Kılıçdaroğlu’ndan Uluslararası Basın Heyeti’ne: Hükümet, ciddi bir sivil dikta rejimi uyguluyor

Kılıçdaroğlu, dün CHP Genel Merkezi’nde, “Uluslararası Basın Özgürlüğü Heyeti” ile bir araya geldi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, uluslarası basın meslek örgütlerinin temsilcilerinden oluşan “Uluslararası Basın Özgürlüğü Heyeti” ile görüştü. Görüşmede CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer de hazır bulundu. Kılıçdaroğlu, 16 Nisan’da gerçekleşecek anayasa değişikliği referandumuna ilişkin olarak “Bu anayasa değişikliği kabul edildiğinde bugün yaşadığımız olağanüstü hal uygulamaları süreklilik kazanacak artık, işin doğrusu 1789 Fransız devriminin gerisine düşmüş olacağız” dedi. “İçerde olan gazetecileri sürekli gündemde tutuyoruz, gazetecilerin hapse atılmasını sürekli eleştiriyoruz” diyerek basın üzerinde baskı yapıldığını belirten Kılıçdaroğlu, “Hükümet, ciddi bir sivil dikta rejimi uyguluyor. Muhalifler susturuluyor. Medyada referandum kampanyaları adil şekilde yer almıyor” görüşünü savundu.

“Darbe dönemlerinde”

Milliyet’ten Meriç Tafolar’ın haberine göre, görüşmede tutuklu gazetecilerin durumu, basın özgürlüğü ve 16 Nisan referandumu ele alındı. Heyetin, referandumun eşit koşullarda gerçekleşmiyor olmasından duydukları endişeyi paylaşması üzerine Kılıçdaroğlu’nun, “İktidarın kendisi ve bütün devlet organları ‘evet’ kampanyasını başlatmış durumdalar. Hükümet ‘evet’in serbest olduğu bir atmosfer ele alıyor, ‘hayır’ın adeta suçlandığı bir atmosfer yaratıyor. Tarafsız olması gereken Cumhurbaşkanı tarafsız değil, tarafsız olması gereken vali, kaymakam, devlet organları tarafsız değil, tarafsız olması gereken yargı tarafsız değil. Zor koşullarda bir referanduma gidiyoruz ama bu referandumdan ‘hayır’ çıkaracağız” dediği ifade edildi.

Kılıçdaroğlu’nun şunları kaydettiği belirtildi:
“Parlamentonun kanun yapma tekeli elinden alınmış oluyor. Devletin yapısı ve işleyişiyle ilgili kararları bundan sonra sadece başkan alacak. Bugün Cumhurbaşkanı yurt dışına gittiğinde ona TBMM Başkanı vekâlet ediyor. Meclis Başkanı da seçimle gelen birisi, anayasa değişikliği eğer kabul edilirse başkanın yerine seçimle gelmeyen birisi vekâlet edecek. Biz bunu sadece darbe dönemlerinde gördük. Ayrıca bu anayasa değişikliği kabul edildiğinde bugün yaşadığımız olağanüstü hal uygulamaları süreklilik kazanacak artık, işin doğrusu 1789 Fransız devriminin gerisine düşmüş olacağız.”

Kılıçdaroğlu’nun ifade özgürlüğü ve gazetecilerin durumuna ilişkin olarak, “Gazetecilerin özgürce haber yaptıkları, haber yapabilecekleri, düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri, eleştirilerini yapabilecekleri bir ortamı sağlamak aslında demokrasiye yapılmış en büyük katkıdır. Biz medyayı yasama, yargı ve yürütme dışında dördüncü güç olarak kabul ediyoruz. Basın ve ifade özgürlüğü demokratik toplumun en vazgeçilmez unsuru. Tutuklu gazetecilerin yaşadığı sıkıntılardan haberdarız, ilgileniyoruz” dediği öğrenildi.

Kılıçdaroğlu’nun Venedik Komisyonu raporunun yayımlanacak olduğunun anımsatılması üzerine, “Eleştirel olması bekleniyor, doğru olan eleştirilere her zaman kulak kabartırız” dediği ifade edildi.

“Medya dördüncü güç”

Cumhuriyet’ten İklim Öngel’in haberine göre, CHP lideri Kılıçdaroğlu, gazetecilerin özgürce haber yaptıkları, haber yapabilecekleri, düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri, eleştirilerini yapabilecekleri bir ortamı sağlamanın demokrasiye yapılmış en büyük katkı olacağını belirtti. Kılıçdaroğlu, “Biz medyayı yasama, yargı ve yürütme dışında dördüncü güç olarak kabul ediyoruz” dedi.

“Medyaya siyasi baskı”

Heyet, OHAL koşullarında muhalefet açısından sağlıklı bir referandum kampanyasının yürütülüp yürütülmediğini ve tutuklu gazetecilerin durumunu sordu. Kılıçdaroğlu, “İçerde olan gazetecileri sürekli gündemde tutuyoruz, gazetecilerin hapse atılmasını sürekli eleştiriyoruz. Hükümet, ciddi bir sivil dikta rejimi uyguluyor. Muhalifler susturuluyor. Medyada referandum kampanyaları adil şekilde yer almıyor. ‘Evet’ diyenler medyada geniş yer alabilirken, ‘hayır’ diyenlere yer verilmiyor. Medyaya da siyasi baskı uygulanıyor” karşılığını verdi.

“Adil temsil yok”

Heyetin “OHAL koşullarında referanduma gidilmesi”ne yönelik sorulan soruya ise Kılıçdaroğlu, “Demokratik meşruiyet yok. Adil bir temsil yok, adil bir referandum kampanyası yürütülemiyor. OHAL’deyiz, Her şey yürütmenin elinde. İstedikleri zaman istedikleri gibi baskı uygulayabiliyorlar. Biz tüm bu olumsuzluklara karşın elimizden gelen tüm imkânları seferber ederek hayır kampanyasını güçlü kılacağız” yanıtını verdi.

Heyetin de toplantıda referanduma eşit koşullarda gidilmemesini eleştirildiği, Türkiye’de basın özgürlüğünün ciddi yara aldığını, demokrasinin zedelendiğini belirttikleri öğrenildi. Toplantıda; cezaevindeki gazetecilerin, terörle mücadele yasasının ve cumhurbaşkanına hakaret davalarının basın özgürlüğünün önünde ciddi engel oluşturduğu kaydedildi.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar