Beykoz’da Gazi Derneği Zor Şartlarda Ayakta Kalma Mücadelesi Veriyor

1951’de kurulan Kuvayi Milliye Mücahitleri Derneği’nin İstanbul’daki şubesi, binasının satılması sonrası Beykoz sahilindeki terk edilmiş bir güvenlik kulübesinde faaliyet göstermeye başladı. 86 üyesi bulunan dernek, belediyelerden destek alamadığı için zor şartlarda ayakta kalmaya çalışıyor.

1951 yılında Atatürk, yurt, bayrak ve ülke sevgisini yaşatmak amacıyla kurulan Kuvayi Milliye Mücahitleri Derneği, İstanbul’daki adresini kaybettikten sonra Beykoz sahilinde terk edilmiş bir güvenlik kulübesinde faaliyet göstermeye başladı.

Dernek üyeleri, daha önce bir hayırseverin kirasını ödediği binada faaliyet gösteriyordu. Ancak binanın satılması ve hayırsever desteğinin kesilmesi üzerine dernek, yaklaşık 2 metrekarelik bir kulübeye taşınmak zorunda kaldı. Elektriği olmayan ve yağmurda su alan bu kulübe, 86 üye için oldukça yetersiz kaldı.

İstanbul Şube Başkanı Abdülkadir Ayazoğlu, yaşanan sıkıntıları şu sözlerle dile getirdi:
“Kulübeye iki kişi bile zor sığıyor. Fiziki imkansızlıklar nedeniyle toplanamıyoruz. Yönetim kurulu toplantısı bile yapamadık. Üyeler birbirinden koptu.”

Dernek üyeleri, her yıl 10 Kasım’da Dolmabahçe’deki anma törenlerine, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Anıtkabir’e ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Afyon’daki törenlere katılarak milli değerleri yaşatmaya devam ediyor. Ancak son bir yıldır neredeyse sokakta kalan gaziler ve gazi yakınları, bu şartlarda faaliyetlerini sürdürmekte zorlanıyor.

Ayazoğlu, belediyelerden destek talep ettiklerini ancak hiçbir belediyenin kendilerine yer göstermediğini belirterek, “Mecburen buraya geldik” dedi. Dernek üyeleri, etkinliklere katılımı telefonla organize etmek zorunda kaldıklarını, kulübeyi ise yalnızca irtibat merkezi olarak kullanabildiklerini ifade etti.

Gazilerin yaşadığı bu durum, Türkiye’de sivil toplum kuruluşlarının ve özellikle gazi derneklerinin karşılaştığı ekonomik ve sosyal zorlukları bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, bu tür derneklerin desteklenmesinin toplumsal hafızanın korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Beykoz’daki gazi derneğinin yaşadığı sıkıntılar, yalnızca üyelerin bir araya gelmesini engellemekle kalmıyor; aynı zamanda milli değerlerin yaşatılması için verilen mücadelenin de zor şartlar altında sürdürülmesine neden oluyor.