“Kanal İstanbul, çevresel açıdan da yıkım projesi”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Kim ne derse desin, yapacağız” dediği Kanal İstanbul, bilim çevreleri tarafından tartışılmaya devam ediyor. Kanalın çevreye etkileri hakkında görüşlerini Sputnik’e aktaran Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İstanbul İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Cevahir Efe Akçelik, projenin İstanbul için çevresel açıdan yıkım anlamına geldiğini söyledi.

“Kanal İstanbul, çevresel açıdan da yıkım projesi”

Akçelik “Kanal İstanbul; bilimsel niteliği olmayan söylemler ve varsayımlar üzerinden tartışmaya açılan, son günlerde de çeşitli politik gerekçelerle meşrulaştırılmaya çalışılan bir yıkım projesidir. Sadece İstanbul değil, Karadeniz, Marmara Denizi ve Trakya içinde telafisi imkânsız tahribatlar yaratacağını söyleyebiliriz. Açıklanan başvuru raporuna göre 45 kilometrelik güzergâhın; orman, tarım ve yerleşme alanlarını, dünyada örneği nadir kalmış coğrafik varlıklardan olan Küçükçekmece Lagün ve Kumul alanlarını, İstanbul’un içme suyu ihtiyacının bir kısmını karşılayan Sazlıdere Barajı ve havza alanlarını, yok ederek geçirilmesi öngörülmüştür” dedi.

“İstanbul’un su kaynaklarının yüzde 29’u yok olacak, Karadeniz’deki canlılar zehirlenecek”

Akçelik “Proje ile birlikte en az 23 milyon metrekare orman alanı, 136 milyon metrekare tarım alanı daha yok olacaktır. Sazlıdere ve Terkos gibi İstanbul’un su ihtiyacının yaklaşık yüzde 29’unu karşılayan kaynakları yok olacak, ÇED raporunda da ifade edildiği üzere 32,7 milyon metreküp su kaybedilecek. Kanal yatırım maliyet ve yapım süresini en fazla etkileyen parametre kazı miktarıdır. Proje sebebiyle Karadeniz kıyılarında dolgu yapılması gerekecektir. Yapılacak bu dolgu sırasında, malzemelerin barındırdığı ağır metallerin Karadeniz ekosistemine boşaltılması, denizdeki tüm canlılar için toksisite etkisi oluşturması anlamına gelmektedir” diye konuştu.

“Marmara’daki canlı hayat oksijensizlik sebebiyle bitebilir”

Projenin Marmara Denizi’ndeki canlı hayatı bitirebileceğine işaret eden Akçelik “Yine Kanal İstanbul’un tamamlanmasının ardından ikinci ve üçüncü on yılın sonunda Marmara Denizi’nde canlı hayatını bitirecek, oksijensiz ortam oluşacağına yönelik bilimsel çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalara göre; Karadeniz’den Marmara Denizi’ne doğru akış sebebiyle tatlı su aktiferleri ve karasal ekosistem tuzlanacak, Karadeniz’deki tuzluluk değeri yüzde 0,17’lere çıkacak, sadece İstanbul ve çevresi değil, Trakya’ya kadar tatlı suların beslediği tarım alanları ve karasal ekosistem geri alınamaz şekilde bozulacak, yıkıma uğrayacak ve heyelan riski artacaktır. Proje, tüm Trakya bölgesini ekolojik olarak etkileyecektir. Marmara denizinde dip oksijen seviyesinin 4.5 ppm olması gerekirken kirlilikten dolayı 0.5 ppm civarında olması, Karadeniz’den Marmara’ya dökülen az tuzlu, daha soğuk ve besin değeri yüksek suyun, dipte bulunan bakterileri besleyerek, oksijenin tamamen tükenmesine neden olacak, mevcut ‘biyolojik koridor’ bozulacak, 20 ile 30 yıl içinde bakteri ve mantarların faaliyeti sonucu denizel ekosistemin çökecek” dedi.

Erdoğan: Kanal İstanbul’a bileşik kaplar usulüyle bakın

Öte yandan, Kanal İstanbul tartışmalarına müdahil olan Erdoğan ise Kanala bileşik kaplar usulüyle bakılması gerektiğini söyledi. Erdoğan,” Kanal İstanbul’a bileşik kaplar usulüyle bakın. Tuzlu su, az tuzlu su… Bunlar bir araya geldiği zaman ortaya ne çıkar? Bunun bir ortalaması çıkar. Karadeniz’in tuz oranı nedir? Marmara’nın tuz oranı nedir? Olaya buradan bakılması lazım. Buradan bakarsanız, ortalamasını yakalarsınız.” dedi.