Prof. Dr. Naci Görür: Beklenen Marmara depremi öne çekilmiş olabilir

Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul’da felakete yol açabilecek büyük Marmara depremi ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu. Görür, “Eylül ve ocak ayındaki son depremler, kırılmasını beklediğimiz fayın batı ucunda gerçekleşince şahsen ben endişeye kapıldım. Küçük de olsalar bu depremlerin, beklenen Marmara depremini öne çekmiş olabileceğini düşünüyorum” dedi.

Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, Sözcü’den Özlem Güvemli’ye açıklamalarda bulundu. Görür’ün açıklamalarından öne çıkan satır başları şöyle:

– 1999 depremi esnasında Anadolu levhası 5.5 metre batıya doğru savruldu. Deprem kırığı İzmit Körfezi’nin Marmara’ya girdiği yerde durdu. Böylece bu depremler belirli miktardaki stresi Marmara’nın altındaki kırılmayan kabuğa transfer etti. Depremler olmasaydı Anadolu levhası yılda sadece 2,5 cm batıya kayacak ve bu yer değiştirmeye denk gelecek bir stresi Marmara Denizi’nin altındaki kabuğa yükleyecekti. Fakat bu depremler normalde 200-220 senede birikebilecek olan bir stresi saniyeler içinde Marmara kabuğuna yüklediler ve her sene de 2.5 cm’lik bir stresi yüklemeye devam ediyorlar. İşte bu nedenle Marmara Denizi’nin altındaki kabuğun fazla dayanamayacağını ve eninde sonunda kırılarak büyük bir deprem üreteceğini düşünüyoruz.

– Devletin resmi rakamlarına göre İstanbul’daki yapı stokunun yüzde 60’ı herhangi bir mühendislik hizmeti almamış ve gecekondu mantığıyla inşa edilmiş. Resmi rakamlara göre İstanbul’da 1 milyon 600 bin bina var. Eğer bu binaların yüzde 60’ı beklediğimiz 7.2 büyüklüğündeki depreme dayanmazsa toplam 960 bin riskli bina var demektir. Bu binaların deprem olmadan önce deprem güvenli hale getirilmeleri gerekir. Resmi binaların güçlendirildiğini veya yeniden yapıldığını biliyorum ama halkın oturduğu yerlerin önemli bir kısmının henüz elden geçirilmediği de malum.

– İstanbul’u depreme yeterince hazırlamamış olmamız bu işi pek beceremediğimizi göstermektedir. Beceremeyişimizin nedeni bu işi nasıl yapacağımızı bilmediğimizden değil, umursamazlık. Tehlike ve risk analizlerini yaparak bir an önce belli bir program dahilinde zarar azaltma çalışmalarını kararlılıkla sürdürürseniz istediğiniz kenti veya bölgeyi depreme hazırlarsınız. Ama üzülerek söylemeliyim ki bizim yöneticilerimiz deprem gelmeden önce pek bir şey yapmak istemiyor.