bağlıyorsunuz. İftar zamanı insanlara yollarda, yerlerde yemek yediriyorsunuz, ayağınızla bastığınız yerlerde insanlar yemek yiyor, yerlerde karpuz kabukları, ayran kapları, ne hijyen var, ne sağlık var. Turistler tarafından çekilen fotoğraflar da dünya medyasında yayınlanıyor, İstanbul’un ve Ülkenin imajını bozuyorsunuz. Bırakın artık Sultanahmet meydanında yaptıklarınızı, hipodromun kenarına paralı tuvalet yaptınız işletiyorsunuz, tarihi yarımadadaki en değerli yerimizi kültür mirasımızı mahvediyorsunuz.
Bir sorumda Sayın Belediye Başkanımıza olacak; Gecen ay yapılan bu kente 12 milyon turist getiren, ağırlayan, eğlendiren, kültürümüzü tanıtan kent ekonomisine en az 8 milyar dolar döviz sokan seyahat acentalarının kongresine bu kentin sahibi olarak neden katılmadınız? Çok merak ediyoruz.
Bir turizimci olarak da bir önerim olacak; İBB’nin istanbuluseyret.com diye bir sitesi var, istanbulun hemen her yerinden canlı yayın yapan kameralar var. Sorun şu ki, bu siteyi turistler bilmez ve izlemez, eskiden bu sistemden görüntü paylaşımına izin veriliyordu, otelci acentacı kendi sitelerine bu görüntüleri koyabiliyordu, şimdi böyle imkanları yok. Eğer tekrar bu görüntülerin paylaşımına izin verilirse turistlerde bu siteleri incelerken istanbulun canlı görüntülerini görüp güvenlik konusundaki endişeleri en kolay şekilde bertaraf edilebilir diye düşünüyorum.
Son söz olarak da şunu söylemek isterim; İstanbulun turizm kenti olduğunu söylüyorsunuz ama daha bu kente gelen turisti taşımanın kuralını maalesef koyamamışsınız, hala UKOME’lerde bu konuyu çözüme kavuşturamadınız. Şuanda istanbulda resmen korsan turist taşımacılığı yapılıyor. Bana bu sorunları anlatma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ediyorum Sayın Başkan, herkese saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar