Başkan Öz, Türk Amerikan Üniversiteliler Derneği’ne konuk oldu

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, eşi Feray Öz ile birlikte Türk Amerikan Üniversiteliler Derneği’ne konuk oldu. Başkan Altınok Öz Kartal’da hayata geçen projeleri ve Kartal’ın geldiği son noktayı anlattı.

“Türkiye’nin en büyük sülün voliyerini yaptım”

Konuşmasına doğru teşhis ve tedavinin hayat kurtardığı gerçeğinin sadece tıp bilimi ile sınırlı olmadığını, hayatın birçok alanında uygulanması gerektiğini söyleyerek başlayan Başkan Altınok Öz, aynı anlayış çerçevesinde Türkiye’nin en büyük sülün kümesini yani voliyerini yaparak ağaçlara zarar veren bir böcek türünü yok etmeyi amaçladıklarını söyledi. Başkan Altınok Öz: “Bitkiyle insan arasında müthiş bir uyum var. Yani yaradılışlarının şifresi aynı. Her iki canlıda da tepkilere verilen cevaplar aşağı yukarı aynı. Ağaçlarda budama yaparsanız meyveye yatar. İyi budama yaptığınızda ağaç kendini ölüyorum zanneder meyveye yatar. Capnodis diye bir ağaç kurdu çıktı. Başı boğumlu, iki kancası olan ve tırtıla benzeyen kök kurdu. Kökteki kılcal gelişmeyi engelleyip kılcal damarları yiyor. Bu kurtların fotoğraflarını çekerek üniversitelerin ilgili bölümlerine gönderdim. Üniversitelerden şöyle bir bilgi geldi. ‘15 günde bir bin 300 dönüm araziyi ilaçlayacaksın’ denildi. Hekim olarak söylüyorum. Uzun süre antibiyotik kullanımında iyi huylu mikroplar da öldürdüğü için normalde olmayan mikroplar ortaya çıkar ve kanlı ishal olur. İşte o zaman hastayı kurtarmak kolay olmuyor. Aynı şeyi Amerika’daki danışmana sorduk ne yapalım diye ’cevizi sula, buda, besle’ dedi. Böceği yok etmek için de sülün yetiştirdik. Voliyer yani sülün kümesi yaptık. Türkiye’nin en büyük kümesini yaptık. İçine de 100 tane sülün yavrusu koyduk. Kuluçka makinesi alıp sülün yetiştirip böcek ve kurtları yesin diye doğaya saldık. 200 bin civarında sülün yetiştirip doğaya saldık.“ dedi.

“İnsanımsılıktan kurtulmak lazım”

Ergun Zoga’nın ‘İnsanımsılıktan Kurtuluş’ adlı kitabın okunulması gerektiğini vurgulan Başkan Altınok Öz sözlerine şöyle devam etti: “Ergun Zoga’nın ‘İnsanımsılıktan Kurtuluş ‘ adlı bir kitabı var. Bir insan 90 dereceyi net görür. Yandaki 45 dereceleri flu görür. Ama arkamızı göremeyiz. Eğer arkamızı yani 360 dereceyi görebiliyorsak, arkamızdakini algılayabiliyor ve anlayabiliyorsak, o kişinin de bir fikri olduğunu kabul edebiliyorsak o zaman insan olabilme özelliğimiz ortaya çıkar. Belçika’da patlama oldu. İstanbul, Ankara ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde patlamalar oldu. Siyasetin ötesinde insanlar insanımsılıktan kurtulsa birçok sorun çözülecektir. “ diye konuştu.

“Lale Soğanlık’tan çıkmıştır”

Bugün gerçekleştirilen Lale Festivali’ne de değinerek lalenin Soğanlık’tan Avrupa’ya gittiğini belirten Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, konuşmasına şöyle devam etti: “1676 yılında Çalık Ahmet Paşa Kartal’da Soğanlık yerleşim yerini kuruyor. O sıralarda Haseki Sultan bir hastalık nedeniyle Soğanlık’a geliyor. Tedavisi yapılırken orada hamam, çeşme, cami ve kendine ev yaptırıyor. Burada saraya götürdüğü laleler, Lale Devri’nin başlamasına neden oluyor. Hollandalı profesör laleyi Hollanda’ya götürüyor ve o lale dünyaya Hollanda lalesi olarak tanıtılıyor. Aslında o lale İstanbul’da ve İstanbul’da da Soğanlık semtinde çıkmıştır. İşte soğan ismi soğan sarımsaktan değil lale soğanından gelmektedir. Lale bizim kültürümüzdür. ”

“Kartal’ın değerlerini Kartallılara tanıttık”

Kartal’da Nazım Hikmet’in, şiirlerinde ‘Kartallı Kazım’ olarak sembolleştirdiği, Kuva-yi Milliye kahramanı İbrahim Göleber’in ve Neyzen Tevfik ‘in heykellerinin yapıldığını söyleyen Başkan Altınok Öz, “Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu Yakası’ndaki Kuva-yi Milliye örgütlenmesinde, Yahya Kaptan’a bağlı olarak görev yapan ve Şair Nazım Hikmet’in ‘Kuva-yi Milliyeci Kartallı Kazım’ olarak adlandırdığı İbrahim Göleber’in heykelini yaptık. Çocuklarını bulduk. Ulusal bayramlarımızda Kartallı Kazım Meydanı, yürüyüşlerimizin başlangıç noktası oldu. Neyzen Tevfik’in heykelini de Kartal’a kazandırdık. Kartal’ın değerlerini bulup Kartallılara tanıtıyoruz, sahip çıkıyoruz.” dedi.

“Eşekli kütüphaneciyi anlattı”

Ünlü edebiyatçı Fakir Bayburt’un adına kitap yazdığı Eşekli Kütüphaneci adıyla bilinen Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün yaşamından kesitler anlatan Başkan Altınok Öz, “ Mustafa Güzelgöz’ün tayini, kütüphaneci olarak Ürgüp Tahsin Ağa Kütüphanesi’ne çıkar. Kütüphane de heyecanla okurları bekler. Bir gün olur, beş gün olur, gelen giden yok. Özellikle çocuk kitaplarına gereksinim bulunan kütüphanedeki kitap sayısını artırmak için Ürgüp dışında çalışmakta olan hemşerilerin adresini toplayabildiklerine el yazısı ile tek tek mektup yazarak kitap göndermeleri isteğinde bulunur. Bir ay sonra mektuba cevap olarak paketlerle kitaplar gönderilmeye başlanır. Bazı Ürgüplüler, gazete ve dergilere abone olmuşlardır. Etraftakilerle konuşur, herkese anlatır. 23 yaşındaki genç memur, “Ne yapayım, ne yapayım?” diye düşünür durur. Sonunda aklına bir fikir gelir. Zorlukla bir eşek alır, iki tane de sandık yaptırır. İki sandığa, kalınlığına göre 180-200 kitap sığar. Sandıkların üstüne “Kitap İare Sandığı” yazar. Kitapları eşeğe yükler ve köy köy gezmeye başlar. Köylerdeki çocuklar Eşekli Kütüphaneci’yi her seferinde sevinç içinde alkışlarla karşılarlar. Mustafa Güzelgöz, bu işi daha da ileri götürür kitap dağıtımını 5 merkep ve 2 katır ile yapmaya, ulaşılması çok zor ve engebeli yolları geçerek Ürgüp civarı ile Kayseri’nin Yeşilhisar ve İncesu ilçelerine bağlı köylere ulaşmaya başlar. Zamanla Mustafa Güzelgöz’ün ünü etrafa iyice yayılır. İnsanlar kütüphaneye de gelmeye başlar. Mustafa Güzelgöz, bakar ki kütüphaneye kadınlar hiç gelmiyor. Ardından daha çok kadının gelmesini sağlamak amacıyla Zenith ve Singer fabrikasına mektup yazar. Zenith dokuz tane, Singer bir tane dikiş makinesi yollar. Makine kullanmayı bilen kadınların yardımıyla dikiş kursları açılır. Salı günlerini kadınlar günü yapar. Kumaşı alan kadın kütüphaneye koşar. Dikiş makinesi yetmediği için sıralar oluşur. Sırada bekleyen kadınların eline beklerken okusunlar diye birer kitap verir. İşte o gün bugün Mustafa Güzelgöz, Eşekli Kütüphaneci olarak adlandırılır. Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz’ün heykelini Kartal’a dikeceğiz ” dedi.

“Arkeolojik kazı yapan ilk belediyeyiz”

Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, arkeoloji kazı yapan tek belediyenin Kartal Belediyesi olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “Kartal Belediyesi olarak arkeoloji kazı yapıyoruz. Türkiye’de arkeoloji kazı yapan tek ilçe belediye Kartal Belediyesi’dir. Yapılan kazılarda geç Roma-erken Bizans dönemine ait hamam kalıntıları bulundu. Tarihi gün yüzüne çıkarmak için arkeolojik kazı çalışmalarımız devam etmektedir.”

“Saatlik bakım uygulaması başlattık”

Çocuk Gelişim Merkezi’nde örnek bir uygulama başlattıklarını açıklayan Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, ev kadınlarının sosyalleşmesi adına bir dizi proje geliştirdiklerini de belirterek şöyle konuştu: “ Kadınlarımızın çarşı, pazar ya da etkinliklere katılabilmesi adına Kartal Belediyesi olarak çalışmalarımız devam ediyor. Bu kapsamda Çocuk Gelişim Merkezlerimize saatlik bakım uygulamasını getirdik. Bu uygulamayla anneler, çocuğunu emanet edecek bir yere ihtiyaç duyduğunda Çocuk Gelişim Merkezlerimizden yardım alabilecek. Böylelikle anneler, çocuklarını birkaç saatliğine de olsa belediyemizin Çocuk Gelişim Merkezlerine emanet edip giderek işlerini hallettikten sonra gelip alabilecek. Kadınlar yaşamın içinde daha çok olsun istiyoruz. Çocuğum var diye eve bağlanıp kalması yerine o çocuğa en uygun koşullarda sınırlı süreyle biz bakalım, işini tamamlayınca gelsin çocuğunu alıp evine gitsin diyoruz. Saatlik bakım uygulamasını da bu amaçla hayata geçirdik.”

“Muhtarlarla bir araya geliyoruz”

Muhtarlarla her ay toplantı gerçekleştirdiklerini söyleyen Başkan Altınok Öz: “Her ayın ilk Cumartesi günleri muhtarlarla bir araya geliyoruz. 40 yıl muhtarlık yapan Kemal Tatlı muhtarımız muhtarlığı bıraktı. Muhtarlığı bırakmasından bir yıl sonra da hayatını kaybetti. Allah rahmet eylesin. 2014 seçimlerinde çok çalıştı. Ben onları tanıdım, onlar beni tanıdı. Hatta muhtarların içinden bir tanesi seçimlerde benim rakibim oldu. Buna rağmen hoşgörüyle, insanca yaklaştık birbirimize. Birlikte çalışmaya başladık.” dedi.

“Kira yardımının mimarı Kartal Belediyesi’dir”

‘Deprem Dönüşüm ve Yerinde Dönüşüm’ kapsamında kira yardımının Belediye Meclisi’nden çıkardığını, 6306 sayılı yasanın mimarının da Kartal Belediyesi olduğunu ifade eden Başkan Altınok Öz, “2012 yılında kira yardımı çıkardık. 6306 sayılı yasa çıkmadan önce Belediye Meclisi’nden, evini deprem nedeniyle terk edecek ve evi yıkılacak ailelere 500 TL kira yardımını çıkardık. Sayıştay bunu kabul etmedi. Biz tekrar çıkardık. Van Erciş’te deprem meydana gelince hükümet bununla ilgili bir çalışma yaptı ve 6306 sayılı yasada hem kira yardımı çıktı, hem de -Vergi ve harçlar alınmayacaktır- denildi. Bu işlerin mimarı biz olduk.” diye konuştu.

“SED Raporunu çıkardık”

Kartal Belediyesi olarak Sosyal Etki Değerlendirme (SED) raporu hazırlattıklarını hatırlatan Başkan Altınok Öz, “TAK Kartal’ın tasarım atölyelerini kurduk. Bütün bunların ötesinde, halk dönüşümden nasıl etkilenecek, yerel yönetim olarak bizim görevlerimiz nedir diye önce kendimize sorduk. Karşılığında ‘Sosyal Etki Değerlendirme Raporu’ hazırlandı. SED Raporu da bu değişimde halkın bizden neler istediği, neler beklediği sorularına cevap veriyor.” diye konuştu.

“Eylem planları hazırlandı”

TAK Kartal tarafından mahallelere yönelik eylem planları çıkarıldığını vurgulayan Başkan Altınok Öz, “Mahalle eylem planları hazırlanıyor. Mahallelerin eksikleri nelerdir, mahallelere nasıl bir çalışma yapılmalı konularında mahalle eylem planı bizlere ölçü verecektir. Her mahalleye eylem planı hazırlanacak. TAK Kartal; Kartal Belediyesi’nin araştırma geliştirmesidir yani Ar-Ge’sidir.” dedi.

“Kartal’ın parklarını ve yeşil alanlarını artırdık”

2009 yılından önce Kartal’da park sayısının ve yeşil alanların yetersiz olduğunu, göreve geldikleri 2009 yılından sonra park ve yeşil alanları önemli ölçüde artırdıklarını söyleyen Başkan Altınok Öz, “Parklara güneş enerjili ışıklar yaptık. Kartal’da park alanlarımızı artırdık. Parklarımızda otomatik sulama ve güneş enerjisiyle aydınlatma projelerini hayata geçirdik. “ dedi.

Konuşmasının sonunda taşların arasında gelişen yeşil otların pek de masum olmadığını, tarihe ve kaldırım taşlarına zarar verdiğini dile getiren Başkan Altınok Öz: “Norveç’te 2008’de fiyortları gezerken Bergen’de parktayız. Taşların arasında çıkan yeşillikler, genç biri tarafından pürmüzle yakılıyordu. Ben o Norveç’li kıza neden o yeşillikleri yaktığını sordum. Kız bana ‘eğer taşların arasında çıkan otları yakmasam taşları yerlerinden oynar ve yerel yönetim olarak tekrar yeniden yapmak zorunda kalırız’ dedi. Bergen’deki o kız bizi kendimize getirdi. İstanbul’da yedi kule surlarının olduğu yerde Samatya Sigorta Hastanesi vardır. Orada ihtisas yaparken yıllarca o surların üzerinde oluşan ağaçlara yeşillik diye baktık. O ağaç ve yeşillikleri tarihi yok eden katil olarak görmeye başladım. Onun için surlardaki bütün yeşillikler ortadan kalkmalı. Çünkü insanlık tarihi yok oluyor.” dedi.

Konuşmanın ardından merhum gazeteci-yazar Nedret Selçuker’in eşi Selma Selçuker, Başkan Altınok Öz’e deneyimlerini kendileri ile paylaştığı için teşekkür ederek kendisine plaket ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün portrelerinden oluşan bir set hediye etti.

BAŞKAN ALTINOK ÖZ TÜRK AMERİKAN ÜNİVERSİTELİLER DERNEĞİ’NDE KARTAL’I ANLATTI (1)

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar