Gökhan Yüksel: Betonlaşmış ve kimliğini kaybetmiş bir İstanbul devraldık

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İBB Meclisinde önemli açıklamalar yaptı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) 2021 bütçesinin görüşüldüğü toplantıda söz alan Yüksel, CHP Grubu’nun görüşlerini aktardı.

2019 yılında İstanbul’u betonlaşmış, kültürel ve tarihi kimliğini kaybetmiş bir kriz kenti olarak devraldıklarını söyleyen Gökhan Yüksel, “Geçen 25 yılda İstanbul, çok değerli yıllarını kaybederek yaşam kalitesi son derece düşük, betonlaşmış, kültürel ve tarihi kimliğini kaybetmiş bir hale gelmişti. 2019’da son derece derin ve yapısal sorunlarla başa çıkmamızı gerektiren bir kriz kenti devraldık. Finansal açıdan içler acısı tablolar söz konusu. Yönetimi devraldığımızda 30 iştirak vergi ve SGK borcuyla karşı karşıya ve ihalelere giremeyecek durumdaydık. Sadece o borçları kapatmak için 600-700 milyon TL harcandı.” dedi.

Önceki dönemlerde İBB’nin izlediği ekonomik politika ve her yıl artan borçlar nedeniyle enkaz devraldıklarını belirten Yüksel, Ekrem İmamoğlu Başkanlığındaki İBB’nin son bir yılda İstanbul genelinde; altyapı, ulaşım, yeşil alan, kreş ve sosyal yardım atılımlarına vurgu yaptı.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu başkanlığında Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen meclis oturumunda gündem maddesi olarak ele alınan 2021 bütçesi ile ilgili tartışmalar yaşandı. Ekonomist kimliği ile de tanınan Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, konuyla ilgili söz alarak CHP Grubu adına İBB bütçesi hakkında bir konuşma gerçekleştirdi. Gökhan Yüksel’in konuşmasında öne çıkan satır başları şöyle:

– Geçen 25 yılda İstanbul, çok değerli yıllarını kaybederek yaşam kalitesi son derece düşük, betonlaşmış, kültürel ve tarihi kimliğini kaybetmiş bir hale gelmişti. 2019’da son derece derin ve yapısal sorunlarla başa çıkmamızı gerektiren bir kriz kenti devraldık. Çeyrek asırda oluşan sorunları bir iki senede çözmek kolay değil. Finansal açıdan içler acısı tablolar söz konusu. Bu yüzden küçük siyasi kazançlar uğruna gerçeği gölge etmeyi bırakalım. 16 milyon İstanbullunun hakkını konuştuğumuzu unutmayalım.

– 2013 yılında gelir-gider dengesine baktığımızda artı 340 milyon TL veren İBB bütçesi, 2016 yılında 3.5 milyar, 2017 yılında 5 milyar TL, 2018 yılında 4 milyar TL gibi miktarlarda büyük açık vermiştir. 2014 yılında İBB borç stoku 6 milyar TL idi. 2019’da bu meblağ 24 Milyar TL’ye yükseldi. Bu tabloya nasıl gelindi? Yönetimi devraldığımızda 30 iştirak vergi ve SGK borcuyla karşı karşıya ve ihalelere giremeyecek durumdaydık. Sadece o borçları kapatmak için 600-700 milyon TL harcandı.

– İstanbul deprem riskini birinci dereceden yaşan bir kent. O yıllarda dünyanın önde gelen bilim insanları, araştırma – inceleme yaparak raporlar yayımladılar. Bu kentin yapı stokunun dönüşmesi gerekiyordu. 25 yılda bu konuda inanılmaz bir başarısızlıkla karşı karşıya kaldık. Kentin orman alanlarında, kamusal arazilerinde gökdelenler yükseldi, lüks yapılar ortaya çıktı; ama kentin dönüşmesi gereken alanları kaderine terk edildi. 25 yılda İstanbul’un yapı stokuyla ilgili ciddi bir adım atamayanların bu konuları sıkılarak, utanarak söylemesi gerekir.

– Döviz kurunda yaşanan dalgalı ve yüksek seyre, ülkenin güvensizleşen yatırım iklimine, artan iş maliyetlerine ve derinleşen yoksulluk şartlarına rağmen İBB çok önemli işlere imza atmayı başardı. Sosyal yardımlarla halkın yanında olurken, kentin ertelenmiş, ihmal edilmiş çok önemli hizmet kalemlerini de gerçekleştirdi. Altyapıdan kreşlere, sosyal yaşam alanlarından, ulaşım ağlarına kadar birçok alanda önemli çalışmalar hayata geçirildi. İstanbul Türkiye’nin daha iyi bir gelecek umududur, hikâyesidir. ‘Kayıp’ bir İstanbul, ‘Kayıp’ bir Türkiye’dir. Biz İstanbul’u hak ettiği seviyeye taşımaya kararlıyız. Bu yoldan da asla geri dönmeyeceğiz. Hepinizi, buradaki tüm meclis üyesi arkadaşlarımı bu hikâyenin bir parçası olmaya davet ediyorum.