Başbakan: FETÖ, AK Parti içinde de tereddütler ortaya çıkarmak için her türlü hileye başvurabilir

“Gerektiği anda PYD ve YPG’yi de zorla Cerablus’tan atmasını biliriz”

Başbakan Binali Yıldırım, darbe girişimini planlamakla suçlanan Fethullah Gülen cemaati üyelerinin “AKP içinde olduğuna, korunduğuna” dair iddialara cevap verdi. “Hiç kimse FETÖ’nün oyununa gelmesin. FETÖ diğer partilerle birlikte AK Parti teşkilatları içinde de tereddütler ortaya çıkarmak, kendisine karşı yürütülen mücadelenin kararlılığına gölge düşürmek için her türlü hileye, yalana, dolana başvurabilir” diyen Yıldırım, “Neymiş, alt kademedekiler temizlenirken, siyasi gücü olanlar korunuyormuş. Bu tip fitnelerin peşinden gidenler FETÖ’nün kündesine gelmiş demektir” görüşünü dile getirdi.

Yıldırım, Fırat Kalkanı Harekâtı’na ilişkin olarak, “Amerikalı müttefiklerle mutabakat gereği Menbiç’ten terör unsurlarının çıkması gerek. Örgütün adını değiştirerek, ipe un seriyorlar. Nasıl DEAŞ’ı ÖSO’yla aşağı doğru püskürttüysek, gerektiği anda PYD ve YPG’yi de zorla Cerablus’tan atmasını da biliriz” diye konuştu.

Meclis’in 42 sonra yeniden açılmasının ardından ilk AKP grup toplantısında partililere hitap eden Yıldırım’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Yaklaşık 1,5 aydır bir ara verdik. Bu aradan sonra TBMM yeni ve verimli bir çalışma için hazır. Yeni dönemde de en büyük, en ağır görev Meclis’in en büyük kısmını temsil ediyor olma sebebiyle bizlere düşüyor. Tıpkı 2002 yılı Kasım ayından beri. Bu yeni dönemde de ülkemiz, milletimiz için en güzelini yapmaya devam edeceğiz.

TBMM’nin 26. Dönem ikinci yasama yılında gerçekleştirdiğimiz AK Partimizin ilk grup toplantısı partimiz, ülkemiz, milletimiz için hayırlara vesile olsun. Yaklaşık 1,5 aylık aradan sonra TBMM yeni ve verimli bir çalışma için hazır. Yeni yasama yılında yeni şeyler söyleyecek, yeni hizmetleri, çalışmaları gerçekleştireceğiz. AK Parti, milletin partisi 14 yıldır her alanda sürekli yeni şeyler söylüyor, yeni projeler geliştiriyor. Yeni başarılar ortaya koyuyor, onun için de dimdik ayakta. Türkiye’de bunca yıldır iktidar olup da gücünü, desteğini AK Parti kadar yüksek tutan başka bir siyasi hareket, kuruluş tanımam. Milletin bu teveccühü tabii ki bizim sorumluluklarımızı daha da artırıyor. AK Parti genel başkanından genel merkez yöneticisine, milletvekilinden en ücra köşedeki belde başkanına, mahalle temsilcisine, sandık müşahidine kadar tüm mensuplarıyla bu sorumluluğun bilinciyle hareket etmek mecburiyetindedir. Milletimize karşı gönlünü, kulağını, gözünü, kollarını kapatmış hiçbir AK Partili olamaz.

Ülkemizin demokrasi tarihinde AK Parti kadar kaderi milletin, ülkenin kaderiyle iç içe geçmiş başka bir parti yok. Bu ağır sorumluluğun altından kalkmak için bize düşen tek görev çalışmaktır.

Meclisin yeni yasama döneminde AK Parti grubuyla birlikte bütün siyasi partilerimize önemli sorumluluklar düşüyor. Türkiye 15 Temmuz darbe girişiminin ardından sorunlarını ancak birlik ve beraberlik içinde hareket ederek çözebileceğini bir kez daha gösterdi. AK Parti olarak bu konuda ortaya koyduğumuz güçlü ve samimi duruşu muhafaza etmeye devam edeceğiz. Çünkü biz her zaman önce Türkiye diyen bir partiyiz. Türkiye sevdalısı Recep Tayyip Erdoğan’ın kurduğu partinin mensuplarıyız.

“FETÖ, AK Parti içinde de tereddütler ortaya çıkarmak için her türlü hileye başvurabilir”

“Terör örgütlerine, darbecilere, ihanet odaklarına cesaret verecek söylemlerin hiç kimseye, ülkeye, millete faydası yok. Bu tür söylemler sadece yürütülen bu amansız mücadeleyi baltalar, zarar verir. Hiç kimsenin ülkemize ve milletimize böyle bir kötülük yapmaya hakkı yoktur. FETÖ’nün vücuda giren bir zehir gibi her yere sızabilen fitne söylemlerine karşı da çok dikkatli olmanızı istiyorum. AK Parti teşkilatlarıma da şunları söylemek istiyorum. Hiç kimse FETÖ’nün oyununa gelmesin. FETÖ diğer partilerle birlikte AK Parti teşkilatları içinde de tereddütler ortaya çıkarmak, kendisine karşı yürütülen mücadelenin kararlılığına gölge düşürmek için her türlü hileye, yalana, dolana başvurabilir. Neymiş, alt kademedekiler temizlenirken, siyasi gücü olanlar korunuyormuş. Bu tip ifadelerin peşinden gidenler FETÖ’nün kündesine gelmiş demektir.

İnsanın olduğu yerde hata olur, bunlar telafi edilir ama hainlik asla telafi edilmez. (“İdam isteriz” sloganları) Niyet hayır, akıbet hayır. Fitne çıkararak mücadeleyi değersizleştirmeye çalışanlara da asla müsamaha göstermeyeceğiz. Diğer partilerden de aynı hassasiyeti bekliyoruz. AK Parti’ye ayar vermeye çalışanlar da kendi içinde aynı temizliği yapmalıdır. AK Parti’den yüz bulamayan FETÖ’cüler, soluğu diğer partilerde alıyor.

Biz bu yola baş koyduk, 15 Temmuz’da baş vermedik, bundan sonra da inşallah vermeyeceğiz. Milletimize karşı borcumuzu ancak dik ve kararlı duruşumuzu sonuna kadar muhafaza edersek ödemiş oluruz. Aksi halde öbür dünyada şehitlerimizin, gazilerimizin elleri iki yakamızda olur. FETÖ’nün işine gelecek söylemleri, tutumları bırakıp hep birlikte önümüze bakalım.

“Suriye’de güvenli alan oluşturulmasının terör sorunun çözümü için gerekli olduğunu uzun süredir ifade ediyoruz. Bu teklife itiraz olmamasına rağmen istediğimiz desteği de bugüne kadar göremedik. Bunun için iş başa düştü. Güney hudutlarımızı emniyet altına almak ve o bölgedeki vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak için ÖSO önceliğinde operasyona başladık.

“Gerektiği anda PYD ve YPG’yi de
zorla Cerablus’tan atmasını biliriz”

Amerikalı müttefiklerle mutabakat gereği Menbiç’ten terör unsurlarının çıkması gerek. Örgütün adını değiştirerek, ipe un seriyorlar. Çekilmeyi gerçekleştirmiyorlar. Bizim için PKK neyse PYD de, YPG de önemlidir. Sadece isimleri değişiktir, bunların hepsi terör örgütüdür. Nasıl DEAŞ’ı ÖSO’yla aşağı doğru püskürttüysek, gerektiği anda PYD ve YPG’yi de zorla Cerablus’tan atmasını da biliriz.

Musul’da, Telafer’de hareketlilik görünüyor. Musul’un mezhepler arası çatışmanın yeni merkezine dönüştürülmesinden kaygı duyuyoruz. Müttefiklerimizin Musul kurgusu saydam değil, bu tehlikeyi içeriyor.

Telafer’de de durum farklı değil. Telafer, Sünni ve Şii nüfusun, ağırlıklı Türkmenlerin yaşadığı bölge. Bu yapının bozulması orada da büyük bir felaketin başlaması anlamına geliyor. Yapılmaya çalışılan yer buradaki Türkmenleri birbiriyle çatışmaya sürüklemek ve yeni bir çatışma alanı oluşturmak. Suriye ve Irak’ta demografik yapıların bozulması, etnik alanların kaşınması bölgeye istikrar getirmeyeceği gibi çatışmaları çok daha derinleştirecektir. Osmanlı’nın bu topraklardan ayrılmasından beri kandan, gözyaşından kurtulamayan Ortadoğu coğrafyasını istikrara kavuşturmak.

Türkiye artık üç beş milyar dolarlık manipülasyonlarla yerle yeksan olacak bir ülke değildir. Öyle dönemler oldu ki finans piyasalarından çok kısa sürede 20 milyar dolara çıkışlar olduğu halde kamuoyunda zerre kadar kimsenin ruhu duymadı. Şundan herkes emin olsun 2013’ten beri Türkiye’ye yönelik her hamlenin bir tarafında da Türkiye’de ekonomiyi bozma hesabı var. Gezi olaylarının söylemlerinden biri de ekonomiyi durdurma çağrısı olduğunu hatırlayın. Orada aradıklarını bulamayınca 17/25 Aralık emniyet/yargı darbe girişiminin parçası olarak ekonomimizi bozmaya gayret ettiler. 17/25 Aralık hedefleri arasında Türkiye’nin büyük projelerini yürüten yatırımcıların bulunması bir rastlantı değildir. Bu girişim de def edildikten sonra umudu üst üste yaşadığımız seçimlere bağladılar. Mahalli seçimler, Cumhurbaşkanlığı seçimi, iki genel seçimi arka arkaya denecek bir sürede yapıldı. Milletin engin sağduyusu ve Cumhurbaşkanımızın dirayetli yönetimi sayesinde bu süreçleri de kazasız belasız atlattık. Baktılar seçim dalgası da Türkiye’yi sarsmaya yetmiyor, bu sefer geçen yıl temmuz ayından itibaren bölücü terör örgütünü piyasaya sürdüler. 20 Temmuz 2015’ten itibaren bölücü terör örgütü alçakça eylemlerine hız verdi.

“Moody’s’in not indirmesinin gerekçesinden
bir şey anladınız mı? Zırva..”

15 Temmuz’da altın vuruşlarını denediler. FETÖ neredeyse 40 yıl boyunca büyük bir gizlilikle, büyük emeklerle ordu içine yerleştirdiği kadrolarını o gece darbe için harekete geçti. Bu ihanet girişiminin de üstesinden gelmeyi başardık. (Adam gibi adam Tayyip Erdoğan) 241 şehidimiz, 2194 gazimiz, ülke ve millet olarak bizim şeref beratımızdır. Baş tacımızdır. Bir kez daha ülke savunmasında, bölücü terörle mücadele ederken, 15 Temmuz demokrasi mücadelesinde hayatını kaybeden bütün şehitlerimize rahmet, bütün gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Önce değerlendirme kuruluşlarını sahaya sürdüler. Hiçbir gerekçesi yokken, tamamen siyasi saiklerle, zorlama gerekçelerle Türkiye’nin kredi notunu düşürdüler. Ne piyasa, ne uluslararası camia ciddiye almadı. Not düştükten sonra enflasyon düşmeye başladı. Şu anda enflasyon 7,28. Güven endeksi yüzde 21 arttı. Senin notun oysa, bizim notumuz da var. Üç beş tane değerlendirme kuruluşu bize not veremez, bize notu millet verir millet. Biz sizinle gurur duyuyoruz. Değerli kardeşlerim, biz notu milletten alırız, hesabı da millete veririz. O hesabı da 10 sandık kuruldu, 10’unda da verdik. Anlımızın akıyla verdik. Bu kuruluşlar Türkiye’ye karşı sergiledikleri haksız tutumla kendi notlarını kırmış oldular. Kendi güvenilirliklerini kırmış oldular. Son not indiriminin gerekçesi dış kaynak ihtiyacı, kurumsal zayıflık. Ne anlıyorsunuz, anladınız mı? Zırva. Daha bunların açıklamalarının mürekkebi kurumadan hazinenin yaptığı ihaleye üç buçuk kat talep geldi.

2019’da nasıl bir Türkiye hayal ediyoruz, hangi reformları yapacağız, bunları içeren kapsamlı bir rapor arkadaşlarımız hazırladı. Aynı zamanda tabii 2017 bütçemiz de hazır. 16’sında teslim ediyoruz. Orada bütün göstergeler, bütün planlarımız var. Büyümeye devam, enflasyonla mücadeleye devam, yeni iş alanları açmaya devam. Büyümeden taviz yok. Enflasyonu düşürmekten taviz yok. Yeni iş, aş alanları oluşturmaktan taviz yok. Bunları yaparken çıkaracağımız bazı yasalar var. Bir kısmı Meclis’te. Bir kısmı gelecek. İş hayatını, eğitimi ilgilendiren yasalar var.

“FETÖ pabucu yarım,
çık dışarıya oynayalım” sloganları

Altyapıyı geliştirmeye yönelik yasalar var. Mali sistemin iyileştirilmesini öngören yasalar var. Bunların hepsi teker teker gelecek. 2019’a kadar sabah öğlen tam gün eğitime geçeceğiz. Gençlerimiz bizim geleceğimiz. Bir başka yapacağımız şey, bir lisan, bir insan. Lisan eğitimini 4+4+4’ün, ikinci dördün başında bütün okullarda mecburi hale getiriyoruz.

15 Temmuz darbe girişimiyle patlama yapması beklenen döviz hareketleri maalesef spekülatörlerin istediği gibi olmadı. Vatandaş hem darbecileri halletti hem de onları yerle bir etti. 12 milyar dolar parayı cebinden bankalara yatırdı. Bu milletle dans edebilir misin kardeşim, bu millet baş tacı bir millet. (“FETÖ pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım” sloganları) Çıkaracağız, çıkaracağız merak etmeyin. Sonuç olarak Türkiye hem terör saldırılarına, hem ekonomik saldırılara, hem diplomatik saldırılara karşı evelallah direncini artırarak yoluna devam ediyor. Bizi 2023 hedeflerimize ulaşmaktan, 2053, 2071 vizyonumuzu gerçekleştirmekten hiçbir güç alıkoyamaz. Yeter ki milletimizle olan bağımızı sımsıkı tutalım. Yeter ki milletimize hizmet yapmaya devam edelim. Milletin hayallerini gerçeğe dönüştürelim. Kaderin üstündeki kadere teslim olan bizler için her mücadele bir imtihandır. Her imtihan aynı zamanda bir şükür vesilesidir.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar