Kartal’da deprem paneli yapıldı

Kartal Belediyesi, Kartal Kent Konseyi ve TMMOB Mimarlar Odası işbirliği ile Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde “Kentleşme ve Deprem Gerçeği” adlı bir panel düzenlendi. Panele, Cevizli Tekel Dayanışması’nın pankartlı eylemi damga vurdu. Eylemcler Cevizli Tekel arazisinin bir an önce Kartal halkına iadesini istedi.

Panele konuşmacı olarak Kartal Kent Konseyi Başkanı Türkan Kurtulmaz Öztürk, TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Esin Köymen, Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Nusret Suna ve Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı konuşmacı katıldı.

Moderatörlüğünü Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Anadolu 2. Büyükkent Şubesi Temsilcisi Osman Güdü’nün yaptığı panel, Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Panelin açılış konuşmasını Kartal Kent Konseyi Başkanı Türkan Kurtulmaz Öztürk yaptı.

“Kente ait yeşil alanların imara açılması, kadim kente ihanettir”

Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan İstanbul’un, olası depremde büyük risk altında olduğunu vurgulayan Öztürk, kurumların ve vatandaşların el ele vermesinin önemine değindi. Kolektif çözümlerin üretilmesi gerektiği ve bu konuda hem merkezi idarenin, hem yerel yönetimlerin hem de vatandaşların yapması gereken görevler olduğunu vurgulayan Öztürk, kente ait yeşil alanların imara açılmasının ise bu kadim kente ihanet olduğunu belirtti.

“İmar affı ile yapı güvenliğinde sorumluluk kat maliklerine yüklendi”

Kentsel dönüşüm yasasının rantsal dönüşüm yasasına döndüğünü vurgulayan Öztürk’ün ardından ise TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Başkanı Esin Köymen kürsüye çıktı. Köymen, kentli haklarına ve kent suçlarına karşı mücadele eden pek çok kişinin salonda olduğunu hatırlatarak 1999 Büyük Marmara Depremi’nin kentlerde ranta dayalı politikaları çok daha rahat uygulamanın ve kente yönelik tüm müdahaleleri meşrulaştırmanın aracı olarak kullanıldığını söyledi.

Silivri açıklarında meydana gelen deprem ile yeniden gündeme gelen ‘Beklenen Büyük İstanbul Depremi’ne hazırlık konusunda pek yol alınamadığını savunan Köymen, afet toplanma alanlarının büyük kısmının yok edilerek bu alanların alışveriş merkezi ve rezidanslara ev sahipliği yaptığını söyledi. İnşaat sektörüne bağlanmış ekonomik modelin kendi krizini de yarattığını belirten Köymen, imar afları ile yapıların güvenliği ile ilgili tüm sorumluluğun da kat maliklerine yüklendiğini belirtti.

“30 yıl içinde 7’nin üzerinde deprem olma olasılığı yüzde 65”

Açılış konuşmalarının ardından başlayan panelde ilk sunumu Jeofizik Mühendisi Prof. Dr. Haluk Eyidoğan gerçekleştirdi. Önümüzdeki 30 yıl içinde İstanbul’da büyüklüğü 7’nin üzerinde deprem olma ihtimalinin %65 olduğunu ve her geçen gün bu riskin büyüdüğünü kaydeden Eyidoğan’ın ardından TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Nusret Suna sunumunu gerçekleştirdi.

“İstanbul’da 10 milyon kişi deprem güvenliği olmayan binalarda oturuyor”

Suna ülke topraklarının %6’sının 1. ve 2. derece deprem kuşakları üstünde olduğunu belirterek nüfusun %70’ini barındıran 11 büyük kentin yanı sıra; sanayi kuruluşlarının %75’inin de deprem tehlikesi altında olduğunu söyledi. Depreme hazırlık amacıyla kurulan Ulusal Deprem Konseyi’nin önemli bir master plan ortaya koyduğunu; ancak kurumun 2007 yılında kapatıldığını söyleyen Suna, güçlendirmenin de önemli bir seçenek olduğunu en iyimser tahmin ile İstanbul’da 600 bin binanın riskli olduğunu ve 10 milyon İstanbullunun deprem güvenliği olmayan binalarda oturduğunu söyledi.

“45 bin bina hemen yıkılmalı”

Amerika, Japonya ve Türkiye’de güçlendirme yönetmelikleri olduğunu ve güçlendirmenin vatandaşın olası büyük depremde en azından canını kurtarmasını sağlayabileceğini belirten Suna, İstanbul’da hemen yıkılması gereken ve depremde tamamen çökmesi beklenen bina sayısının da 45 bin civarı olarak tahmin edildiğini belirterek birinci önceliğin rant değil, can güvenliği olması gerektiğini söyledi.

“TOKİ ve KİPTAŞ asli görevine dönmeli”

Panelin devamında Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ÇED Danışma Kurulu Sekreteri Mücella Yapıcı söz aldı. Yapıcı, 1999 Büyük Marmara Depremi’nin büyük acıya ve kayba yol açmasının yanı sıra büyük de bir rant kapısını açtığını söyledi. Kentte ranta yol açan her türlü girişimin deprem ve bina çökmesi gibi olayların ardından gerçekleştirildiğini belirten Yapıcı, içinde pek çok önemli ilkeyi barındıran deprem master planın içinden sadece kentsel dönüşümün uygulamaya konulduğunu söyledi.

Türkiye’de afetlerden sonra en iyi yapılan şeyin, kanun çıkarmak olduğunu belirten Yapıcı, deprem yönetmeliğinin 6 kez değiştiğini ve her bir değişiklikle yapıların yeni çıkan yönetmeliğe göre depreme karşı güvensiz hale geldiğini söyledi. Yapıcı son olarak TOKİ ve Kiptaş’ın asli görevlerine dönmesi ve deprem için güvenli konut üretmesi gerektiğini belirtti.