Helin Palandöken davasında sanık Kartal Adliyesine getirildi!

Öldürülen lise öğrencisi Helin Palandöken davası bugün görülüyor. Diğer kadın cinayeti davalarında olduğu gibi sanık ‘çok seviyordum, pişmanım’ dedi.

İstanbul Pendik’te, 13 Ekim günü okul çıkışında Mustafa Yetgin tarafından av tüfeğiyle öldürülen 17 yaşındaki Helin Palandöken’in katili hakim karşısına çıkıyor.

Mustafa Yetgin’in Helin Palandöken’i öldürmek, 2 kişiyi de yaralamak suçuyla yargılandığı dava öncesi Helin’in ailesi, yakınları, arkadaşları, kadın örgütleri ve demokratik kitle örgütü temsilcileri Kartal Adliyesi önünde bir araya geldi. “Helin için susmuyoruz”, “Helin Palandöken isyanımızdır” pankartları açan yüzlerce kişi kadın cinayetlerinin son bulmasını, yargının da kadın katillerine gereken cezaları vermesini istedi.

HELİN PALANDÖKEN İSYANIMIZDIR
Adliye önünde açıklama yapan Helin’in babası Nihat Palandöken, kadın cinayetlerinin ve kadınlara yönelik saldırıların her gün arttığına dikkat çekerek hükümet politikalarının ve yasaların da kadın cinayetlerinin artmasında etkili olduğunu söyledi. Kayıtlı ve kayıtdışı bireysel silahlanmanın arttığına da vurgu yapan Palandöken, “Çocuklarımızın can güvenliği yok, barış ve huzur içinde yaşamak istiyoruz. Çocuklarımız öldürülmesin, kadın cinayetleri son bulsun istiyorsak bunun için birlikte olmamız gerek” diye konuştu.

SANIK TAKIM ELBİSELİ GELDİ, ‘PİŞMANIM’ DEDİ
Geçen duruşmaya yanlış sanık skandalı damga vurmuştu. Bu kez doğru sanık Mustafa Yetgin getirildi. Sanığın traşlı ve takım elbiseli olarak hakim karşısına çıkması dikkat çekti. Duruşma Mustafa Yetgin ve tutuksuz sanık Halis Can Dağıstan’ın kimlik tespitleri ile başladı. İlk savunmayı yapan sanığı Halis Can Dağıstan “Cuma günü Mustafa çağırdı. Mustafa’nın sırt çantası ve koli vardı. ‘Kolide ne var’ dedim, cevap vermedi. Alper ve babasını okuldan alacağımızı söyledi. Tören çıkışıydı. Çok öğrenci vardı. Sonra koliden silahı çıkardı, ‘kuru sıkı’ dedi. Mustafa Helin’i vuracağını bana söylememişti. Ama o okulda Helin’in okuduğunu ve Helin’le Mustafa’nın ayrıldığını biliyordum. Olaydan sonra eve gidip birkaç arkadaşımı aradım. Öğrencilerden birinin yaralandığını, birinin öldüğünü öğrendim. Teslim olmayı düşündüm. Bir arkadaşımla karakola gidip ifade verdim. Mustafa’nın Helin’e zarar vereceğini düşünmüyordum. Kutuda av tüfeği olduğunu da Mustafa kutudan çıkarınca öğrendim” diye konuştu.

Hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 39 yıl 6 aya kadar hapis istenen sanık Mustafa Yetgin kimlik tespitinde lise mezunu olduğunu ve günlük işlerde çalıştığını söyledi.

Sanık heyecanlı olduğunu söyleyerek savunmasını yazılı olarak yaptı ve şunları söyledi: “Helin’i çok seviyordum. Olaydan 2-3 ay önce görüşmeme kararı aldık. Helin’i çok sevdiğim için ondan vazgeçmek istemedim. Olay günü yeni aldığım silahı denemek için Aydos Tepesi’ne gidecektim. Tüfekle toplu taşımaya binemeyeceğim için Halis Can’a yanlış beyanda bulundum. Arkadaşları karşısında kendimi aşağılanmış hissettim. Amacım arkadaşlarını korkutmaktı. O an panikle silah patladı, pişmanım. Helin’i öldürmek istememiştim.”

Helin Palandöken’in vücuduna biri tek başına öldürücü dört mermi isabet etmesine rağmen Mustafa Yetgin savunmasında nişan almadığını söylemesi dikkat çekti. Mustafa Yetgin’in ifadesinin ardından Mahkeme başkanı, Halis Can Dağıstan ve Mustafa Yetgin’in ifadelerinde çelişki olduğunu söyledi.

Müşteki Cemil Yıldız da ifadesinde “Yetgin, Deniz’i vurduktan sonra Helin’e 3-4 el ateş etti, Helin yerdeyken de ateş etmeye devam etti” dedi. Müşteki Deniz Morsümbül de “Biz tren istasyonuna doğru yürürken araba üzerimize doğru geldi ve durdu. Kaçacak bir alanımız yoktu. Bana bir el, Cemil’e iki el ateş etti. Helin’e 3-4 el ateş ettiğini duydum. Sanık Mustafa Yetgin’in anlattığı gibi üzerine yürümedik, tartışmadık. Arabadan iner inmez ateş etmeye başladı” dedi.

İddianamede şüpheli Mustafa Yetkin’in “tasarlayarak kasten öldürme”, “kasten öldürmeye teşebbüs”, “kasten yaralama”, “silahla nitelikli yağma”, “ölümle tehdit” ve “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 21 yıl 6 aydan 39 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.

KADIN ÖRGÜTLERİ SALONA ALINMADI
Davayı takip etmek için başta kadın örgütleri olmak üzere yüzlerce kişi adliyeye gelmiş olmasına rağmen duruşma için 21 kişilik küçük bir salon ayrılması nedeniyle kadın örgütleri içeri alınmadı. Müdafiiler dışında salona sadece 12 basın mensubu alındı

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar