Böke: Vasatlığa saplandık, yeni ekonomik anlayış şart

CHP içindeki yeni yapılanmayla ekonomi politikalarından sorumlu genel başkan yardımcılığı ve sözcülük görevlerini üstlenen Selin Sayek Böke, Türkiye’nin ‘vasatlıktan’ çıkması için yeni bir ekonomik anlayışa ihtiyacı olduğunu belirtti.

Cumhuriyet’ten Selin Ongun’a konuşan Böke, ‘kurultayın yıldızı’ gibi yakıştırmalara can atmadığını, ancak parti tabanından gelen destek nedeniyle heyecanlı olduğunu söylerken, parti sözcülüğü görevine hazır olduğunu belirtti.

“Türkiye vasatlığa mahkum edildi. AKP’nin Türkiye’ye verdiği en büyük zararlardan biri vasatlık. Siyaset bu vasatlığın kaynağı haline geldi. CHP, ‘Bu vasatlığın olmadığı bir Türkiye mümkün’ dedirtiyor. Ben de ‘O vasatlık yerine farklı bir siyaset mümkün’ diyen geleceğin siyasetini temsil ediyorum” diyen Böke, kısa bir süre sonra CHP’nin genel başkanı olacağı yönündeki teorileri ciddiye almadığını ifade etti.

‘Yüzde 1500 sosyal demokrat’

CHP’de önerdiği ekonomik modeli ‘yüzde 1500 sosyal demokrat’ olarak tanımlayan Böke, “Benim hedefim de piyasanın iyi işlediği ama gelir adaletsizliğinin engellendiği, bunun için de devletin aktif rol oynadığı bir ekonomik düzen. Piyasanın çalıştığı ama güvenceli çalışmanın, yoksulluğun yok edilmesinin ve insani kalkınmanın piyasanın bir adım önünde olması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

Türkiye’nin ‘vasatlığa’ saplandığını ve bunun en somut halinin ekonomide olduğunu kaydeden Böke, “Şu üç başlıkta vasatlığa saplandık. Orta gelir tuzağı, orta teknoloji tuzağı ve insani kalkınmışlık hadisesi. Bu vasatlıktan çıkmak için yeni bir ekonomik anlayışa ihtiyacımız var. Asgari ücretli 8 milyon kişi açlık sınırının altında yaşıyor. Mutfakta yangın var. 189 dünya ülkesi arasında en yüksek enflasyona sahip 25’inci ülkeyiz. Gelirimiz artmıyor ama o gelirle almak zorunda olduğumuz gıda fiyatı hızla artıyor” dedi.

Söyleşiden satırbaşları şöyle:

Akademisyenlerin bildirisi

Bildirinin içeriğine katılmıyorum. Ama o bildiriye imza atan tüm meslektaşlarımın yanındayım. Onlar fikirleri için oraya imza attılar. Ben de farklı bir bildiriye imza atarsam, onların da benim yanımda durmalarını beklerim. Fakat ne acı ki birbirimizin gözünün içine bakmaktan bile korkutulmuş bir Türkiye’de yaşıyoruz.

Beyaz Show’da yaşananlar

Ayşe Çelik’in özür dilemek zorunda hissetmesinden çok üzüntü duyuyorum. Üzüntünüzü paylaşıyorsunuz. Ve üzüntünüzü paylaştığınız için özür dilemek zorunda bırakılıyorsunuz. Buradan Türkiye hiçbir yere gidemez. Bırakın fikir özgürlüğünü şu anda duygu özgürlüğü yok Türkiye’de. İki çocuk annesi olarak bunu kalbimde sızı olarak hissediyorum. Orada okullarda bomba patlamasından rahatsızım. ‘Çocuklar ölmesin’ diyen bir kadının sözleri üzerine üzüntü duyduğunu söyleyen kişinin bundan özür dilemesinden de rahatsızım.

CHP heyetinin Sur izlenimleri

Engelli çocuğuna ilaç almak için barikatları aşması gereken bir anneyle de, ‘Ne değişti de bunlar oldu’ diyen babalarla da kucaklaştık. Sur’dan göç eden, bir odada 27 kişi kalan, çocukları ve kendileri için gelecek endişesi yaşayan insanları dinledik. Ertesi gün İzmir’e gittik ve bir şehit cenazesindeydik. Bütün resmi görmeden bu mesele konuşulamaz. Bu sorunun derhal siyasi bir çözüm mekanizmasına ihtiyacı var.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar