Hamzaçebi: Tuzla’daki kimyasal atığın içeriği hangi laboratuvarlarda tespit edilmiştir?

CHP İstanbul Milletvekili Akif Hamzaçebi Tuzla’da ortaya çıkan kokuyla ilgili olarak Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi. Kaynak: Hamzaçebi: Kimyasal atığın içeriği hangi laboratuvarlarda tespit edilmiştir?

Hamzaçebi’nin önergesi şöyle:

25.12.2017 Pazartesi günü İstanbul ilimizin Tuzla ilçesinde akşam saatlerinde başlayan ve ilerleyen saatlerde hızla artarak bölgede nefes almayı dahi zorlaştıracak seviyeye ulaşan, kimyasal madde deşarj ve sızıntılarından kaynaklanan bir koku oluşmuştur.

Söz konusu sızıntı çevredeki birçok ilçede de yoğun şekilde hissedilmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) kolektör/kanalizasyon sistemiyle yayılan bu sızıntı ve ağır koku İstanbul’da büyük paniğe yol açmıştır. Tuzla’da ve çevre ilçelerde yaşayan ve ciddi bir tehlike altında olduklarını hisseden insanlarımız kendilerinin ve özellikle çocuklarının sağlığından endişe ederek imkânları ölçüsünde bölgeden uzaklaşmaya çalışmış, bölgeden uzaklaşamayanlar korku içinde evlerini dış havadan izole etmeye çalışmışlardır.

Onlarca insanımız solunum güçlüğü, göz ve genizlerinde yanma şikâyetiyle çevredeki hastanelere başvurmuş, birçok hasta tedavi altına alınmıştır. Sızıntının olduğu gece bizzat ziyaret ettiğim Tuzla Devlet Hastanesinde 36 kişi, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 6 kişi tedavi görmüş, ayrıca, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile bölgedeki birçok özel hastanenin acil servislerine onlarca başvuru olmuştur.  Uzun süre yetkili birimlerden herhangi bir bilgi verilmezken, sızıntının başlamasından saatler sonra durumun ciddiyetini küçümseyen açıklamalar yapılmıştır.

Bu açıklamalarda atık su kolektörüne kaçak kimyasal döküldüğü, söz konusu sızıntıya konu olan kimyasalın insan sağlığına olumsuz bir etkisinin olmadığı ifade edilmiştir. Sızıntının meydana geldiği saatlerde Tuzla Aydınlı Mahallesi Patlayıcı Maddeler Yolunda, yerinde incelediğim ve bölgede görev yapan personelden aldığım bilgilere göre söz konusu kaçak kimyasal atıkların dökümü ilk değildir. Caydırıcı bir ceza ve denetleme sistemi olmadığı, tam tersine adeta bir göz yumma söz konusu olduğu için vidanjörlerle getirilen zehirli kimyasal atıkların daha önce kaçak olarak döşenmiş olan sabit plastik borular vasıtasıyla ve ilkel bir deşarj yöntemiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi/İSKİ arıtmasına giden kolektör hattına boşaltıldığı ve rögar kapaklarından çıkan gazların vatandaşlarımızın sağlığını etkilediği ortaya çıkmıştır.

Edindiğim bilgilere göre bu bir defalık bir olay değildir. Döşenen plastik borularla kimyasal atıkların İSKİ hattına deşarj edilmesi durumunun İstanbul Büyükşehir Belediyesi/İSKİ ve Tuzla Belediyesi tarafından bilindiği halde bugüne kadar göz yumulduğu ifade edilmektedir. Bölge halkının ifadeleri de bu durumu destekler nitelikte olup benzer kokuların bölgede sıklıkla oluştuğu yönündedir. Bu nedenle;

  1. Söz konusu olaydaki kimyasal atıklar konusunda ancak 26 Aralık 2017 tarihinde saat 13:30 – 14:00 saatlerinde bir açıklama yapılmış, İstanbul Büyükşehir Belediyesince yapılan açıklamada İSKİ’nin yaptığı laboratuvar incelemesi sonuncu maddelerin metal ve tekstil sektöründe kullanılan Tetrachior cezhene ve Tricholoro ethene maddesi olduğunun belirlendiği açıklanmıştır. Kimyasal atığın içeriği hangi laboratuvarlarda tespit edilmiştir?
  2. Olayın meydana geldiği gece sabaha karşı yetkililer tarafından söz konusu maddenin insan sağlığına olumsuz bir etkisinin olmadığı yönünde açıklamalar yapılmıştır. Maddenin içeriği ne zaman tespit edilmiştir? Bu açıklama yapıldığı saatte söz konusu tespit yapılmış mıdır? İçerik tespiti yapılmadan bu açıklama yapıldıysa bu bir sorumsuzluk değil midir? Laboratuvar sonucu alındıktan sonra bu açıklama yapıldıysa ve havaya karışan gaz insan sağlığına zararlı değilse onlarca insanın hastanede tedavi altına alınması nasıl açıklanmaktadır?
  3. Olay yerine intikal eden acil sağlık ekipleri de dâhil olmak üzere birçok insanımız havaya karışan gazdan etkilenerek rahatsızlanmış, tedavi gören hastalar kalıcı zarar görmüş olabileceklerine dair endişelerini dile getirmiştir. Bu gaza maruz kalan insanların iç organlarında kalıcı bir hasarın olmayacağı konusunda nasıl bir güvence verilmektedir? Bu olayda gaza maruz kalan kişilerin gelecekte karşılaşabileceği olası sorunlar araştırılmakta mıdır?
  4. Vidanjörlerle getirilen maddenin deşarjının gerçekleştirildiği bölgede bir ucu yer üstünde bırakılan ve yeraltından İSKİ kolektörüne bağlandığı ifade edilen sabit plastik borular bulunmaktadır. Bu tesisat kim veya kimler tarafından hazırlanmıştır?
  5. Tarafıma verilen bilgilere göre söz konusu boruların varlığı İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve Tuzla Belediyesi yetkilileri tarafından bilinmektedir ve boruların kullanımını engellemek için daha önce boruların sadece yerin üstünde kalan kısımlarına beton dökülmüş, bu beton da daha sonra kırılarak kaçak döküm işlemine devam edilmiştir. Neden İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve Tuzla Belediyesi tarafından varlığı bilinen, İSKİ sistemine bağlanan bu hat sökülmemiş, bunun yerine sorumsuz bir anlayışla tesisat yerinde bırakılarak üstüne beton dökmek suretiyle göstermelik bir uygulama yoluna gidilmiştir? Söz konusu borularının kullanımda olup olmadığı kimler tarafından denetlenmiştir?
  6. Yıllardır devam eden bu kaçak kimyasal atık dökümleri ile ilgili olarak geçmişte herhangi bir soruşturma yürütülmüş müdür?
  7. Sorumluluklarını yerine getirmeyen, 25 Aralık 2017 tarihindeki olayda da büyük bir sorumsuzluk örneği gösteren İstanbul Büyükşehir Belediyesi/ İSKİ ve Tuzla Belediyesi görevlileri hakkında bir soruşturma açılmış mıdır? Halen böyle bir soruşturma açılmadıysa açılması düşünülmekte midir?
  8. Kaçak döküm yaptığı tespit edilenlere hangi yaptırımlar uygulanmaktadır?
  9. Kaçak döküm nedeniyle İstanbul Büyükşehir Belediyesince bugüne kadar hangi kişi ve firmalara hangi tarihlerde ne kadar ceza kesilmiştir?
  10. Kaçak dökümü engellemek için İstanbul Büyükşehir Belediyesi/İSKİ ve Tuzla Belediyesi tarafından bugüne kadar hangi önlemler alınmıştır?
  11. Bölge halkının her gün bu tip kokuların geliyor olmasının şikâyet ediyor olmasından hareketle; kaçak dökümün önüne geçilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ ve Tuzla Belediyesi tarafından alınan önlemlerin yetersiz olduğu ya da hiçbir önlem alınmadığı açıktır. Bu konuda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Tuzla Belediyesi tarafından hangi çalışmaların yapılarak hangi önlemlerin alınması düşünülmektedir?
  12. 7 Ağustos 2015 tarihinde yine Tuzla’da bir sızıntı olayı meydana gelmiş, basında da geniş bir şekilde yer bulan bu olayda da vatandaşlarımız benzer bir tehdit yaşamıştır. Aradan geçen 2,5 yılı aşkın sürede İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Tuzla Belediyesi tarafından alınması gereken önlemler neden alınmamıştır?

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Önerilen Başlıklar
Yorumlar