Büyükada’nın başarılı kadınları anlattı

Geçmişte bir çok etnik kimliğe ev sahipliği yapan Büyükada , diğer adı ile Prinkopos. Yeşil ve mavinin etkisinde ada sakinlerine güzellikler sunan bu ada’nın kadınları ekonomik ve sosyal yaşantılarını anlattı.

İstanbul açıklarındaki Prens adalarından en büyüğü Prinkipos yani Büyükada, 7 yüzyıllık Bizans döneminde hapishane ve manastırlarıyla ünlü bir sürgün adası olarak tarihe sahne oluyor. Büyükada, tarihi yapıları, sokakları, denizi ve adaya özgü birçok ögesi ile aynı zamanda şehirden kaçış noktası olarak görülüyor. İstanbul’un fethi, mübadele zamanları adanın tarihi dönüm noktalarından sadece birkaçı.Günümüzde ise Büyükada halkı, her şeye rağmen dayanışma içerisinde. Bu dayanışma içerisinde emekçi kadınların rolü büyük.

Büyükada’da yaklaşık 7 senedir esnaf olan Melis Simsar, “Ada kadar güzel bir yer yok. Özellikler kadın çalışanlar için. Herhangi bir çekincemiz yok. Kimseden negatif bir tepki almıyoruz. Adada herkes birbirine destek oluyor” diyor. Büyükada’da çalışan kadın emekçilerin birçoğu da kendisiyle aynı fikirde.

Büyük Adanın Patatesçisi

‘Büyükada’nın patatesçisi’ olarak anıldığını söyleyen Eda Gençer, 10 senedir manav. “Her türlü insan var. Değişik olaylarla karşılaştığımız çok oluyor” diyor ve Büyükada’da esnaf olmanın güzelliklerini anlatmaya başlıyor. Eda Gençer, “Burada herhangi bir ayrımcılıkla karşılaşmıyoruz.Burada herkes birbirini tanıyor. O yüzden zarar gelebilecek olumsuz bir durum yaşanmaz” diyor.
Eda Gençer, özellikle kadınların mutlaka kendi ayaklarının üstünde durmaları gerektiğine dikkat çekiyor.

“Tuvalleri Boyayamıyorum İnsanları Boyuyorum”

Fayton, dondurma, deniz bir sürü şey tabii turistlerin ilgisini en çokta geçici dövme çekiyor. Büyükada’da dövme sanatçısı olan Kezban Türkkan 5 yıldır bu mesleği icra ediyor. Temporary, yani geçici dövmeyi turistlerin çok sevdiğini belirtiyor Kezban Türkkan.
Resim bölümü mezunu olduğunu ama mesleğini yapamadığını anlatıyor. Fakat üzgün değil, “Tuvalleri boyayamıyorum, insanları boyuyorum” diyerek işini çok sevdiğini söylüyor.

Büyükada’da esnaf olmanın bir avantaj olduğunu belirten diğer çalışan kadınlardan biri Kezban Türkkan. Fakat lodos zamanlarından şikayetçi. Kezban Türkkan, “Fiziki şartlar lodos olduğu zaman biraz ağır oluyor. Rüzgar olunca vapurlar çalışmıyor” diyor.
Burada esnaf olmanın kendisine kattığını en güzel şeyin dil öğrenmek olduğunu söylüyor Kezban Türkkan ve “ Farsça, Arapça ve İngilizce iletişim kurabiliyorum” diyor.

“Ülkede Şartları Kadınların Çalışma Hayatını Etkiliyor”

Gülen Durudoğan, ülkedeki genel durumdan dolayı zor zamanlar geçirdiğini dile getiriyor. Adada çalışmaktan zevk aldığını ama ekonomik olarak zorlandığını söyleyen Gülen Durudoğan, “Ülkedeki durumdan dolayı ekonomik olarak çok durgun bir dönemden geçiyoruz” diyor.
Ulaşımla ilgili Büyükada içerisinde sıkıntıları olduğunu belirtiyor. Ama yine de Büyükada’da kadın esnaf olmanın İstanbul’a hatta diğer şehirlere nazaran daha kolay olduğunun altını çiziyor.

“Burada hepimiz komşuyuz”

Serap Karasu ise 3 senedir adada giyim mağazası işleten bir başka kadın esnaf. Kendisi Radyo Televizyon ve Sinema mezunu. Medya sektöründe kalıcı bir yer edinemediği için işletmecilik yapmayı tercih etmiş. Kendisi adada doğup büyüdüğü için hiçbir sıkıntılı durumla karşılaşmadığını belirtiyor.

Serap Karasu, “Ne din ne mezhep, kesinlikle hiçbir ayrım yaşanmıyor. Komşuyuz hepimiz burada öyle şey olur mu? “ diyor. Kadınlara hayallerini gerçekleştirmek için adım atmakta korkmamaları gerektiğini söylüyor.

Ada’nın En yaşlı kadın işletmecisi Bebeka..

Ada’nın en yaşlı işletmecisi olan 70 yaşındaki Bebeka ise eşi ile birlikte dondurma dükkanı işletiyor. İsminden de anlaşılacağı gibi Bebeka, adanın en eski Rum sakinlerinden ve kimliğindeki ismi ise Sevinç. Ama ada sakinleri ona ‘Bebeka Abla’ diye sesleniyor. Küçük yaşlardan beri farklı alanlarda çalışan Bebeka, ‘’Ben ezelden beridir çalışıyorum. Kendi paramı kendim kazanır, istediğim şekilde harcarım” diyor.
Rahmetli annesinin de çalışan bir kadın olduğunu söyleyen Bebeka, “Kadın, her zaman çalışmalı” diye dile getiriyor. Kendisinin uzun zaman boyunca işçi olarak çalıştığını anlatan Bebeka, “Ben zamanında işçi olarak da çalıştım bundan dolayı yanımda çalışanlar benim çocuklarım gibidir ben onları çok severim onlar da beni’’ diyerek İşçi ve İşveren arasındakinin önemine de vurgu yapıyor.

Mübadele, Göç, değişen siyasi yapı.. Büyükada’da ki birçok durumu değiştirdiği gibi kendisinin hayatının da değiştirmiş. Bebeka, ” Annemler , komşularıyla sokakta oturur kahve falan içerdi. Bizde kızlarla akşamları kapı önlerinde bir araya gelir sohbetler ederdik. Adadakilere sorsanız size neler anlatır” diyor. Değişen yapı ile birlikte eskiye oranla turist sayısının da azaldığını sözlerine ekliyor.

”Eskiden herkes İskele meydanında işten gelen aile fertlerini beklerdi”

Eski ada yaşamına olan özlemini dile getiren bir diğer kadın ise Büyükada’nın tek kadın avukatı Gönül Erdem. Eskilere dair, “İskele meydanına işte herkes eşlerini karşılar, o zaman tabi çok az vapur seferleri kimin ailesi olduğu belliydi. İşte benim babam 18.30’da gelirdi, arkadaşımın babası 17.30’da geliyordu. Adanın en güzel seremonisi oydu eskiden bence. Gelen yakınlarını vapurdan karşılarsın. Karşılamıyorsan değer vermiyorsun demekti o zamanlar. O karşılamaya öyle saçını başını yaptırmadan gitmek falan çok ayıptı” diyor.
Gönül Erdem İstanbul Üniversitesi İşletme bölümünü bitirdikten sonra ikinci üniversitesini Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesini okuyarak tamamlamış.Hep hukuk okumak istediğini dile getiren ve bu hayalini 2 çocuğu varken gerçekleştiren Gönül Erdem siyasi nedenlerden dolayı 20 ay Cezaevi’nde kalmış.

Türkiye’nin birçok bölgesinde Avukatlık yapan Gönül Erdem, “Mesleğimi Türkiye’nin bir çok bölgesinde icra ettim.Madımak davasına da baktım.3 sene önce daha aktif bir avukattım. Şimdi sağlık sorunları nedeniyle biraz geri plandayım ama hala mesleğimi yapıyorum” dedi.

Adada çalışan kadınlar, İstanbul’da çalışan kadınlara oranla yaşamlarından daha memnun olduklarını dile getiriyorlar.Değişen Demografik yapı ile birlikte sosyal yaşamlarında ufak değişimler olduğunu söyleseler de, Adada ki kadınların çoğunluğu ada yaşamından memnun.

Bu makale daha önce OHO 2017 sitesinde yayınlanmıştır.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Önerilen Başlıklar
Yorumlar