Kartallı Ve Maltepeli Sağlıkçılar Panelde Buluştu

Kartal-Maltepe Aydınlar Ocağı tarafından düzenlenen “Sağlıkta Dönüşüm ve Kamu Hastaneler Birliği Paneli” Türkan Saylan Kültür Merkezinde yapıldı. Deneyimli hekimler yaptıkları konuşmalarda, kamu hastanelerinin ileride yerini yabancı sermayeli özel hastanelere bırakacağını ve tekelleşmenin ortaya çıkacağı konusunda vatandaşları uyardı.

Türk Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan, Avrupa Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi ve Aydınlar Ocağı Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Çolak, Doç. Dr. Necmi Kurt’un başkanlık yaptığı panelde, Sağlıkta Dönüşüm ve Kamu Hastaneler Birliği hakkında konuştular. Sunuculuğunu ekranların tanınan ismi Necati Selvitop’un üstlendiği ve Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen panelde, şu anda sağlıkta balayı yaşandığı, yakın gelecekte kamu özel ortaklığı ile kamu hastanelerinin birer birer yabancı sermayeli şirketlere ihale edileceği vurgulandı. Yabancı sermayenin kamu hastanelerini almasıyla birlikte tekelleşmenin önünün açılacağını kaydeden hekimler, orta sınıfın kendi sağlık masraflarını cebinden ödemeye başlayacağını ve parası olmayanın hastaneden içeri adım atamayacağını öne sürdü.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) harcamaların ancak yarısını primlerden karşılayabildiğini belirten hekimler, geri kalanının genel bütçeden karşılandığını dile getirdiler. Bu sebepten ötürü cari açığın yaklaşık olarak yarısının sağlıktan kaynaklandığını ifade eden hekimler, dışarıdan müdahaleyle sağlıkta dönüşüme başlandığını iddia ettiler.

Sağlıkta dönüşümün hekimleri birer küçük kapitalist haline getirdiğini ileri süren Avrupa Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi, bunun hekim-hasta ilişkisini büyük oranda etkilediğini söyledi. Terzi, hekimlerin hastalarına müşteri gözüyle bakmaya başladığını kaydetti. Hekimlerin ekonomik inisiyatiflerle hareket etmeye yönlendirildiğini aktaran Terzi, “Halbuki bir kamusal sağlık sisteminde hekimin görevi, sağlık hizmeti üretmektir, sağlık hizmeti satmak değil. Ama içinde bulunduğumuz sistem hekimleri birer girişimci, birer küçük kapitalist haline getirecektir. Böylelikle hekim-hasta ilişkisi, müşterici-satıcı ilişkisine dönecek. Muayeneye gelen hasta, hekimi için ‘Acaba para için mi ameliyat yapacak? Acaba hangi ilaç şirketiyle anlaştı?’ diye kendi kendine soru soracak. Hekimliğin genetiği değiştiriliyor. Böylesi bir piyasa ortamında güven ilişkisi de tamamen ortadan kalkacak” diye konuştu.

Sağlık sisteminde ekonomik büyümeden kaynaklı olarak her hangi bir sıkıntının yaşanmadığını belirten Terzi, gelecek dönemde yaşanacak daralma ve küçülmelerle birlikte balayı yaşayan sağlık sisteminin, çatışma içine gireceğine dikkat çekti. Gayri safi milli hasılanın yüzde 6,4’ünün sağlığa harcandığını dile getiren Terzi, “IMF ve Dünya Bankası bunun yüzde 10’a çıkartılmasını istiyor. Sağlık Bakanı da dahil olmak üzere bir çok bakan buna ‘Evet’ diyor. Maliye Bakanı bunu fazla buluyor ve ‘Bunu yapmayalım’ diyor. Burada bir çatışma devam ediyor. Büyüme hızının böyle devam etmeyeceğini biliyoruz. Küçülme ve daralma dönemi olacak. Bu daralma ve küçülme döneminde bu bize nasıl yansıyacak? Cepten ödeme şeklinde yansıyacak. Özellikle orta sınıftan sağlık harcamalarını kendilerinin karşılamaları istenecek. Bununla birlikte özel sağlık sigortacılığı devreye girecek. Böylelikle balayı dönemi bitecek ve çatışma dönemi başlayacak” dedi.

Hekimlerin performans ve puan sistemi içerisinde gereksiz ameliyatlar yaptığını ve hatta profesörlerin yapması gereken bu ameliyatların uzman doktorlar tarafından yapıldığını kaydeden Prof. Dr. Ahmet Çolak, ölüm ve sakatlık oranlarının da yükseldiğini söyledi. Sağlıkta tedavinin neredeyse bitme noktasına geldiğinin altını çizen Çolak, hastaların sadece muayene edilip eve gönderildiğini sözlerine ekledi. Sağlık sektöründe Fully Private döneme geçildiğini anlatan Çolak, böylelikle yabancı sermayeli şirketlerin hastane zincirleri oluşturarak tekkeleşmeye gideceğine vurgu yaptı.

Kamu özel ortaklığı ile sadece sağlık hizmetinin ihale edilmeyeceği, kamu hastanelerinin arazilerinin de ihale edileceğini belirten Türk Tabipler Birliği Başkanı Prof. Dr. Özdemir Aktan şöyle konuştu: “Kamu hastaneleri ihale edildiğinde, hastanelerin şehrin dışına çıkartılması istenecek. Hal böyle olunca şehir merkezindeki hastane arazileri de ihaleyi alan yabancı sermayeye kalacak. Bir düşünün şu anda Taksim İlkyardım Hastanesi, Okmeydanı Devlet Hastanesi ve diğer devlet hastanelerinin kurulu olduğu arazilerin değerini. Sağlıktan büyük kazanç elde edecek bu şirketler, hastanelerin arazilerini de kullanarak büyük kar elde edecek”.

Son yıllarda sağlık çalışanları ve halkın zararına olabilecek çok şeyler yapıldığını belirten hekimler “Başta hekimler olmak üzere sağlık çalışanları ile halk karşı karşıya getirilmiş ve adeta birbirlerini hasım görür olmuşlardır. Sağlıkta dönüşüm programı Sağlık Bakanımızın iddia ettiği gibi bize ait bir program değil. Halkın sağlık politikasını onaylamasından sağlık çalışanları ve hekimlerin rahatsız olmaması gerekir. Aksine sağduyulu davranarak ısrarlı bir şekilde sağlıkta dönüşüm programı çerçevesinde yanlış yapılan ve ileride halkın kendisine yansıyacak olan olumsuzlukları anlatması ve bilgilendirmesi gerekir” dediler.

Sağlıkta dönüşüm ve kamu hastaneler birliğinin sonunun, sağlığın piyasalaşması ve küresel sermayeye devredilmesi olduğunun halka anlatılması gerektiğini vurgulayan hekimler şunları söylediler: “Hekimle halkın arasına politikacıların girmesine izin vermemelidir. Kamu hastaneleri ve Üniversitelerde eğitim ve öğretimi sürdüren öğretim üyelerinin, hocalar ve deneyimli doktorların kamudan ve üniversitelerden ayrılmaları, ayrıca eğitim ve öğretim gören öğrenci, asistan ve uzmanların çok çalıştırılması eğitimlerini zayıflatmıştır. nBu ise sağlıkta kalitesizliği getirmiştir”.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar