Demirtaş’tan son sözler! yarın yapılacak kongrede aday mı?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, yarın yapılacak kongre öncesinde, partisine ve kendisine saldırılar nedeniyle yeniden aday olacağını söyledi.

HDP 2. Olağan Kongresi yarın Ankara’da Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda yapılacak.

2015’in Eylül ayında yapılması gereken olağan kongre, genel seçim nedeniyle ertelenmişti.

Kongrede Eşbaşkanlık seçimlerinin yanısıra parti meclisi seçimi ve tüzük değişikliği gerçekleşecek. HDP, kongrenin ardından yeniden yapılandırılacak.

Rûdaw’ın edindiği bilgiye göre, Demirtaş, kongre öncesinde Türk basınından bazı gazetecilere konuşarak şu önemli mesajları verdi:

Siyasal zemin vurgusu

“HDP, 7 Haziran sonrasında siyaset dışı bırakılmak istendi. Hem başlayan çatışmalar, hem HDP’ye dönük saldırılar, hem de savaşın yarattığı duygusal kırılmalar oldu. Biz bu kongreyle HDP’nin siyaset dışına çıkmadığı, siyaset dışına itilemeyeceği ve siyasette önemli bir aktör olarak var olduğunu göstermek istiyoruz. Siyasetin bittiği yerde silah vardır, savaş vardır. Siyaset şiddete alternatif bir umut yaratır. Bu da ancak HDP’yle olur.

Yeniden aday olacak mı?

“Bu dönem il eş başkanlarına, MYK’ye, PM’ye ve Meclis grubumuza bırakacağımı söyledim. Üç dönemimi bitti ve bu dönem aday olmayı düşünmediğimi ifade ettim. Fakat bu konuda tek bir destekçi bulamadım. Bütün yapılarımız, bütün arkadaşlarımız devam etmem gerektiği konusunda ısrarcı oldular.

Bir de çok zor bir dönem yaşanıyor. Bu zor dönemde partiyi yeni bir tartışmanın içine sürüklemek istemem. Hakkımda bu kadar spekülasyon ve saldırı var. AKP, psikolojik savaş mekanizmasını benim üzerimden yürütüyor. Bunlar göreve devam etmem konusunda bir vesile oldu. Bu kadar zorlu bir dönem olmasaydı görev değişikliği kesin yapacaktık.”

Baskın ara seçim ihtimali

“Muhtemelen yeni anayasa ve başkanlık tartışmalarının gidişatına bakacaklar. Eğer mevcut tabloda Anayasayı, Parlamento’dan geçirme şansları varsa geçirecekler. Eğer bu şansı yakalayamıyorlarsa baskın ve ani bir seçimle 330’un üzerinde milletvekili elde etmenin koşularını zorlayacaklardır diye düşünüyorum. Fakat Türkiye ve bölge koşulları ne kadar buna izin verir, ne değişir bilmiyorum. Fakat seçimi zayıf bir ihtimal olarak görmüyorum.”

Kongreyle birlikte yeni HDP

“HDP çok yeni bir parti ve kendini hiç örgütleyemedi. Son 2,5 yıldır hep seçimlerle uğraştık. Artık partiyi Türkiye genelinde örgütleyeceğiz. HDP Türkiyeli bir parti. Türkiye’nin demokrasi lokomotifi bir parti olma iddiasından vazgeçmiş değil. Kürtler Türkiye’nin bir parçasıdır. HDP de Türkiye’nin bir parçası ve gerçeğidir. ‘Vatan hainliği’, ‘bölücülük’, ‘teröristlik’ iddialarını kabul etmeyiz. Bize bu ithamlarda bulunanları mahcup edecek bir gelecek vizyonu ve politikası ortaya koyduk.

Kongreden sonra Karadeniz’den Trakya’ya kadar her yerde, örgütlenme çalışmalarımızı hızlandıracağız. Yeni kadrolarla, yeni örgüt ve teşkilat yapılarıyla Türkiye’nin batısına kendimizi anlatmamız lazım. Bu karamsar havayı başka türlü dağıtamayız.”

HDP’nin CHP’ye bakışı

“Ana muhalefet partisi bütün bu olup bitenlere bir çözüm önerisi getirmiyor. CHP’nin hendeklerin ve barikatların kapanması için ne söylediğini bilmiyoruz. Zaman zaman Hükümetin askeri politikasını eleştiriyorlar, zaman zaman destekliyorlar. Rüzgara göre değişen bir CHP politikası var. Kürtler’den yeterince oy almıyor diye bütün bu olup bitenlere karşı duyarsız kalmamalı.

Sorunların siyasetle çözülmesi konusunda Kemal Bey’in bir duruşu var. Bunu bir projeye, bir kurumsal siyasete dönüştürme konusunda yetersizlik görüyorum. Kemal Bey’in iyi niyetiyle bu işler çözülmez. İyi niyetinden şüphe etmiyorum. Savaş yanlısı değil, çatışmanın olmasını istemiyor. Bu konuda MHP’den ayrışıyor.”

AK Parti ile gizli pazarlık iddiası

“Bunu Kemal Bey’in (Kılıçdaroğlu) kulağına kim fısıldıyor bilmiyorum ama ‘el insaf’ diyorum. Kemal Bey’in bu konuda art niyetli olduğunu ifade etmiyorum, fakat kulağına kim fısıldıyorsa onu yanıltıyor. AKP’yle en çok koalisyon ve anayasa görüşmesi yapan kendisidir.

Fakat kendisinin buna hakkı varken, HDP hiçbir şekilde AKP’yle görüşmemeli mi? Bunu mu demek istiyor? Bizim gizli, saklı hiçbir görüşmemiz yok. Zaten “Başkan yaptırmayacağız” dediğimiz için bunlar başımıza geldi. Kemal Bey unutuyor bunları. Bedel ödüyoruz, ağır bir fatura ödüyoruz 7 Haziran’dan bu yana. Bunun tek nedeni onu başkan yaptırmamış olmaktır.

Eğer AKP’yle aramızda bir anlaşma olsaydı; başkanlık konusunda kirli bir pazarlık yapsaydık, kusura bakmasın Kemal Bey ama şu anda biz hükümet ortağıydık ve kendisi muhalefetten bizi izliyor olurdu. Başımıza gelenlere bir baksa keşke, kendileri de bundan önemli ölçüde etkilendiler. Ankara katliamı bunun bir örneğidir. Bence olup bitenlere bakıp biraz daha vicdanlı konuşmakta fayda var.”

Üslup özeleştirisi

“Siyasette; gerilim, tartışma, tansiyonun yükselmesi anormal şeyler değil. Ama bunun üsluba yansıması ve mevzuların kişiselleştirilerek hakarete varan ithamlarda bulunulması doğru değil.

Zaman zaman bizler de siyasetten gerilimli ve sıkıntılı olduğumuz dönemlerde üslupta ayarı kaçırabiliyoruz. Ben kendimden başlayarak bunu söyleyebilirim. Ülkenin Cumhurbaşkanı’nın hayli dikkat etmesi lazım. Objektif, tarafsız, herkesin Cumhurbaşkanı olması gereken bir devlet adamının siyasi üslubu nezaket sınırları dışına çıkarması başka bir gerilime ve kamplaşmaya yol açar.

Ben Cumhurbaşkanı başta olmak üzere herkese kendimden başlayarak çağrı yapmak istiyorum: Kişiselleştirmeyelim; hakaret ve aşağılayıcı bir üslup kullanmayalım.”

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar