Hüsnü Mahalli: Sultanahmet bombacısı radikal dinci bir ailenin mensubu

Gazeteci Hüsnü Mahalli, Sultanahmet bombacısı Nabil Fadli’yle aynı aşiretten olduklarını, bombacının amcasını tanıdığını belirterek, “Bu aileyi 30 yıldır tanırım, o zamandan beri radikal dinci, intihar eylemcisi olmaya müsait kişilerdi” dedi.

Sultanahmet bombacısı Suriyeli Nabil Fadli’nin akrabası olduğunu dün akşam Halk TV’deki programında açıklayan gazeteci Hüsnü Mahalli, bombacının ailesini 30 yıldır tanıdığını, tanıdığı günden beri intihar eylemi yapmaya müsait, radikal dinci bir aile olduklarını söyledi.

“BOMBACININ AİLESİ RADİKAL DİNCİ BİR AİLEYDİ”

Konuya ilişkin soL’un sorusunu yanıtlayan gazeteci Hüsnü Mahalli, “Yeni Şafak yakın akrabam olduğunu yazmış. Uzak akrabadır. Aynı aşiretten olduğumuzu ben dün akşam Halk TV’deki programımda söyledim zaten. Bombacı Nabil Fadlı’nın amcasını tanırım. Babasını tanımam. Çünkü bunlar 1970’li yıllarda Suudi Arabistan’a gittiler. O zamanlardan beri radikal dinci, intihar eylemcisi olmaya müsait kişilerdi. Bunları televizyon ekranında kendim anlattım. Biz büyük bir aşiretiz. Babam da aşiret reisi. Bunları ben, orada yaşanan gerçeği anlatmak için ekranda söyledim. Bu aile, ta 30 yıl önceden acayip radikal dinci bir eğilim içinde olan bir aile. Aşirette çeşitli dallar olur. Nabil Fadlı’nın ailesi de o dallardan biridir. Biz de Cerablus kasabasında bir aşirettik” dedi.

“ÇIKIŞ NEDENLERİ ALEVİLERİ KESMEK”

Sultanahmet patlaması başta olmak üzere IŞİD’in saldırılarıyla ilgili tespitlerini de aktaran Hüsnü Mahalli şunları söyledi:

“Biz Kaide’yi 30 yıl konuştuk. Kaide’nin misyonu bitti. Usame bin Ladin’in Mayıs 2011’de Arap Baharı’yla misyonunu bitirdiler. Yeni bir şeyler gerekiyordu, yeni moda gerekiyordu. Yeni söylemler gerekiyordu. Kaide bir tarafa çekildi, Taliban bir tarafa çekildi. Onun yerine Nusra, IŞİD gibi garip garip yapıların çıkması gerekiyordu. Çıkardılar. Biz bundan sonra, dün Obama’nın dediği gibi, kuşaklar boyu bu işlerle uğraşacağız. Bunu biz yıllar önce söylüyorduk zaten. 2012’de yazdım. IŞİD bile yoktu o zaman. Ortadoğu’da kanlı dönem başlıyor dedik. Süreç belliydi yani. Kan gövdeyi götürsün, mezhep savaşı büyüsün istiyorlar. Bunların çıkış nedeni, ilk günden itibaren Alevileri kesmekti. Başbakan bile o zaman ‘Kemal Alevidir, Esad Alevidir’ diyordu ya… Hep mezhep savaşı yaptılar, binlerce fetva çıkardılar. Bunların tek varlık nedenleri Şiileri ve Alevileri öldürüp geçmek. Sonradan başka misyonlar üstlendiler, terör örgütleri böyledir… Büyüyünce kontrol dışına çıkarlar. 100 kişiyken kontrol edebilirsin ama şimdi IŞİD’in 50-60 bin adamı var. Kontrol edemezsin. Başka istihbarat örgütleri devreye giriyor.”

“ALEVİLER ÖLÜNCE ÜSKÜDAR’DA HELVA DAĞITANLAR VARDI”

IŞİD, Nusra, ÖSO gibi örgütlerin ölüm makinesi gibi çalıştığını ifade eden Mahalli, “Ruh hastası katillerin örgütü Nusra, Suriye kasabası Madaya’yı ele geçirip insanları rehin alıyor ama satılık medyaya bakarsak, Suriye ordusu suçlu… Madaya’yla bu kadar ilgilenen medya, Nusra’nın kuşatması altındaki, Türkiye sınırına yakın olan, şii ve alevilerin yaşadığı Nübbol, El Zehra, Kafreya kasabalarından hiç söz etmiyor! Bu kasabalar birkaç yıl önce kuşatıldığında öldürülen onlarca Alevi ve Şii’den söz eden yok. Bu insanlar hunharca öldürüldüğünde Fatih ve Üsküdar’da helva dağıtanlar vardı” dedi.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar