İstanbul Barosu Başkanlığı, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’a istifa çağrısında bulundu

İstanbul Barosu Başkanlığı, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın “Laiklik yeni anayasada olmamalı” sözlerine ilişkin, “Eski Başkan bilmelidir ki TBMM Başkanlığı, MTTB yöneticiliğinden ve “cemaat” önderliğinden çok farklıdır. Meclis ‘eski’ başkanına, ettiği yemini hatırlatmayı artık gereksiz ve anlamsız görmekteyiz. Kendisi şeklen de derhal istifa etmelidir” açıklamasında bulundu.

İstanbul Barosu Başkanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “Laikliğin getirmeyi düşündükleri ‘yeni’ ve ‘dindar’ Anayasa’da olmaması gerektiği yönünde ‘fetva’ veren TBMM ‘eski’ başkanının, temsil ettiği makamın ayırdına varamadığı ve işgal etmekte olduğu Atatürk’ün koltuğunun ağırlığını kaldıramadığı görülmektedir. Eski başkan bilmelidir ki TBMM başkanlığı, MTTB yöneticiliğinden ve ‘cemaat’ önderliğinden çok farklıdır. Eski Meclis başkanı bu sözleriyle malumu ilan etmiş, Darbe Anayasası ile hesaplaşma ve daha demokratik bir Türkiye yalanlarının arka planını ortaya koymuştur. Talep edilen yeni Anayasanın Cumhuriyetle, laik, demokratik hukuk devletiyle, Atatürk Türkiye’siyle bir hesaplaşma ve ülkeyi bölüp parçalama projesi olduğunu da açık bir biçimde ilan etmiş, takke düşmüş kel görünmüştür” denildi.

“Meclis eski başkanına, ettiği yemini hatırlatmayı artık gereksiz ve anlamsız görmekteyiz. Kendisi şeklen de derhal istifa etmelidir” denilen açıklamada şunlar kaydedildi:

“Anayasalar arasında dindar olan ya da olmayan şeklinde bir ayrım bulunmamaktadır. Bir anayasada önemli olan, çağdaş bir devlet yapılanmasını ifade edecek şekilde insan haklarına dayalı hukuk devleti kurallarını içerip içermediğidir. Dindarlık insanlara özgüdür. Hukuk devletinin temellerinden birisi olan laiklik, din ve vicdan özgürlüğünün teminatı olduğu gibi, dinin, dince kutsal olan varlık ve kavramların ticarete ve siyasete alet edilmesini de önlemektedir. Bu anlamda din tüccarları ve simsarlarının laikliğe düşman olması doğaldır. Eski Meclis Başkanı bilmelidir ki asıl kendilerini dinden ‘arındıran’lar, onu istismar edip siyasi çıkarları için kullananlardır. Laikliğe olan düşmanlıklarının bir nedeni de laikliğin, dinin istismarına engel olmasıdır. Bu zihniyet, millete, milli değerlere, millet egemenliğine de düşmandır.”

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar