Katar’da Türk askerlerinin konuşlandırılması tasarısı kabul edildi

Katar’la ilgili anlaşmaların görüşmesi gündemin ilk sırasına alınmıştı

TBMM Genel Kurulu’nda, “Türkiye ile Katar Arasında Jandarma Eğitim ve Öğretimine İlişkin İşbirliği Protokolü’nün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı” kabul edildi.

Kanunun gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Katar Devleti İçişleri Bakanlığı arasında 25 Aralık 2001 tarihinde imzalanan Güvenlik İşbirliği Anlaşması hükümleri çerçevesinde, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Jandarma Eğitim ve Öğretimine İlişkin İşbirliği Protokolü”nün 02 Aralık 2015 tarihinde Doha’da imzalandığı hatırlatıldı.

Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Genel Komutanlığı ile Katar Devleti İç Güvenlik Kuvvetleri arasında tesis edilecek iş birliğinin prensip ve çerçevesini belirlemek maksadıyla hazırlanan protokol ile eğitim faaliyetlerinin planlama, koordinasyon ve icrasına ilişkin hususlar ve tarafların görev ve sorumlulukları belirlendiği kaydedildi.

İşbirliği alanları

İki ülke protokol çerçevesinde şu alanlarda iş birliği yapılacak:

– Birlik, karargah ve kurumlara ziyaretler,

– Tarafların okul, eğitim merkezi ve birliklerinde karşılıklı verilecek eğitim (lisan eğitimi dahil) ve öğretim,

– İç güvenlik eğitimi, kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele eğitimi, toplumsal olaylara müdahale eğitimi, askeri kolluk görevlerine yönelik eğitimler ve mobil eğitim timi görevlendirmeleri,

– Her iki tarafın birlik, karargah ve kurumlarında verilecek görev başı eğitimi,

– Tarafların okul, eğitim merkezi ve birliklerinde karşılıklı verilecek kurslar,

– Eğitimde kullanılan teçhizat ve eğitim yardımcı malzemelerinin geliştirilmesinde karşılıklı yardımlaşma,

– Müşterek konularda tecrübe ve bilgi mübadelesi ile teknolojik iş birliği,

– Eğitim-öğretim ve teknik-lojistik konularda bilgi ve tecrübe aktarımı maksadıyla “danışmanlık hizmeti” sağlanması,

– Genelkurmay Başkanlığına bağlı eğitim ve öğretim kurumlarında eğitim, öğretim ve kurs görmek üzere personel gönderilmesi.

Döviz ve borsayı vurdu

Hükümetin, Katar’a asker konuşlanması ve jandarma eğitimini içeren anlaşmaları Meclis gündeminde öne çekerek görüşülmeye başlamasının ardından dolardaki tırmanış hız kazandı ve 3.54 liraya kadar çıktı.

Anlaşmaların “Türkiye’yi fiilen Katar yanında konuşlandıracağı”na ilişkin oluşturduğu risk algısıyla, sabah saatlerinde 3.51 lirada olan doları 3.55 liraya taşıdı.

Dolar hızlı bir tırmanışla 3.5505 liraya kadar çıkarken, euro da 3.99 lirayı da aşarak yeniden 4.0 lira sınırına dayandı. Hükümetin Katar hamlesiyle jeopolitik risklerin arttığı algısı Borsa İstanbul’da da satış getirdi ve BIST 100 Endeksi günü 0.73 düşüşle 97 bin 617 puandan kapandı.

6 soruda Katar krizi

7 Arap ülkesinin Katar ile tüm siyasi ilişkilerini kesmesi, Körfez bölgesinde son yıllarda görülen en büyük diplomatik krize yol açtı.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Mısır, Maldivler, Libya ve Yemen, Katar ile tüm hava, kara ve deniz trafiğini kesiyor. Ayrıca Katarlı diplomatlara kendi ülkelerine dönmeleri talimatı verildi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Katar ile Körfez ülkeleri arasında yaşanan diplomatik krize üzüldüklerini söyledi.

“Biz Körfez bölgesinin istikrarını kendi istikrarımız olarak görüyoruz. DAEŞ’le, radikalizmle, mezhepçilik ve İslamafobi gibi konularla mücadelede dayanışma önemli” diyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elbette ülkeler sorunlar ya da görüş ayrılıkları yaşayabilir. Ancak her şartta diyaloğun devam etmesi lazım. Mevcut tablodan üzüntü duyduk. Durumun normalleşmesi için de elimizden gelen her türlü desteği veririz.”

1) Katar ve diğer Körfez ülkeleri arasındaki gerilim neden son aylarda artmıştı?

Suudi Arabistan Katar’ı, ‘Orta Doğu’da terörizme destek vermekle’ suçluyor ve Doha yönetiminin Suriye’de adını “Şam’ın Fethi Cephesi” olarak değiştiren Nusra Cephesi’ni ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünü desteklediğini iddia ediyor.

Suudi Arabistan’la birlikte Mısır’ın da dile getirdiği bir diğer suçlama ise Katar’dan ‘Müslüman Kardeşler hareketine hem siyasi hem de finansal destek verilmesi’.

Mısır ve Suudi Arabistan Müslüman Kardeşler hareketini de “terör örgütü” olarak kabul ediyor.

Bahreyn’in diplomatik ilişkileri kesme gerekçesi ise Katar’ın ülkedeki ‘İran destekli silahlı gruplara destek vermesi’ olarak açıklandı.

Bahreyn’den yapılan açıklamada “Medya yoluyla ülkedeki terörist faaliyetler kışkırtıldı ve ülkede kaos ortamının oluşması için çabalandı” deniyor.

2) Diplomatik ilişkilerin kesilmesine kadar uzanan kriz nasıl ortaya çıktı?

Mayıs ayı sonunda Katar’ın resmi haber ajansı QNA, Emir Şeyh Tamim Bin Hamid es-Sani’nin askeri okul mezuniyet töreninde yaptığı bir konuşma yayımlndı.

Haberde es-Sani, İran ve Körfez ülkeleri arasında artan gerilim eleştiriyor, Hizbullah ve Hamas’a karşı anlayış gösterilmesi gerektiğini söylüyor ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da uzun süre kalamayacağını belirtiyordu.

Her ne kadar Katar haberin QNA sunucularına sızan bilgisayar korsanları tarafından yerleştirilmiş olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını söylese de, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri, El Cezire dahil Katar yayın organlarını ülkelerinde yasaklama kararı aldı.

Katar Dışişleri Bakanı Saif Ahmed es-Sani, ülkesinin siber saldırı kurbanı olduğunu, çıkan haberlerin yalan olduğunu iddia etmişti.

Suudi Arabistan’ın El Arabiya televizyon kanalı ise “QNA’nın hacklenmediğinin kanıtı” başlıklı bir haber yayınlayarak, Emir es-Sani’nin açıklamalarının QNA Instagram hesabında da yer bulduğunu söylemişti.

3) Katar iddialara ne diyor?

Katar hükümeti ‘teröre destek verdiği’ iddialarını uzun süredir yalanlıyor ve bu iddiaların hiçbir kanıta dayanmayan mesnetsiz suçlamalar olduğunu söylüyor.

Doha yönetiminden yapılan son açıklamalarda da Katar’a karşı bir karalama kampanyası başlatıldığı savunuldu.

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı yazılı açıklamada diplomatik ilişkilerin kesilmesi kararının şaşkınlıkla karşılandığı belirtilirken suçlamalar için “dayanağı olmayan, gerçek dışı iddialar” yorumu yapıldı.

4) Neden önemli?

Körfez ülkeleri ile Katar arasındaki ilişkilerin diplomatik kriz noktasına gelmesi bölgede uzun süredir devam eden karşılıklı suçlamaları gündeme getirmiş durumda.

Monarşi ile yönetilen Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri, Katar’ı bölgede ‘mezhepçilik yapmakla’ ve Sünni siyasal İslam’ın tüm bölge ülkelerinde etkisini artırabilmesi için ‘terör örgütlerine destek vermekle’ suçluyor.

İngiltere’de yayınlanan Guardian gazetesi, “Diplomatik ilişkilerin tamamen kesilmesi, Trump yönetimi üzerinde ‘Katar’la ilişkileri gözden geçirin’ baskısının arttığı bir dönemde geldiği için önemli. Geçen hafta bölgeyi ziyaret eden ABD Başkanı Trump, Körfez ülkelerinden radikal örgütlere karşı daha etkin bir mücadele yürütmesi yönünde çağrı yapmıştı” diyor.

Obama’nın başkanlığı döneminde ABD Savunma Bakanlığı yapmış olan Robert Gates de daha önce Katar’ın tutumunu eleştirerek “Katar hükümetinin Hamas, Taliban ve El Kaide’ye finansal destek akışını önlemek adına adım attığını hiç hatırlamıyorum” demişti.

5) ABD’den gelen ilk tepki neydi?

Trump yönetimi, Körfez ülkeleri arasında tırmanarak diplomatik krize dönüşen gerilimin bölgede dengeleri değiştirmeyeceğini söylüyor.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, yaptığı açıklamada “Bölgede bir süredir var olan ve giderek artan rahatsızlıklara şahit olduğumuzu düşünüyorum. İşlerin büyümesi sonucu ülkeler adım atma gereği duydu” dedi.

Ancak Tillerson, “Yaşananlar bölgede teröre karşı kararlı mücadeleyi engellemeyecektir” diyerek, Trump’ın Riyad’daki son temaslarında da IŞİD’e karşı mücadeleye vurgu yapıldığını hatırlattı.

Trump, Riyad ziyareti sırasında Suudi Arabistan ile 110 milyar dolarlık bir silah satış anlaşması imzalamıştı.

Ancak ABD’nin Orta Doğu’daki en büyük askeri üssü de Katar’da bulunuyor. Ülkenin başkenti Doha’nın yaklaşık 30 kilometre güneybatısında bulunan El Udeyd askeri üssünde 11 bin ABD askeri görev yapıyor. Üs Suriye ve Irak’ta IŞİD karşıtı operasyonlarda da etkin rol oynuyor.

6) Petrol neden yükseldi?

Petrol ihraç eden ülkeler birliği OPEC’in üyelerinden birisi olan Katar’a uygulanan diplomatik yaptırımlar, petrol fiyatlarında da sert yükselişe neden oldu.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2’ye yakın yükselerek 50 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

Katar’ın bölge ülkelerin karasularını kullanarak sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatlarını yapamayacağı endişesi, enerjhi piyasalarında tedirginlik yarattı.

Japon yatırım bankası Mitsubishi UFJ, yatırımcılara gönderdiği piyasa notunda, “Bölgedeki krizin büyümesi durumunda Katar’ın OPEC’ten ayrılması ihtimali bulunuyor. Böyle bir senaryo, petrol fiyatlarında ciddi artışa yol açabilir” dedi.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar

Yorumunuzu yazdıktan sonra, "Ben robot değilim" onay kutusuna tıklamanız gerekmektedir, ardından "Gönder" düğmesine tıklayabilirsiniz. Yorumlar, incelenip onaylandıktan sonra yayınlanmaktadır.