İstanbul Müzik Festivali’nin programı belli oldu

Philip Glass’ın 11. Senfoni’sinin Türkiye prömiyeri de festival kapsamında yapılacak

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenecek 45. İstanbul Müzik Festivali bu yıl “Sıradışı” temasıyla müzikseverlere, klasik repertuvarın yanı sıra yeni keşifler, disiplinlerarası çalışmalar, multimedya öğelerinden yararlanan yapımlar ve farklı dönemler ve müzik türleri arasında etkileşim kuran performanslarla yepyeni konser deneyimleri yaşatacak bir program sunuyor. Festivalin bu yılki programı, 15 Şubat Çarşamba sabahı İKSV resmi konaklama sponsoru The Marmara Pera’da düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı.

45. İstanbul Müzik Festivali, programında St. Petersburg Rus Oda Filamornisi, Viyana Oda Orkestrası, Londra Oda Orkestrası, Ebéne Yaylı Çalgılar Dörtlüsü gibi seçkin topluluklardan Hüseyin Sermet, Fazıl Say, Alina Pogostkina ve Mathias Goerne gibi usta solistlere ve genç kuşak sanatçılara, 600 aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un 15 mekânında ağırlayacak.

Festival 45. yılında, programındaki yaratıcı, merak uyandırıcı, çok disiplinli, çok yönlü projelerle de klasik müziğe taze bir soluk getirecek. Eser siparişleri ve prömiyerler ile disiplinlerarası geçişlere imkân veren konserler, klasik müzik deneyimini çeşitlendirecek, zenginleştirerek ve her yaştan seyircinin beğenisini kazanacak.

İstanbul Müzik Festivali, bu yıl konser içerikleriyle “konuşan” farklı mekân seçimleriyle de dikkat çekiyor. Festival bu yıl, 8 tanesi ilk defa kullanılacak 15 farklı mekâna yayılacak.

Festivalin artık klasikleşmiş mekânları Aya İrini Müzesi, Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, İş Sanat Konser Salonu, Süreyya Operası, Zorlu PSM Drama Sahnesi ve Avusturya Kültür Ofisi’ne bu yıl Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi, bomontiada, Galata Mevlihanesi Bahçesi, Kapalıçarşı, Küd Dıpo Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi, Panayia Rum Ortodoks Kilisesi, Sait Halim Paşa Yalısı ve Sakıp Sabancı Müzesi Fıstıklı Teras gibi yeni mekânlar eklenecek.

Müzik Rotası Pusulasını Bu Yıl Yeniköy’e Çeviriyor

Geçen yılın yeniliklerinden Müzik Rotası, festival dinleyicilerini bu yıl Yeniköy’ün saklı güzelliklerini keşfetmeye davet ediyor. Festivalin ilk hafta sonu, 3 Haziran’da bluechip Creative Events gösteri sponsorluğunda, iki seans olarak gerçekleştirilecek Müzik Rotası, Yeniköy’ün tarihi mekânlarında 20’ye yakın sanatçının katılımıyla düzenlenecek konserlerle dinleyenleri müzikal bir yolculuğa çıkaracak. 1760’ta inşa edilen ve halen faal durumda olan Küd Dıpo Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi, 19. yüzyıl mimarisinin zarif örneklerinden Sait Halim Paşa Yalısı, uzun süre kapalı kalan ve 2010 yılında tekrar ibadete açılan Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi, Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi ile 19. yüzyıl ortalarında inşa edilen Avusturya Kültür Ofisi Müzik Rotası’nın bu yılki mekânları.

Kapalıçarşı’da “Sonsuz Aşk”

İstanbul Müzik Festivali bu yıl dinleyicileri Kapalıçarşı’nın 555 yıllık sokaklarında tınlayacak tasavvuf müziğinin eskiden yeniye en güzel örneklerini dinlemeye davet ediyor. 4 Haziran Pazar günü ECA-Serel sponsorluğunda Kapalıçarşı’nın Kalpakçılar Caddesi’nde gerçekleştirilecek Sonsuz Aşk başlıklı konserde, arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu ile okuyucu ve besteci Bora Uymaz tarafından kurulan Şimdi Ensemble, eskiden yeniye ilahi örnekleri sunacak. Projenin konuk sanatçısı Fransız Michel Godard orta çağdan bir dini müzik çalgısı olan serpent ve tuba ile topluluğa dahil olacak.

Geleneksel müziğin çağdaş yorumu Galata Mevlihanesi’nde

Osmanlı İmparatorluğu ve İran arasında yüzyıllar sürmüş kültür diyaloguna bir övgü niteliğinde olan Gülistan, geleneksel makam ve usul özelliklerine bağlı kalarak bu mirasa çağdaş bir yorum getiriyor. Kayhan Kalhor, Derya Türkan ve Sokratis Sinopoulos’un bestelerinden oluşan ve büyük bir süit formunda sunulurken eski fasıl geleneğine de vurgu yapan bu müzik, 2 Haziran akşamı ECA-Serel gösteri sponsorluğunda tarihi ve ruhani dokusuyla Galata Mevlevihanesi’nin bahçesinden semaya yükselecek.

Festivalde ücretsiz konserler

Bu yıl ilk kez festival mekânları arasına katılacak bomontiada’da 17 Haziran akşamı açık alanda gerçekleşecek konser her yaştan ve her türden müzikseverin ilgisini çekecek nitelikte. bomontiada’nın desteğiyle düzenlenen gecede Burak Özdemir ile topluluğu Musica Sequenza, Barok müziğin günümüzün müzik formlarını ve tınılarını kucakladığı sıradışı projeleri Sampling Baroque: Exposing Handel ve Bach The Silent Cantata’yı Türkiye’de ilk kez seslendirecekler. “Yeni pop: Barok!” sloganı ile yola çıkarak klasik müziği çevreleyen duvarları kırmayı hedef almış Almanya merkezli topluluk, erken dönem müziğinden elektro-akustiğe uzanan performanslarıyla günümüzün önde gelen klasik müzik festivallerinin yanı sıra genç neslin nabzının attığı mekânların da düzenli konukları arasında.

İstanbul Müzik Festivali’nin Hafta Sonu Klasikleri serisi bu sene 4 Haziran’da Avusturya Kültür Ofisi’nde ve 10 Haziran’da bomontiada’da düzenlenecek. İstanbulluları cumartesi ve pazar sabahlarına aileleri ve dostlarıyla birlikte müzikle başlamaya davet eden bu ücretsiz konserler, rahat ortamları ile olduğu kadar hafif repertuvarlarıyla da her yaştan ve her türden müzikseverin beğenisini topluyor.

Festivalden Philip Glass’a Eser Siparişi: 11.Senfoni Türkiye’de ilk defa 45. İstanbul Müzik Festivali’nde

2011 yılından bu yana, sanatsal üretime ve çağdaş müzik repertuvarının genişlemesine katkıda bulunmak amacıyla yerli ve yabancı bestecilere eser siparişleri veren İstanbul Müzik Festivali, 45.yılında eser siparişini en ünlü klasik müzik bestecilerinden Philip Glass’e verdi. Philip Glass’ın son eseri 11. Senfoni’nin Türkiye prömiyeri, 45. İstanbul Müzik Festivali’nde, Borusan Holding gösteri sponsorluğunda, 16 Haziran akşamı şef Sascha Goetzel yönetimindeki festivalin Yerleşik Orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası tarafından Aya İrini Müzesi’nde seslendirilecek.

Philip Glass’ın, İstanbul Müzik Festivali, Bruckner-Linz Orkestrası ve Queensland Senfoni Orkestrası tarafından verilen ortak siparişi üzerine bestelediği 11. Senfoni, dünya prömiyerini bestecinin 80. yaşını kutladığı 31 Ocak 2017 tarihinde Carnegie Hall’da yaptı.

11. Senfoni’nin ardından konserin ikinci yarısında bir başka Türkiye prömiyeri gerçekleştirilecek. Norveçli solist kardeşler, keman sanatçısı Mari Samuelsen ile çellist Hakon Samuelsen, şef Sasha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde, Türkiye’de ilk defa Philip Glass’ın Keman ve Viyolonsel İçin İkili Konçertosu’nu seslendirecek.

Glass, bestelediği sayısız opera, senfoni ve oda müziği eserlerinden aralarında Allen Ginsberg, Paul Simon, Brian Eno, Patti Smith, Ravi Shankar, David Bryrne, Doris Lessing’in de yer aldığı birçok sanatçı, yazar, müzisyen ve besteciyle yaptığı işbirliklerine, yarattığı müzikal ve entelektüel etkiyle çağımızın en önemli sanatçıları arasında sayılıyor. Truman Show, Saatler (The Hours), Skandal (Notes on a Scandal), Kundun gibi filmlere yaptığı film müzikleriyle Akademi, Golden Globe, BAFTA ve Emmy Ödülleri’ne aday gösterilen Amerikalı bestecinin yakın zamanda işbirliği gerçekleştirdiği sanatçılar arasında Woody Allen, Stephen Colbert ile Kasım ayında kaybettiğimiz Leonard Cohen de yer alıyor. Philip Glass’a 45. İstanbul Müzik Festivali’nin Yaşam Boyu Başarı Ödülü festivalin açılış konseri öncesinde gerçekleştirilecek törende sunulacak. Törene katılamayacak Glass, özel bir videoyla ödül konuşmasını aktaracak.

Evin İlyasoğlu’na onur ödülü

İstanbul Müzik Festivali’nin bu yılki Onur Ödülü müzik yazarı ve öğretim görevlisi Evin İlyasoğlu’na takdim edilecek. Yedi yaşında piyanoya başlayan Evin İlyasoğlu, İstanbul Belediye Konservatuarı’nda, Robert Kolej ve ABD Michigan Devlet Üniversitesi’nde eğitim gördü. TRT İstanbul Radyosu’nda 19 yıl Klasik Batı Müziği programları ve TRT televizyonunda müzik söyleşisi dizileri hazırlayıp sundu. Yurt içinde ve dışında birçok eleştiri, inceleme ve söyleşi yazısı yer alan İlyasoğlu bugüne dek 25 kitap yazmıştır. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde ve 1986’dan beri Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim görevliliği yapan İlyasoğlu, 1996’dan bu yana Boğaziçi Üniversitesi’nin Albert Long Hall Klasik Müzik Konserleri’nin direktörüdür. Zehra Yıldız Kültür ve Sanat Vakfı’nın Mütevelli Heyeti Başkanı ve 1991’den bu yana Cumhuriyet gazetesinin sürekli müzik yazarıdır. Evin İlyasoğlu’na ödülü, 45. İstanbul Müzik Festivali’nin açılış töreninde sunulacak.

Açılışı 23 Yaşındaki genç yıldız yapacak

Sascha Goetzel
Sascha Goetzel45. İstanbul Müzik Festivali, 29 Mayıs akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış töreni ve ardından sıradışı bir genç yeteneğin solist olarak yer alacağı açılış konseriyle başlayacak. Festivalin Yerleşik Orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası, Sascha Goetzel yönetiminde, 2015 Çaykovski Yarışması Viyolonsel Dalı birincisi, 23 yaşındaki genç çellist Andrei Ioniță’ya eşlik edecek. The Times’ın “Son on yıldır çıkmış en heyecan verici viyolonselcilerden biri” olarak nitelendirdiği Andrei Ioniță konserde Saint-Saëns 1.Viyolonsel Konçertosu’nu yorumlarken Goetzel yönetimindeki BİFO ayrıca Islamey ve Rosenkavalier Süiti’ni seslendirecek.

Fazıl Say’dan iki özel konser

25 yılı aşkın bir süredir tüm dünyada dinleyicileri ve eleştirmenleri derinden etkilemeye devam eden, geçtiğimiz günlerde prestijli Beethoven Ödülü’ne layık görülen Fazıl Say, iki konserle 45. İstanbul Müzik Festivali’nin konuğu olacak. 21. yüzyılın en önemli sanatçıları arasında gösterilen Fazıl Say, 15 Haziran akşamı Debussy’nin ve Ulvi Cemal Erkin’in prelüdleri, Chopin’in noktürnleri ile Ahmed Adnan Saygun’un sonatini yorumlayacağı programla Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda festival takipçileriyle buluşacak.

Say, 21 Haziran’da yine Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Viyana Oda Orkestrası eşliğinde festivalin kapanışını yapacak. ECA-Serel sponsorluğunda gerçekleştirilecek konserde Say, Mozart’ın 12. Piyano Konçertosu’nu yorumlarken İsveçli şef Ola Rudner yönetimindeki Viyana Oda Orkestrası ayrıca Beethoven ve Mendelssohn’un eserlerini seslendirecek. Fazıl Say ile Viyana Oda Orkestrası konserinin öncesinde Barış İçin Müzik Orkestrası, şef Sascha Goetzel yönetiminde bir mini konser verecek.

“Festival Genç Solistini Sunar”

Dünyanın en seçkin müzisyenlerini festival dinleyicileri ile buluşturan İstanbul Müzik Festivali, 2102 yılından bu yana devam ettiği Festival Genç Solistini Sunar projesiyle gelecek vadeden genç yetenekleri keşfederek genç müzisyenlere ulusal ve uluslararası sahnelerin kapılarını açmaya devam ediyor.

29 Mart’ta yapılacak ulusal seçmelerde Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında eğitimlerini sürdüren 24 yaş altı viyolacılar arasından belirlenecek bir solist festivalin konuğu olarak 17 Haziran’da Süreyya Operası’ndaki konsere çıkmaya hak kazanacak. Konserde genç soliste, şef Hakan Şensoy yönetimindeki Dokuz Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrası (DESO) eşlik edecek.

Festivalin “Sıradışı” konserlerinden seçmeler

45. yılında klasik repertuarın yanı sıra farklı disiplinlerle klasik müziği birleştiren sıradışı projelerle yeni deneyimler yaşatacak. 45. İstanbul Müzik Festivali’nin programındaki konserler her yaştan ve zevkten izleyiciye hitap edecek.

“Müziği görmeye, resmi duymaya davetlisiniz”

“Renklerin Sesi: Kandinsky & Chagall” başlıklı konser festival dinleyicilerini müziği görmeye ve resmi duymaya davet ediyor. Çizgilerin harekete geçtiği, notaların renklere büründüğü bu düşsel konser 31 Mayıs’ta İş Sanat Konser Salon’unda TSKB sponsorluğunda gerçekleştirilecek. BBC Music dergisinin dünyanın en büyük 20 piyanisti arasında gösterdiği Mikhail Rudy, Kandinsky’nin 1928’de renk, ışık, geometrik şekil ve plastik malzemelerden oluşan bir kompozisyonla sahneye koyduğu Mussorgsky’nin Bir Sergiden Tablolar’ını yeni bir video uygulamasıyla tekrar hayata geçirecek. More than the Music web sitesinin “Kandinsky’nin resimleri sahnenin üzerindeki büyük ekrandan kelimenin tam anlamıyla fırlıyordu” yorumuyla sunduğu bu projenin ardından konserin ikinci yarısında Rudy bu kez Renklerin Sesi projesiyle Garnier Operası’nın Chagall tarafından yapılmış tavan resmi eskizlerinden oluşan bir animasyon eşliğinde görsel ve işitsel bir şölen sunmaya devam edecek.

Vivaldi’nin müziklerine adanan, disiplinlerarası sıradışı bir deneyim

Günümüzün en özgün ve başarılı müzik topluluklarından Soqquadro Italiano, Venedik’ten Roma’ya, Napoli’den Milano’ya uzanan görseller eşliğinde Vivaldi’nin müziklerine adanan yeni projeleri La Stravaganza, Bell Holding ve Organik Holding gösteri eş sponsorluğunda 5 Haziran akşamı Zorlu PSM Drama Sahnesi’nde olacak. La Stravaganza, projesi tüm sahne öğelerini bir büyük orkestraymışçasına birlikte ele alarak müzik ve görüntü arasında yeni ilişkiler kuracak. Vokal repertuarının genişliği ile dikkat çeken Vincenzo Capezzuto’nun solisti olduğu konserde Soqquadro Italiano’nun yanı sıra konuk topluluk Prato Şehri Oda Orkestrası da sahnede olacak.

Klasikten caza…

Mozart’tan Ellington’a başlıklı konserde, müzikal sınırları keşfetme aşkıyla bir araya gelen genç virtüöz müzisyenlerden oluşan Geneva Camerata (GECA) ve şefi David Greilsammer, yenilikçi ve maceraperest piyanist Yaron Herman’la güçlerini birleştiriyor. Baroktan klasik döneme, çağdaş müzikten caza uzanan müzikleriyle “Mozart’tan Ellington’a” 12 Haziran’da Aya İrini Müzesi’nde olacak. Günümüzün en şaşırtıcı piyanistlerinden biri olarak anılan bol ödüllü Yaron Herman’la piyanist ve şef David Greilsammer’in birlikte kurguladıkları bu projenin temel çıkış noktası “Müzik tarzları arasında köprüler kurmak!”.

Sirk gösterisi Şostakoviç’in müziğiyle birleşiyor

Festivalden sirk gösterisi ile Şostakovic’in bir araya geldiği başka bir sıradışı deneyim daha. Sıradanlıktan kaçınarak kendi sesini yaratma tutkusuyla yola çıkan Debussy Quartet’in, sirk sanatına yeni bir pencereden bakan Circa Ensemble ile bir araya geldiği Opus 2 başlıklı gösteri 20 Haziran’da ENKA Vakfı sponsorluğunda Zorlu PSM Drama Sahnesi’nde olacak. Tek elinin üstünde amuda kalkan, trapezde sallanan, havada uçup taklalar atarken sahnenin bir ucundan diğer ucuna atlayan cambazların gösterilerindeki alışılagelmiş sirk müzikleri yerine Şostakoviç’in dramatik, lirik ve ironik müziğinin doğrultusunda Yaron Lifschitz tarafından oluşturulan koreografi dans, tiyatro ve sirk arasındaki sınırları kaldırıyor.

Konsere doğru söyleşileri

Festival kapsamında bu yıl da farklı disiplinlerden konuşmacılar, konserlerden önce izleyicilerle buluşmaya devam ediyor. Hülya Düzenli, Mert Taner, Prof. Dr. Cem Say, Enis Batur, Nilüfer Kuyaş, Aydın Büke, Ercüment Cengiz, Tuna Kiremitçi, Küçük İskender ve Aykut Köksal gibi isimlerin katılımıyla, edebiyattan resme, felsefeden bilime farklı konularda sohbetlerin yapılacağı Konsere Doğru söyleşilerinin programı bu yıl Asuman Kafaoğlu-Büke danışmanlığında oluşturdu. Konuşma programına muzik.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

Festival biletleri 25 Şubat’ta satışa çıkıyor

45. İstanbul Müzik Festivali konserlerinin biletleri 25 Şubat Cumartesi günü saat 10.30’dan itibaren Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00), Biletix web sitesi (www.biletix.com), Ana gişe İKSV (10.00-18.00, 26 Şubat hariç pazar günleri kapalıdır.) üzerinden satışa çıkıyor.

Siyah ve Beyaz Lale üyeleri biletlerini 20-21 Şubat, Kırmızı ve Sarı Lale üyeleri ise 22-23-24 Şubat tarihlerinde öncelikli olarak alabiliyor. 15 yıldır festivale destek veren Lale Kart sahipleri festival biletlerinde %25’e varan özel indirimlerden yararlanabiliyor.

Konservatuvarların müzik ve şan bölümü öğrencileri bu yıl da festival konserlerini ücretsiz izliyor

Konservatuvarların müzik ve şan bölümü öğrencileri bu yıl da İstanbul Müzik Festivali konserlerine ücretsiz girebilecek. Öğrencilerin katılmak istedikleri konserden 1 gün önce rezervasyon@iksv.org adresine isim, soyadıyla birlikte öğrenci belgelerini e-posta atarak rezervasyon onayı almaları gerekiyor.

45. İstanbul Müzik Festivali’nin detaylı programına müzik.iksv.org adresi üzerinden, İKSV Kitaplık uygulaması ile İKSV’den ve Biletix satış noktalarından temin edilecek program kitapçığından ulaşılabilir.

45. İstanbul Müzik Festivali programı

Açılış konseri: Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası & Andrei Ionita – 29 Mayıs Pazartesi I Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı I 19.00

Borusan Filarmoni Orkestrası
Borusan Filarmoni Orkestrası45. İstanbul Müzik Festivali açılış konserinde yine genç bir yıldızı dinleyicilerle buluşturacak. 2015 Çaykovski Yarışması Viyolonsel Dalı birincisi Andrei Ioniță’ye Sascha Goetzel yönetimindeki festivalin Yerleşik Orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) eşlik edecek.

The Times’ın “Son on yıldır çıkmış en heyecan verici viyolonselcilerden biri” olarak nitelendirdiği 1994 doğumlu Andrei Ioniță’nın genç yaşına rağmen ulaştığı başarılar bir hayli hayranlık uyandırıcı. 2013 Uluslararası Aram Khachaturian, 2014 ARD ve Grand Prix Emanuel Feuermann Yarışmalarında kazandığı ödüller, müzik dünyasının çok yetenekli bir çellist kazandığının habercisi oldu. Gidon Kremer, Christian Tetzlaff ve Valery Gergiev gibi büyük isimlerle bir araya gelen Ioniță, Carnegie Hall, Londra Cadogan Hall, Berlin Filarmoni Oda Müziği Salonu ve Münih Gasteig ile Herkulesaal’da verdiği resitaller ve Deutsche Senfoni, Tokyo Filarmoni, Çek Filarmoni ve Münih Filarmoni Orkestraları eşliğindeki konserleriyle dinleyenleri büyüledi. BBC tarafından 2016-2018’in Yeni Kuşak Sanatçısı seçilen Ioniță yeni sezonda BBC Orkestralarıyla çalacak; ayrıca Marlboro Müzik Festivali’nin konuğu olacak. Hans von Bülow’un “tekniğin ve zarafetin, muhakeme ve orijinalliğin, mantık ve cazibenin buluştuğu eser” olarak değerlendirdiği Saint-Saëns 1.Viyolonsel Konçertosu’nun yanı sıra Islamey ve Rosenkavalier Süiti’nin seslendirileceği konser, birbiri ardına gelecek sıra dışı festival konserlerine adeta göz kırpıyor.

Açılış konseri öncesinde yapılacak ödül töreninde Evin İlyasoğlu’na 45. İstanbul Müzik Festivali Onur Ödülü ve Philip Glass’a Yaşam Boyu Başarı Ödülü takdim edilecek.

Renklerin sesi: Kandinsky & Chagall – 31 Mayıs Çarşamba I İş Sanat Konser Salonu I 20.00

45. İstanbul Müzik Festivali çok özel bir projeyle tüm festival dinleyicilerini müziği görmeye, resmi duymaya davet ediyor. “Sıradışı” temasına gönderme yapan; çizgilerin harekete geçtiği, notaların renklere büründüğü bu adeta düşsel konser 31 Mayıs Çarşamba saat 20.00’da İş Sanat Konser Salon’unda TSKB gösteri sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Bu özel projenin yaratıcısı, BBC Music dergisinin dünyanın en büyük 20 piyanisti arasında gösterdiği Mikhail Rudy. Soyut sanatın öncüsü Kandinsky 1928 yılında, Modest Mussorgski’nin Bir Sergiden Tablolar’ını Bütüncül Sanat’ın en başarılı örneklerinden kabul edilen bir kompozisyonla sahneye koydu. Bu işten günümüze sadece 16 suluboya çalışması ve reji talimatlarını içeren piyano partisyonu ulaştı. Kandinsky’den her zaman etkilenmiş olan Mikhail Rudy, Mussorgsky’nin müziğini bu suluboyalardan oluşturduğu video adaptasyonuyla bir araya getirdiği projesi Bir Sergiden Tablolar/Mussorgsky-Kandinsky’yi dinleyicilerin beğenisine sunacak. Konserin ikinci yarısında ise yine bir Mikhail Rudy projesi olan Renklerin Sesi, Marc Chagall’ın Garnier Operası’nın ihtişamlı tavan resminin eskizlerinden oluşan bir animasyonla görsel ve işitsel sanatın sentezini sunmaya devam edecek. Rudy, Chagall’ın Mozart, Gluck, Wagner, Ravel, Debussy ve daha birçok bestecinin eserlerinden sahneleri resmettiği Paris Operası tavan resimlerinin yayınlanmamış eskizleriyle yarattığı animasyona yine aynı bestecilerin eserleri ile eşlik ederken stiller ve renkler arası geçişin en güzel örneklerinden birini sunuyor.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında İstasyon Sanat Akademisi Resim ve Grafik Bölüm Başkanı Hülya Düzenli, Yenilenen Yorumlar başlıklı konuşması 31 Mayıs Çarşamba Renklerin Sesi: Kandinsky & Chagall konseri öncesi, saat 19.00’da İş Sanat Konser Salonu Fuayesi’nde gerçekleştirilecek.

Londra Oda Orkestrası & Alina Pogostkina – 1 Haziran Perşembe I Aya İrini Müzesi l 20.00

Londra Oda Orkestrası’nın müzikal deneyimi ve Alina Pogostkina’nın müzikal duyarlılığı ile baştan sona Beethoven eserlerine adanmış bir program 1 Haziran Perşembe günü Türkiye İş Bankası gösteri sponsorluğunda Aya İrini Müzesi’nde müzikseverle buluşacak. Christopher Warren-Green’in liderliğindeki Londra Oda Orkestrası, İngiltere’nin en eski profesyonel oda orkestrası olduğu gibi yenilikçi bakış açısının yanında dinleyici ve orkestra arasındaki bariyeri kırma misyonuyla da tanınıyor. Aralarında Stravinski, Respighi, de Falla, Prokofiev ve Hindemith’in de bulunduğu pek çok ünlü bestecinin eserlerinin ilk seslendirilişlerini gerçekleştiren Londra Oda Orkestrası, Avrupa, Amerika ve Uzakdoğu’ya gerçekleştirdiği turnelerde geleneksel repertuvara sahip çıkarken birçok yeni eserin prömiyeriyle de eski ve yeni arasında köprüler kuruyor. Klasik müzik dünyasının en önemli yarışmalarından 9. Sibelius Yarışması’ndaki birinciliğiyle kısa sürede festivallerin ve büyük konser salonlarının aranan isimlerinden biri olan Alina Pogostkina ise Vladimir Ashkenazy, Gustavo Dudamel, Paavo Järvi gibi önemli şefler yönetiminde seslendirdiği klasik repertuvarın yanı sıra çağdaş müzik tutkunu.

Gülistan – 2 Haziran Cuma I Galata Mevlevihanesi Bahçesi I 21.00

45. İstanbul Müzik Festivali geleneksel müziğin de en güzel örneklerini sunuyor. Osmanlı İmparatorluğu ve İran arasındaki yüzyıllar sürmüş kültür diyaloguna bir övgü niteliğinde olan Gülistan, geleneksel makam ve usul özelliklerine bağlı kalarak bu mirasa çağdaş bir yorum getiriyor. Büyük bir süit formunda sunulurken eski fasıl geleneğine de vurgu yapan bu müzik, Kayhan Kalhor, Derya Türkan ve Sokratis Sinopoulos’un bestelerinden oluşan bir repertuvarla, 2 Haziran Cuma akşamı ECA-Serel gösteri sponsorluğunda tarihi ve ruhani dokusuyla Galata Mevlevihanesi Bahçesi’nden semaya yükselecek.

Osmanlı müziği yorumları kadar emprovizasyonları ile de tanınan kemençe virtüözü Derya Türkan, Kudsi Erguner, Renaud Garcia Fons, Uğur Işık, Jordi Savall ve Erkan Oğur gibi isimlerle de dünya çapında ses getiren pek çok albüm çalışmasına imza attı. Berlin Filarmoni, Essen Filarmoni, Amsterdam Concertgebouw da dâhil, pek çok önemli müzik merkezinde konserler verdi. Yönetmenliğini Cem Yılmaz’ın yaptığı Yahşi Batı filminin Türk müziği direktörlüğü yapan Türkan, Ben Afleck’in yönetmen koltuğunda olduğu Argo filminin ise özgün müziklerini icra etti. İran müziğinin yaşayan en büyük temsilcilerinden biri kabul edilen Kayhan Kalhor ise geniş yorum yelpazesi, kemençe, sitar ve acem kemanındaki virtüözitesi ile kültürel sınırları aşan bir sanatçı. Kalhor, gerek kurucusu olduğu Ghazal ve The Masters of Persian Music topluluklarıyla gerekse ünlü viyolonselci Yo-Yo Ma ile çalıştığı İpek Yolu Projesi albümleri ile defalarca Grammy’ye aday gösterildi. İcracılığının dışında beste de yapan Kalhor’un da birçok film müziğinin altında imzası bulunmakta. Sokratis Sinopoulos Bizans müziği ve klasik gitarla başladığı müzik eğitimini lyra (İstanbul kemençesi) ile sürdürdü. Enstrümanındaki ustalığı ve geleneksel Yunan müziğinden, caza ve klasik müziğe uzanan müzik profiliyle alanındaki en önemli isimlerden olan Sinopoulos halen farklı gruplarla Yunan demotiko ve rembetiko icra ediyor; çeşitli tiyatro oyunları ve modern dans için müzikler yazıyor. Konserde topluluğa konuk sanatçı olarak katılacak Ali Bahrami Fard ise nadir duyulan bir çalgı olan bas santurundaki mükemmel tekniği ve enfes ses kalitesiyle uluslararası çapta üne sahip.

Müzik Rotası

3 Haziran Cumartesi
*Kahvaltı 09.00-10.20

Konserler:

Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi I 11.00 ve 12.00
Sait Halim Paşa Yalısı I 12.10 ve 13.10
Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi I 13.10 ve 14.10
Panayia Rum Ortodoks Kilisesi I 14.10 ve 15.10
Avusturya Kültür Ofisi I 15.10 ve 16.10

İstanbul Müzik Festivali’nin geçen yıl başlattığı, büyük ilgi ve heyecanla karşılanan Müzik Rotası, pusulasını bu yıl Yeniköy’e çeviriyor, müziğin ve tarihin peşinde dinleyicilerini hem göze hem de kulağa hitap eden bir yolculukla İstanbul’un saklı güzelliklerini keşfetmeye davet ediyor. Müzik Rotası’nın ilk durağı 1760’ta inşa edilen ve halen faal durumda olan Küd Dıpo Surp Asdvadzadzin Ermeni Kilisesi. Henüz 13 yaşındayken 38. İstanbul Müzik Festivali’nin açılışını yapan, Vladimir Ashkenazy ile Berlin Filarmoni Orkestrası eşliğinde konser veren, Lorin Maazel ve Zubin Mehta gibi şeflerden övgü dolu yorumlar almış olan 1997 doğumlu Elvin Hoxha Ganiyev, Bach’ın keman sonatlarıyla Müzik Rotasını başlatacak. 19. yüzyıl mimari zarafetini yansıtan Sait Halim Paşa Yalısı’nın Büyük Salonu’nda gerçekleşecek ikinci konserde Citta di Prato Oda Orkestrası’nın yaylı grubu üyeleri dinleyicilerle buluşacaklar. Müzik Rotası kâşifleri, uzun süre kapalı kalan ve 2010 yılında tekrar ibadete açılan Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi’ni Mozart’ın “gözyaşları arasından gülümseyen” La Majör Klarnet Beşlisi’ni dinleyerek görme ayrıcalığına kavuşacaklar. Bu konserin solistleri ise 2009 yılında kurulan ve 2016 Donizetti Ödülleri’nde Yılın Oda Müziği Grubu ödülü ile başarılarına bir yenisini ekleyen Semplice Quartet ve İngiliz Kraliyet Müzik Okulu yüksek lisans mezunu klarnetçi And Karabacak. Dördüncü durak olan Yeniköy Panayia Rum Ortodoks Kilisesi’nde ise yükselen kariyerleri ile iki genç yıldız bir araya gelecek: 2015 Leyla Gencer Şan Yarışması’nda kazandığı ödüllerle 44. İstanbul Müzik Festivali’nin Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası projesinde yer alan soprano Ayşe Şenogul ve uluslararası yarışmalardaki birincilikleri ile dikkat çeken 26 yaşındaki arpçı Merve Kocabeyler. Müzik Rotası 19. yüzyıl ortalarında inşa edilen Avusturya Kültür Ofisi’nde son bulacak. Burada da Fidelio Yarışması’nda yakaladığı başarıyla adını duyuran, Viyana Konzerthaus, Musikverein gibi önemli merkezlerde konserler veren genç, enerjik ve karizmatik Viyanalı topluluk Trio Immersio rotayı Romantik dönemden bir programla noktalayacak. Müzik Rotası konserleri bluechip Creative Events gösteri sponsorluğunda 3 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecektir.

*Biletleri ayrıca satışa sunulacak Sait Halim Paşa Yalısı’ndaki kahvaltı programı esnasında Hıristiyanlık tarihi ve arkeolojik turlar uzmanı Mert Taner, Yeniköy azınlıkları, kiliseleri ve Sait Halim Paşa Yalısı hakkındaki bir sunum yapacak.

“Sonsuz aşk” – 4 Haziran Pazar I Kapalıçarşı, Kalpakçılar Caddesi I 18.00

Sıra dışı mekânlarda yaşattığı müzik deneyimlerine bir yenisini daha ekleyen İstanbul Müzik Festivali sizleri dünyanın en eski ve en büyük kapalı çarşılarından biri Kapalıçarşı’nın 555 yıllık sokaklarında tınlayacak tasavvuf müziğinin eskiden yeniye en güzel örneklerini dinlemeye davet ediyor. Sonsuz Aşk konseri 4 Haziran Pazar günü saat 18.00’da ECA-Serel gösteri sponsorluğunda Kapalıçarşı’da gerçekleştirilecek. Mistik yaklaşımlar temeline oturan manevi ve müzikal içselliklerin ön planda şekillendiği bu projenin yaratıcısı olan Şimdi Ensemble, usta arp sanatçısı Şirin Pancaroğlu ve okuyucu ve besteci Bora Uymaz tarafından kuruldu. Dinleyicilerine müziği kalpleriyle duymayı vadeden topluluk, ânı yakalamayı, müziği tüm hücreleriyle yaşamayı ve bunu hissettirmeyi amaçlıyor. Şimdi Ensemble’ın Almanya ve Türkiye’de eş zamanlı olarak yayınlanan Eternal Love albümündeki eserlerinden oluşan program, eskiden yeniye ilahi örnekleri sunarken, topluluk üyelerinin bestelerine de yer veriyor. Projenin konuk sanatçısı Fransız Michel Godard ise Orta Çağ’dan bir dini müzik çalgısı olan serpent ve tuba ile topluluğa dâhil oluyor.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında profesyonel turist rehberi Mert Taner Kapalıçarşı’nın tarihi hakkındaki konuşması saat Kapalıçarşı, Kalpakçılar Caddesi’nde 17.00’da başlayacak.

Hafta sonu klasikleri – 4 Haziran Pazar I Avusturya Kültür Ofisi I 11.00 , 10 Haziran Cumartesi I bomontiada I 11.00

Kısa sürede İstanbulluların heyecanla beklediği etkinlikler arasında yerini alan Hafta Sonu Klasikleri,4 Haziran Pazar ve 10 Haziran Cumartesi günleri gerçekleştirilecek ücretsiz konserlerle dinleyicileriyle buluşmaya devam ediyor.

4 Haziran Pazar günü Avusturya Kültür Ofisi’nde gerçekleştirilecek Hafta Sonu Klasikleri’nin ilkinde dinleyicileri Vira Zhuk, Anna Maria Niemec ve Mariam Vardzelashvili tarafından kurulan Trio Immersio karşılayacak. Viyana Konzerthaus, Musikverein, Vivaldi Hall ve Kiev Filarmoni’de dinleyenlerin beğenisini kazanan üç müzisyenin başarısının en önemli kaynağı memleketleri Gürcistan, Polonya ve Ukrayna’nın kültürel ve müzikal etkilerini Viyana oda müziği ekolünde harmanlayarak ortaya çıkardıkları zengin sentez. Trio Immersio Viyana Klasikleri’nin önde gelen temsilcilerinden Haydn’ın en bilinen piyanolu üçlülerinden Çingene, Mozart’ın ustalık döneminin bir ürünü olan Si bemol Majör Piyanolu Üçlü ve kültür ve sanat başkenti Viyana’nın etkisinde yazılmış Brahms’ın Do minör Trio’sunu seslendirecekler. Hafta Sonu Klasikleri 10 Haziran Cumartesi günü ilk kez bomontiada’da dinleyicilerle buluşacak. Geçtiğimiz festivalde Beethoven Akademi Orkestrası eşliğindeki performansıyla dinleyicileri büyüleyen yıldız piyanist Herbert Schuch bu festivalde bir sürpriz yaparak piyanist eşi Gülru Ensari ile birlikte Hafta Sonu Klasiklerinde dinleyicilerle buluşacak. Günümüzün en uyumlu piyano ikililerinden, uluslararası festivallerin gözde konukları Herbert Schuch ve Gülrü Ensari, Haziran sabahında Almanya’dan Türkiye’ye kâh neşeli kâh duygusal bir müzikal yolculuğa çıkacak.

* Avusturya Kültür Ofisi mekân kapasitesi sınırlı olduğundan lütfen rezervasyon.iksv.org üzerinden kayıt yaptırınız.

La Stravaganza – 5 Haziran Pazartesi I Zorlu PSM Drama Sahnesi I 21.00

Soqquadro Italiano müzik türleri arasındaki sınırı görünmez hale getirip buna dans ve teatral öğeleri de ekleyerek disiplinlerarası etkinlikleriyle dikkat geçen bir topluluk. Soqquadro Italiano, Antonio Vivaldi’nin müziklerine adanan yeni projeleri La Stravaganza, Bell Holding ve Organik Holding gösteri eş sponsorluğunda 5 Haziran Pazartesi akşamı Zorlu PSM Drama Sahnesi’nde olacak. İtalyan şef Ricarda Muti’nin yönlendirmesi üzerine kurulan ve vokal repertuvarının genişliği ile dikkat çeken Prato Şehri Oda Orkestrası’nın Soqquadro Italiano’ya eşlik edeceği bu konserde, festival izleyicilerini tam anlamıyla bir müzikal ve görsel şölen bekliyor. Kurulduğu 2011 yılından beri barok müzikten caza, geleneksel İtalyan müziğinden popa uzanan geniş repertuvarı ile Gent Festivali, Rotterdam Operadagen, Yaroslavl Uluslararası Bashmet Festivali ve Halle Handel Festivali gibi belli başlı festivallerin konuğu oldu. Yaratıcıları Claudio Borgianni ve Vincenzo Capezzuto da alışılmışın dışında kariyerleriyle dikkat çeken topluluk, günümüzün en özgün ve başarılı erken dönem müziği toplulukları arasında yer alıyor. Dans ve şan kariyerlerini bir arada sürdüren Vincenzo Capezzuto Avrupa Barok Orkestrası’nda ve Accordone Ensemble ile Uluslararası Salzburg Müzik Festivali’nde hem dans hem de şan performanslarıyla yer aldı. Devamlı konuk sanatçısı olduğu L’Arpeggiata Topluluğu ile birçok kayda imza atarken New York Carnegie Hall, BBC Proms ve Londra Wigmore Hall gibi önemli konser salonlarında dinleyicilerle buluştu. Amerikan yazar Donna Leon’un projesi Gondola’da Cecilia Bartoli ve Riccardo Minasi yönetimindeki Pomo d’oro Barok Orkestrası ile bir araya geldi.

Goldberg Çeşitlemeleri – 7 Haziran Çarşamba I Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall I 21.00

Çeşitleme sanatının doruk noktası, Bach’ın dehasını bir kez daha gözler önüne seren Goldberg Çeşitlemeleri, ilginç bestelenme hikâyesinin yanı sıra Artur Schnabel’den Glenn Gould’a birçok virtüözün göz bebeği. Eser bu konserdeİzlanda Yılın Müzisyeni Ödülü sahibi, yükselen yıldız piyanist Víkingur Ólafsson tarafından yorumlanacak. Bach’ın müzikal mirasına ve yaratıcı zekâsına saygı niteliğindeki konser, 7 Haziran Çarşamba saat 21.00’da Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’da Işıklar Holding gösteri sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Julliard mezunu olan Víkingur Ólafsson’un ünlü bas Kristinn Sigmundsson ile albümü Winterreise 2012 İzlanda Müzik Ödülleri’nde Yılın En İyi Albümü ödülüne layık görüldü; 2015 yılında Deutsche Grammophone için Stravinski’nin tüm solo eserlerini kaydettiği albüm eleştirmenlerden tam not aldı. Konser sahneleri dışında birçok yenilikçi projeye imza atan Ólafsson’un işbirliği yaptığı besteciler arasında ise Philip Glass, Mark Simpson ve Daníel Bjarnason gibi isimleri saymak mümkün. Şubat 2016’dan beri İsveç Vinterfest’in sanat direktörlüğünü üstlenen Ólafsson, kurucusu olduğu Reykjavík Midsummer Music’in direktörlüğü görevine de halen devam etmekte. 2016/17 konser sezonu programında NDR Elbphilharmonie Orkestrası ile bir dünya prömiyeri, Los Angeles Filarmoni, İzlanda Senfoni Orkestrası ve MDR Senfoni Orkestrası ile konserlerin yanı sıra Viyana Konzerthaus ve Hamburg Elbphilharmonie’deki resitalleri dikkati çekmekte.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve Bilim Yazarı Prof. Dr. Cem Say’ın “Dehâ Programlanabilir mi?” başlıklı konuşması Boğaziçi Üniversitesi Demir Demirgil Tiyatro Salonu’nda saat 18.00’da, şair ve yazar Enis Batur’un Goldberg Çeşitlemeleri üzerine konuşması 19.00’da Boğaziçi Üniversitesi Kriton Curi Salonu’nda gerçekleştirilecek. Konuşmaların ardından dinleyiciler Kennedy Lodge tarafından organize edilen yemeğe katılabilirler. Yemek biletlerinin satış ve rezervasyonu Kennedy Lodge tarafından yapılacaktır.

Festival buluşması – 8 Haziran Perşembe I Süreyya Operası I 20.00

İstanbul Müzik Festivali birbirinden yetenekli sanatçıları sadece festivale özel projelerde bir araya getiren Festival Buluşmaları serisinde tekrarı olmayacak bir müzik deneyimi sunmaya devam ediyor. Her bir sanatçının müzikal dilinin Brahms ve Schubert’in oda müziği eserlerinde iç içe geçeceği bu buluşma 8 Haziran Perşembe günü Süreyya Operası’nda Canan Park İmregün ve Eva Barlas sponsorluğunda gerçekleşecek.

2012’de Aydın Gün Teşvik Ödülü’nü kazanan, Eylül 2016’da Berlin Deutsche Senfoni Orkestrası konzertmeister yardımcılığına getirilen kemancı Hande Küden ile Berlin Filarmoni veNew York Filarmoni’deki solo kontrbas görevlerinden sonra 2014/15 sezonu itibarıyla Münih Filarmoni Orkestrası’nın kontrbas grup şefi olan Fora Baltacıgil ve Bonn Beethovenhaus, Zürih Tonhalle, Bozar-Brüksel dâhil önemli müzik merkezlerinde sahneye çıkan piyanist Gülru Ensari bu buluşmaya Almanya’dan katılan genç kuşak Türk sanatçılar. Eğitimini Norveç’te sürdüren çellist Dorukhan Doruk da Verbier, Schleswig-Holstein gibi önemli festivallere konuk oluyor. Buluşmaya Türkiye’den katılan sanatçılar ise Ankara Devlet Opera ve Balesi’ndeki konzertmeisterlik görevinin yanı sıra resitaller ve oda müziği konserleri veren kemancı Erkin Onay ile Borusan Quartet’in üyesi olarak yurtiçi ve yurtdışında konserlerine devam eden viyolacı Efdal Altun.Bu büyük buluşmanın yabancı konukları Münih Filarmoni Orkestrası’nın viyola grup şefi Jano Lisboa ile ünlü viyolonselci Christian Poltéra. Solist olarak Viyana Senfoni, BBC Filarmoni, Los Angeles Filarmoni, Leipzig Gewandhaus gibi önemli orkestralar ile konserler veren Poltéra, BBC Proms, Lucerne, Berlin ve Viyana Festivallerinin beğenilen konuklarından.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında yazar Nilüfer Kuyaş, “Romantizmden Modernizme” başlıklı konuşması saat 19.00’da Süreyya Operası Üst Fuayesi’nde gerçekleştirilecek.

St. Petersburg Rus Oda Filarmonisi & Hüseyin Sermet & Vassilis Varvaresos: “Sol Elim” – 9 Haziran Cuma l Aya İrini Müzesi l 20.00

İstanbul Müzik Festivali’nin, St. Petersburg Rus Oda Filarmonisi’niağırlayacağı iki konserin ilki festivalin temasına da gönderme yapacak. St. Petersburg Rus Oda Filarmonisi9 Haziran Cuma akşamı Mercedes Benz Türk A.Ş. gösteri sponsorluğunda vereceği ilk konserinde dinleyicilerini cesaret ve umut dolu bir yolculuğa davet ediyor.

I. Dünya Savaşı’nda sağ kolunu kaybeden Avusturyalı piyanist Paul Wittgenstein pes etmeyerek, Sibirya’da kaldığı esir kampında ve sonrasında yeni çalma teknikleri üzerinde çalışarak beş parmakla çalması imkânsız sayılabilecek akorları çalabilir hale geldi. Piyano parçalarını sadece sol el için yeniden düzenleyen Wittgenstein için pek çok besteci de eserler yazdı. Bu eserlerden biri olan Ravel’in Sol El için Piyano Konçertosu, 30 yılı aşan kariyeri boyunca 5 kıtada sayısız resitale, önemli orkestralar ve şeflerle konserlere imza atmış olan ve izlenimci müziğin en iyi yorumcularından Hüseyin Sermet’in akıcı ve güçlü yorumunda tekrar hayat bulacak. Wittgenstein adına yazılan bir diğer eser olan Prokofiev’in 4 Numaralı Sol El için Konçertosu’nu ise kuşağının gelecek vadeden piyanistleri arasında gösterilen ve Türkiyeli dinleyicileriyle ilk defa bu konserde bir araya gelecek olan Yunan piyanist Vassilis Varvaresos yorumlayacak. George Enescu Piyano Yarışması’nın 2014 birincisi Vassilis Varvaresos, müzikalitesi ve virtüözitesi arasında kurduğu dengeyle müzik otoritelerinin övgülerini topluyor. St. Petersburg Konservatuarı’nın mezunları tarafından kurulan St. Petersburg Rus Oda Filarmonisi, Schleswig-Holstein, Rheingau ve Beyrut Al Bustan Festivallerinin konuğu olan ve topluluğun 1998’den beri müzik direktörlüğünü üstlenen Rusya’nın en önemli şeflerinden Juri Gilbo’nun yönetiminde sahne alacak.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında müzik yazarı ve İstanbul Müzik Festivali Danışma Kurulu üyesi Aydın Büke“Paul Wittgenstein için Konçertolar” başlıklı konuşması Aya İrini Müzesi Ön Avlusu’nda saat 19.00’da gerçekleştirilecek.

St. Petersburg Rus Oda Filarmonisi & Alexandre Kniazev – 10 Haziran Cumartesi I Aya İrini Müzesi I 20.00

St. Petersburg Rus Oda Filarmonisi, 10 Haziran Cumartesi günü Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek ikinci konserinde efsane çellist Rostropoviç’in vârisi olarak gösterilen Alexandre Kniazev’le buluşacak. Gerek viyolonsel gerekse org virtüözü olarak saygın bir kariyere imza atan sıra dışı sanatçı Alexandre Kniazev uluslararası konser salonları ve festivallerin aranan konukları arasında. Çaykovski, Güney Afrika UNISA ve Floransa Cassado Yarışmaları’nda ödüller kazanan Kniazev şimdi ise bu yarışmaların jüri koltuğunda oturuyor. Kayıtları ile ECHO Klassik, Diapason d’Or ve Gramophone ödüllerinin sahibi olan çellist, Evgeny Kissin, Vadim Repin ve Boris Berezovsky’nin de aralarında bulunduğu birbirinden değerli müzisyenlerle oda müziği çalışmalarına devam ediyor.Rus ekolüne özgün yoğun anlatım, virtüözite ve Rus yaylıları tınısını bünyesinde barındıran St. Petersburg Rus Oda Filarmonisiyine şef Juri Gilbo yönetiminde olacak.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında romancı ve tıp doktoru Ercüment Cengiz’in “Roman Sanatı Resim midir, Müzik mi?” başlıklı konuşması Aya İrini Müzesi Ön Avlusu’nda saat 19.00’da gerçekleştirilecek.

Çellİstanbul / Cello4Berlin – 11 Haziran Pazar I Aya İrini Müzesi I 20.00

Berlin Filarmoni Orkestrası üyelerinden oluşan viyolonsel dörtlüsü Cello4Berlin’i Çellistanbul ile buluşturan konser 11 Haziran Pazar günü saat 20.00’da Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Festival, dinleyicilerini klasik müzik repertuvarının en sevilen eserlerinin yeni düzenlemelerinden oluşan bir programla sekiz viyolonselin güçlü, derin ve estetik tınısının tadını çıkarmaya davet ediyor. Dünyanın en iyi orkestralarından biri kabul edilen Berlin Filarmoni’nin iki defa ECHO Klassik ödülünü kazanan 12 Çellist topluluğunun dört üyesi, Cello4Berlin adı altında kurdukları yeni topluluklarıyla klasikten caza, tangodan avangard müziğe dokundukları her alana kaliteleri ile imza atmaya devam ediyorlar. 2002 yılında Murat Berk tarafından kurulan Çellistanbul, Türkiye’nin dört bir yanında dinleyicilerle buluştu; İstanbul Müzik Festivali’nin yanı sıra Eskişehir, D-Marin ve Kıbrıs Müzik Festivallerine konuk oldu. Adeta bir mozaiği andıran repertuvarları ile Julian Lloyd Webber, Xavier Phillips, soprano Pervin Çakar gibi solistlerle konserler verdi.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında şarkıcı, şarkı yazarı ve senarist Tuna Kiremitçi’nin “Çello Sevgisi” başlıklı konuşması Aya İrini Müzesi Ön Avlusu’nda saat 19.00’da gerçekleştirilecek.

Mozart’tan Ellington’a – 12 Haziran Pazartesi I Aya İrini Müzesi I 21.00

Mozart’tan Ellington’a konserinde, müzikal sınırları keşfetme aşkıyla bir araya gelen genç ve virtüöz müzisyenlerden oluşan Geneva Camerata (GECA) ile şef ve piyanist David Greilsammer yenilikçi ve maceraperest caz piyanisti Yaron Herman’la güçlerini birleştiriyor. Baroktan klasik döneme, çağdaş müzikten caza uzanan köprüler kuran konser 12 Haziran Pazartesi saat 20.00’da Aya İrini Müzesi’nde olacak. Günümüzün en ilgi uyandıran caz piyanistlerinden Yaron Herman, Geneva Camerata ile imza attıkları ezber bozan projelerinin çıkış noktasını: “Müzik tarzları arasında köprüler kurmak!” olarak ifade ediyor. New York Times’ın, “Scarlatti: Cage: Sonatlar” resitalini yılın en önemli on müzikal olayından biri olarak gösterdiği David Greilsammerise 2013’ten beri Geneva Camerata’nın müzik ve sanat direktörlüğünü sürdürüyor. Konser sezonu boyunca, Emmanuel Pahud, Andreas Scholl, Patricia Kopatchinskaja, Daniel Hope, Christian Tetzlaff gibi prestijli müzisyenlerle bir araya gelen orkestra performanslarını modern dans, tiyatro, video ve görsel sanatlarla birleştirerek disiplinlerarası projeler sunuyor.

Yıldızlarla Oda Müziği: Papavramı & Phillips & Guy – 13 Haziran Salı I Süreyya Operası I 20.00

İstanbul Müzik Festivali klasik müziğin yıldızlarını festival dinleyicileriyle buluşturmaya devam ediyor. Virtüözitesiyle nefes kesen Tedi Papavrami, efsane çellist Rostroprovich’in gözbebeği Xavier Phillips ve ünlü Beethoven yorumcusu piyanist François-Frédéric Guy festivalde bir araya geliyor. Dâhi çocuk olarak kariyerine başlayan, teknik ustalığı ve derin müzikalitesiyle övgüler toplayan Tedi Papavrami, Bavyera Radyo Senfoni ve Bamberg Senfoni gibi dünyanın belli başlı orkestraları eşliğinde verdiği konserlerin yanı sıra Martha Argerich, Maria João Pires, Gary Hofmann gibi klasik müziğin efsane isimleriyle birlikte oda müziği yapıyor. Aynı zamanda ödüllü bir çevirmen, yazar, aktör ve eğitmen kimliğiyle tanınan Papavrami’nin dilimize de çevrilen Solo Keman için Füg adlı bir otobiyografik çalışması da bulunuyor. Uluslararası Çaykovski ve Rostropoviç Yarışması da dâhil olmak üzere birçok uluslararası yarışmada ödül kazanan çellist Xavier Phillips, efsane çellist Mstislav Rostropovich’in desteğiyle La Scala Filarmoni, Mariinsky Orkestrası, New York Filarmoni ve Chicago Senfoni Orkestrası ile verdiği konserlerle müzik dünyasına adım attı. Valery Gergiev, Riccardo Muti, Kurt Masur gibi şeflerle birlikte çalışan ve 2015 Grammy adaylığı bulunan Phillips, kayıtları ile Le Monde de la Musique Choc ve Grand Prix du Disque ödüllerinin sahibi oldu. Alman romantiklerinin fakat bilhassa Beethoven’ın usta yorumcusu François-Frédéric Guy Beethoven’ın tüm 32 piyano sonatını kaydetti. Guy, Bonn Beethovenfest, Printemps des Arts de Monte‐Carlo ve Varşova Chopin Festivallerinin düzenli konukları arasında yer alıyor. Paris Orkestrası, Londra Filarmoni ve Lüksemburg Filarmoni gibi seçkin orkestralarla çalan Guy, son yıllarda verdiği konserlerde hem yorumcu hem de şef olarak yer alıyor.

İlk kez 2012’de Beethoven projesi için bir araya gelen üçlü, o günden beri birlikte oda müziği ve kayıt çalışmalarına devam ediyor. Uluslararası basında övgü dolu yorumlarla yer almakta. Geçtiğimiz senelerde festivalin konuğu olan ve unutulmayan bir konser veren üç yıldız, bir kez daha festival izleyicileriyle 13 Haziran Salı günü Süreyya Operası’nda MMK Metalurji gösteri sponsorluğunda buluşacak.

Ebène Quartet & Matthias Goerne: “Schubert Liedler” – 14 Haziran Çarşamba I Süreyya Operası I 20.00

45. İstanbul Müzik Festivali, usta Schubert yorumcusu Matthias Goerne ve benzersiz enerjisi ile Ebène Quartet’in yeni bir düzenlemeyle sunacakları Schubert Lied’lere ev sahipliği yapacak.

New York Times’ın “Kolaylıkla caz orkestrasına dönüşebilen bir yaylı çalgılar dörtlüsü” olarak nitelendirdiği Ebène Quartet Gramophone, ECHO Klassik, Victoire de la Musique ve Midem Klasik ödüllerinin sahibi. Ebène Quartet Fiction albümünde Stacey Kent ve Luc Casal’ın yanı sıra film yıldızı Fanny Ardant ile işbirliği yaparken Philippe Jaroussky ile kaydettiği lied albümüyle de 2016 BBC Music Magazine ödülünü kazandı. Geniş repertuvarı, tonunun dolgunluğu ve yumuşaklığı ile alanının en çok aranılan isimlerinden olan bariton Matthias Goerne, saygın festivallerin ve Covent Garden, Metropolitan Operası gibi önemli sahnelerin düzenli konuğu. Amsterdam Concertgebouw, Londra Filarmoni ve Gewandhaus gibi orkestralarla konserlerin yanı sıra önemli piyanistlerle işbirliği içinde olan Goerne’nin kayıtları Grammy, ECHO Klassik ve ICMA ödüllerini alırken Schubert liedlerini seslendirdiği 12 CD’lik serisi vokal müziğin mihenk taşları arasında yerini aldı.

2016 yılında aynı projeyle başarılı bir kayda imza atan Ebène Quartet ve Matthias Goerne’ye Academie de Contrebasse’ın kurucusu ünlü kontrbasçı Laurène Durantel’in de katılacağı konser tüm oda müziği ve lied severler için kaçırılmaması gereken bir müzikal buluşma.14 Haziran Çarşamba günü Süreyya Operası’nda gerçekleşecek.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında şair Küçük İskender’in “Şiir ve Şarkı” başlıklı konuşması Süreyya Operası Üst Fuayesi’nde saat 19.00’da gerçekleştirilecek.

Fazıl Say – 15 Haziran Perşembe I Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı I 20.00

“Sıradışı” teması etrafında kurgulanan İstanbul Müzik Festivali en sıra dışı sanatçılardan Fazıl Say’ı konuk edecek. Le Figaro gazetesinin 21. yüzyılın en büyük sanatçılarından biri olarak gösterdiği Say, gerek icracı gerekse besteci olarak beş kıtada sayısız ülkeye konuk olurken Amerika, Avrupa ve Asya’nın tanınmış tüm orkestraları ve önde gelen şefleriyle konserler veriyor. Sanatçının geniş repertuvarı Bach’tan Viyana Klasiklerine, Romantiklerden kendi bestelerinin de arasında bulunduğu çağdaş eserlere kadar uzanıyor. Yorumcu ve besteci kimliğiyle Dortmund Konzerthaus, Berlin Konzerthaus, Hessischer Rundfunk ve son olarak da 2015/16 sezonunda Alte Oper Frankfurt’ta yerleşik sanatçı ünvanıyla konserler veren Say, Schleswig-Holstein Müzik Festivali’nden Rheingau Müzik Festivali’ne, Bodensee’den, Paris, Tokyo, Hamburg’a çeşitli festivallerin ve adına yapılan etkinliklerin odak noktasında yer aldı. Övgülerle karşılanan albümleri Le Monde de la Musique, Diapason d’Or, Le Monde ve üç Echo Klassik de dâhil olmak üzere pek çok ödül kazandı. Salzburg, Gstaad, Verbier festivallerinin sürekli konuğu olan sanatçının 2017 programında Champs-Elysées Tiyatrosu, Viyana Konzerthaus, Amsterdam Concertgebouw ve Berlin Filarmoni Salonu gibi seçkin merkezlerde vereceği resitaller de yer alıyor. Fazıl Say’a geçtiğimiz günlerde sunulan İnsan Hakları, Barış, Özgürlük, Yoksullukla Mücadele ve Kaynaştırma için Beethoven Ödülü sanatçının müzikal misyonunu uluslararası düzeyde bir kez daha teyit eder nitelikte.

Debussy’nin ve Ulvi Cemal Erkin’in prelüdleri, Chopin’in noktürnleri ile Ahmed Adnan Saygun’un Fazıl Say’ın yorumunda yeniden can bulacak. Fazıl Say, 15 Haziran Perşembe günü saat 20.00’da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda bir kez daha festival takipçileriyle buluşacak.

Bir prömiyer: Philip Glass 11. Senfoni – 16 Haziran Cuma I Aya İrini Müzesi I 20.00

*Türkiye Prömiyeri

İstanbul Müzik Festivali, 2011 yılından bu yana, sanatsal üretime ve çağdaş müzik repertuvarının genişlemesine katkıda bulunmak amacıyla verdiği eser siparişlerine 45. yaşını kutlayacağı 2017’de bir yenisi daha ekliyor. İstanbul Müzik Festivali’nin Bruckner-Linz Orkestrası, Liverpool Kraliyet Orkestrası ve Queensland Senfoni Orkestrası’yla ortak siparişi, Philip Glass’ın 11. Senfoni’sinin Türkiye prömiyeri ve ardından bestecinin Keman ve Viyolonsel İçin İkili Konçertosu’nun Türkiye’deki ilk seslendirilişi ile baştan sona bir prömiyer akşamı sunuyor. Bu konser 16 Haziran Cuma akşamı Borusan Holding sponsorluğunda Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

2017 yılında 80. yaşını kutlayan Philip Glass, bestelediği operalar, senfoniler ve oda müziği eserlerinin yanı sıra Allen Ginsberg’den Woody Allen’a, Paul Simon’dan David Bowie’ye pek çok sanatçıyla önemli işbirlikleri de gerçekleştirdi. The Truman Show, The Hours, Notes on a Scandal, Kundun gibi pek çok filmin müziklerine de imza atan Glass, çağımızın müzikal ve entelektüel hayatı üzerinde sıra dışı ve benzersiz bir etki yapmıştır. Eserleriyle Akademi Ödülleri, Golden Globe, BAFTA ve Emmy Ödülleri gibi birçok ödüle aday gösterilen Amerikalı besteci çağımızın en önemli sanatçıları arasında yer alıyor. Philip Glass’ın son eseri 11. Senfoni’yi Sascha Goetzel yönetimindeki İstanbul Müzik Festivali Yerleşik Orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası yorumlarken Glass’a adanacak gecede bestecinin Keman ve Viyolonsel İçin İkili Konçertosu’nu solistler Mari Samuelsen ile Håkon Samuelsen Türkiye’de ilk kez seslendirecek.

Konsere Doğru Konuşmaları kapsamında mimarlık ve sanat kuramcısı Aykut Köksal’ın “Modernizm Sonrası ve Müzik: Yinelemenin Dayanılmaz Cazibesi” başlıklı konuşması Aya İrini Müzesi Ön Avlusu’nda saat 19.00’da gerçekleştirilecek.

Festival Genç Solistini Sunar – 17 Haziran Cumartesi I Süreyya Operası I 18.00

Dünyanın en seçkin müzisyenlerini festival dinleyicileri ile buluşturan İstanbul Müzik Festivali, gelecek vadeden genç yetenekleri keşfetmeye devam ediyor. Genç müzisyenlere ulusal ve uluslararası sahnelerin kapılarını aralama şansı sunan Festival Genç Solistini Sunar projesi, yapılacak ulusal seçmelerde Türkiye’nin dört bir yanında ve yurtdışında eğitimlerini sürdüren 24 yaş altı viyolacılar arasından belirlenecek solisti konuk etmeye hazırlanıyor.

Sahneyi solistiyle olduğu gibi orkestrasıyla da gençlere bırakan bu konserde genç solistimize Dokuz Eylül Üniversitesi Senfoni Orkestrası (DESO) deneyimli şef Hakan Şensoy yönetiminde eşlik edecek.

15. yüzyıla uzanan tarihi ile en köklü enstrümanlardan biri olan, Bach ile “Rönesans”ını yaşayan, Hindemith ile yeni bir yüz kazanan viyola, bu konserle tekrar orkestra önündeki yerini alacak, yoğun ve derin tınısıyla genç solistimizin yorumunda müziksever kulaklara bir şölen yaşatacak. Viyola branşındaki ulusal seçme 29 Mart 2017 tarihinde gerçekleştirilecek ve program seçme sonrasında açıklanacaktır.

Sampling Baroque: Exposing Handel – 17 Haziran Cumartesi I bomontiada I 21.00

Musica Sequenza ve Burak Özdemir, Handel’in operatik aryalarının günümüzün müzik formları ve tınılarını kucakladığı projeleriyle 17 Haziran Cumartesi akşamı bomontiada’da ücretsiz olarak dinleyicilerle buluşacak. Handel’e adanan projenin yanı sıra Özdemir’in Bach’a olan kişisel saygısını sunduğu Sessiz Kantat çalışması festival izleyicilerine klasik müziğe yeni ve sıra dışı bir yaklaşımı tanıyacakları bir müzikal deneyim vadediyor. Musica Sequenza çağdaş müzikten elektro-akustiğe, modern danstan deneysel müzik tiyatrosuna sergilediği disiplinlerarası performanslarıyla Halle Handel Festspiele, Schaffhausen Bach Festivali, New York Lincoln Merkezi’nde sahneye çıktı; genç neslin nabzının attığı Berlin Radial System V ve Ostgut Berghain’in düzenli konukları arasında yerini aldı. Klasik müziği çevreleyen duvarları kırmayı hedef almış Musica Sequenza’nın sıra dışı kurucusu fagotçu Burak Özdemir, yorumculuğunun yanı sıra tutkulu bir elektro-akustik bestecisi.

Pumeza Marshizika & İlker Arcayürek – 18 Haziran Pazar I Lütfi Kırdar Kongre Ve Sergi Sarayı I 20.00

25. yılını kutlayan Tekfen Filarmoni Orkestrası, 18 Haziran Pazar akşamı Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Tekfen Vakfı gösteri sponsorluğunda bir konser gerçekleştirecek. Bünyesinde bir araya getirdiği farklı ülkelerden müzisyenlerle “3 Denizin Sesi” Tekfen Filarmoni Orkestrası, şef Aziz Shokhakimov yönetiminde Güney Afrikalı lirik soprano Pumeza Matshikiza ve 2016 Hugo Wolf Akademisi Şan Yarışması birincisi tenor İlker Arcayürek’i ağırlayacak.

The Independent’ın günümüzün en heyecan verici yeni operatik seslerinden olarak nitelendirdiği Pumeza Matshikiza Stuttgart Devlet Operası solist sanatçısı. Matshikiza geçtiğimiz sezonlarda Mimì (La Bohème), Micaёla (Carmen), Susanna (Figaro’nun Düğünü), Zerlina (Don Giovanni) ve Pamina (Sihirli Flüt) gibi rollerde sahneye çıktı. Decca Classics kayıt sanatçısı olarak 2014 ve 2016 yıllarında çıkardığı albümlerde opera repertuvarının vazgeçilmezlerinden Afrika ezgilerine kadar geniş bir yelpazede uzanıyor. “Yeni nesil yükselen yıldızlar” arasında ilk 10’a seçilen ve Opera Now dergisi tarafından altın sesli olarak tanımlanan tenor İlker Arcayürek, BBC Radyo 3’ün de 2017 yılı Yeni Nesil Sanatçıları arasında ilan edildi. Nürnberg Devlet Tiyatrosu sanatçısı olarak Rodolfo (La Bohème), Don Ottavio (Don Giovanni) gibi rollerde opera severlerin karşısına çıkarken aynı zamanda Madrid’deki Teatro Real, Verbier Festivali ve Salzburg Devlet Tiyatrosu’nda da Wagner, Mozart ve Mahmoud operaları seslendirdi. Günümüzün en iyi genç şefleri arasında yer alan Aziz Shokhakimov, ödül aldığı Gustav Mahler Uluslararası Şeflik Yarışması’nda dinleyicileri büyüleyerek dünya sahnelerine çıktığında 21 yaşındaydı. 2016 yılında ise son derece prestijli Salzburg Festivali Genç Şefler Ödülü’nün sahibi oldu. Halen Deutsche Oper am Rhein’ın şefliğini yürüten Shokhakimov, Londra Filarmoni’den Sinfonia Varsovia’ya ve DSO Berlin’e seçkin orkestraları yönetiyor.

Janoska Ensemble: “Paganinoska” – 19 Haziran Pazartesi I Sakıp Sabancı Müzesi Fıstıklı Teras I 21.00

Alışılmış yaylı çalgılar dörtlüsü kalıplarının dışına çıkarak kendi stilini ortaya koymayı başaran ender topluluklardan olan Janoska Ensemble, kendi besteleri ve cazdan klasiğe, poptan tangoya uzanan özgün düzenlemeleriyle 19 Haziran Pazartesi akşamı Sakıp Sabancı Müzesi Fıstıklı Teras’ta müzikseverlerle buluşacak. Enstrümanlarındaki virtüöziteleri ile her biri uluslararası yarışmalarda ödüller kazanmış topluluk üyelerini bir araya getiren paylaştıkları sadece aile bağları değil, yenilikçi ve yaratıcı müzik vizyonları. Topluluk, “Janoska Stili” olarak ün yapmış yorumu ve repertuvarıyla Carnegie Hall, Sydney Opera Evi, Londra Royal Albert Hall, Berlin Filarmoni ve Viyana Musikverein’ın konuğu olurken Bobby Mc Ferrin, B.B. King, Paco de Lucia ve Felicity Lott gibi isimlerle aynı sahneyi paylaştı. Kendi bestelerinin yanı sıra klasik müzik repertuvarının tanınmış eserlerini Janoska stili ile yorumladığı bir programla dinleyicilerin karşısına çıkacak olan dörtlü, her kesimden müzikseveri bu konsere davet ediyor.

OPUS 2 – 20 Haziran Salı I Zorlu PSM Drama Sahnesi I 21.00

“Sıradışı” temasıyla 45. İstanbul Müzik Festivali müzikseverlere yepyeni bir deneyim daha yaşatacağı Opus 2 projesini sunuyor. Sıradanlıktan kaçınarak kendi sesini yaratma tutkusuyla yola çıkan Debussy Quartet’in sirk sanatına yeni bir pencereden bakan Circa ile bir araya geldiği gösteri 20 Haziran Salı akşamı ENKA Vakfı gösteri sponsorluğunda Zorlu PSM Drama Sahnesi’nde. Tek elinin üstünde amuda kalkan, trapezde sallanan, havada uçup taklalar atarken sahnenin bir ucundan diğer ucuna atlayan cambazların gösterilerindeki alışılagelmiş sirk müzikleri yerine Şostakoviç’in dramatik, lirik ve ironik müziği ile Yaron Lifschitz yönetiminde oluşturulan koreografi dans, tiyatro ve sirk arasındaki sınırları kaldırıyor. Özgün icraları ve ödüllü kayıtlarıyla günümüzün en ilgi uyandıran toplulukları arasında yer alan Debussy Quartet Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika genelinde konserler vermekte ve yenilikçi performanslarıyla klasik müziğe yeni bir soluk getirmekte. Avustralyalı topluluk Circa ise performanslarıyla altı kıtada 34 ülkede izleyicileri kendine hayran bırakıyor. Opus projesinin büyük bir başarıyla tamamlanan Amerika turnesinin ardından tekrar bir araya gelen Debussy Quartet ve Circa, geliştirdikleri Opus 2 ile yerçekimine meydan okumaya, müziğin bedenle dışavurumuna devam ediyorlar. Gerek ideolojik gerekse biyografik mesajlarının yoğunluğu ile bilinen Şostakoviç’in yaylı çalgılar dörtlüleri, Debussy Quartet üyeleri tarafından kâh yalın ayak, kâh gözleri bağlı bir şekilde muhteşem bir akrobasinin ortasında seslendirilecek.

Viyana Oda Orkestrası & Fazıl Say – 21 Haziran Çarşamba I Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı I 20.00

45. İstanbul Müzik Festivali “Sıradışı” temasıyla yola çıktığı bu yılki serüvenini festivale yaraşır bir konserle noktalıyor. Filarmonia Viyana’nın kurucusu olan İsveçli şef Ola Rudner yönetimindeki Viyana Oda Orkestrası ile geçtiğimiz günlerde prestijli Beethoven Ödülü’ne layık görülen olağanüstü piyanist Fazıl Say21 Haziran Çarşamba akşamı ECA-Serel gösteri sponsorluğunda Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda buluşacaklar. Bu konserle festival müzikseverlere bu senelik veda edecek.

1946’da kurulan Viyana Oda Orkestrası, Viyana’nın kültürel mirasına sahip çıkarken tüm kıtalara uzanan konser turneleriyle dünyanın en iyi oda orkestraları arasındaki yerini almıştır. Vasily Petrenko, Adam Fischer, Neville Marriner gibi şeflerin yanı sıra Dietrich Fischer-Dieskau, Martha Argerich, Rudolf Buchbinder, Anna Netrebko, Hélène Grimaud ve Janine Jansen’in de aralarında bulunduğu yıldızlarla konserler veren orkestra Viyana Konzerthaus’da kendine ait konser serileri de gerçekleştirmekte. Ayrıca Viyana Kammeroper’de düzenli olarak opera ve bale temsilleri gerçekleştirmekte. Mozart’ın konçertolarını seslendirdiği albümü büyük yankı uyandıran Fazıl Say, 2014’te festivalde bestecinin tüm sonatlarını dört konserde seslendirdiği Mozart Maratonu ile festival tarihinin en unutulmaz konserlerine adını yazdırmıştı. 21. yüzyılın en önemli sanatçılarından biri olarak görülen Fazıl Say’ın hem icracı hem de besteci olarak dolaysız ve heyecan verici anlatımı 25 yılı aşkın bir süredir tüm dünyada dinleyicileri ve eleştirmenleri derinden etkilemeye devam ediyor.

Konser öncesinde Barış İçin Müzik Orkestrası, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası şefi Sascha Goetzel yönetiminde bir konser verecek.

İstanbul Müzik Festivali’ni sosyal medyada takip etmek için:

facebook.com/istanbulmuzikfestivali
twitter.com/muzikfestivali
instagram.com/istanbulmuzikfestivali
youtube.com/iksvistanbul

Basın toplantısında İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, festival sponsoru Elginkan Topluluğu İcra Meclisi Başkanı ve E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Gaye Akçen ile İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak konuştu.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı şunları söyledi:

“İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve tüm İKSV etkinliklerinin ‘amiral gemisi’ olarak değerlendirilen İstanbul Müzik Festivali, 45. yıllarını kültür-sanat yaşamına katılımı artırmanın, çok daha fazla kişinin hayatında kültür-sanatın vazgeçilmez bir öğe olarak yer almasını sağlamanın önemine inanarak kutluyor. Festivalde yer alacak prömiyerlerle, sanatsal içeriği özel olarak kurgulanmış konserlerle, disiplinlerarası söyleşi ve etkinlik programıyla, izleyicilerin festival deneyimlerini zenginleştirmeleri, yeni keşifler yapmaları, uluslararası kültür-sanat arenasına temas etmeleri için olanaklar yaratıyoruz. Alışılmadık mekân kullanımları ve geniş katılımlı ücretsiz konserlerimizle İstanbul’da yaşayanların kenti farklı bir gözle yeniden keşfetmelerini sağlamayı amaçlıyoruz,”

Eczacıbaşı konuşmasını, başta festivalin gerçekleştirilmesinde büyük katkılarda bulunan festival sponsoru E.C.A. Presdöküm Sanayi A.Ş. olmak üzere festivale destek veren tüm kurum ve kuruluşlara ve festivalin tanıtımına destek veren tüm basın temsilcilerine teşekkür ederek bitirdi.

Elginkan Topluluğu İcra Meclisi Başkanı ve E.C.A. Presdöküm Sanayii A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanım Gaye Akçen konuşmasında “1950’den bu yana birçok iş dalında ilk üretimi yapmanın gururunu taşıyan Elginkan Topluluğu olarak, kültürel faaliyetlere verdiğimiz desteğin yanında; bugün geldiğimiz nokta itibarıyla Türkiye’nin geleceğine yatırım yapan, yüksek teknolojiye sahip, yenilikçi ve geleceği şekillendiren, gençlerin bakış açısına önem veren bir marka olarak hizmetimizi sürdürüyoruz. E.C.A Presdöküm Sanayi A.Ş. olarak İstanbul Kültür Sanat Vakfı ve İstanbul Müzik Festivali ile bu güçlü bağımızı, sloganımızda da söylediğimiz gibi, ‘Yıllarca Beraber’ devam edecektir” ifadesine yer verdi.

Festival programı ve temasına dair detayları aktaran İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak konuşmasında şu ifadeyi kullandı:

“Bu yıl her zamankinden daha zor şartlarda, ‘sıradışı’ bir dönemde festival programını oluşturduk. Böyle dönemlerde kültür ve sanatın birleştirici, iyileştirici ve gelecek için umut veren gücüne ihtiyacımız var. Festival bu yıl “Sıradışı” teması üzerine kurgulandı. Yaratıcı, zorlayıcı, merak uyandıran, uyarıcı, ilginç, etkileyici, çok disiplinli, çok yönlü, yeni deneyimler sunan… Sadece İstanbul Müzik Festivali’nde izlenebilecek, bir kereye mahsus sanatçı birleşmeleri, Eser siparişleri ve prömiyerleri, disiplinlerarası geçişlere imkan veren projelerin oluşturulması ya da araştırılmasının yanısıra, konser içeriğiyle “ilişkilendirilebilen” mekanların bulunup konserlerin buralarda sunulması bir yandan izleyicinin festival deneyimini derinleştirirken, diğer yandan yeni bir kültür sanat seyirci kitlesi de yaratmamıza yardımcı oluyor,” dedi.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar