Pervin Buldan: Bunlarınki Cumhur İttifakı değil ‘Beyaz Toros İttifakı’

- Yorumlar

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, yerel seçim çalışmaları kapsamında Bingöl’de vatandaşlara hitap etti. Buldan, “Bir tutturmuşlar Cumhur İttifakı. Yenikapı’da yanlarına aldıklarını gördük. Cumhur İttifakı yanına Ağarları, Çillerleri alarak sahneye çıktı. Demek ki sizin ittifakınız, Susurluk ittifakı, sizin ittifakınız ‘Beyaz Toros İttifakı.’ şeklinde konuştu.

Buldan’ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Yollar çukur, çamurdan ve çöpten geçilmiyor

– Burayı yıllardır AKP’li belediye başkanları yönetiyor. Ancak bakıyoruz ki Bingöl’de taş üstüne taş konulmamış, Bingöl’e tek bir çivi çakılmamış. Yollar çukur, yollar çamurdan ve çöpten geçilmiyor. Bingöl halkına verdikleri değer, Bingöl halkına yaptıkları hizmet işte bu kadar. Oysa burada bir Bakan var. Ancak o Bakan, sadece kendisine Bakan. Bingöl halkına değil, kendisine Bakan.

– Burada da tıpkı diğer kentlerimiz gibi tarımın, hayvancılığın bittiğini görüyoruz. Burada hem buğday hem mısır ekimini bitirdiler. Burası bir hayvancılık kenti olmasına rağmen, bugün buraya et Sırbistan’dan geliyor. İşte bu anlayış hem tarımı hem hayvancılığı bitirdi, halkımızı yoksulluğa mahkum etti. Burada kredi kartı borcu olmayan tek bir vatandaşımız yok. Burada esnaf kazanamamaktan dolayı dükkanının kapısına gün geçtikçe kilit vurmak zorunda kalmış. Bütün bunları Bingöl halkına reva görenler, 31 Mart’ta derslerini alacaklar, hiç merak etmeyin.

– Buranın gençleri işsiz. Kahvelerde, caddelerde, sokaklarda binlerce genç işsiz bir şekilde dolaşıyor. Bin kişinin işe alınacağı yere, 15 bin kişi başvuru yapıyor. Burada bunu gördük. Ama bu işe alınacak bin kişiden de amcası, dayısı, torpili olan işe giriyor, diğer işsizler kahvede oturmaya devam ediyor. Bingöl halkı batıya göç etmek zorunda kalıyor. Bu güzel topraklarımızı, bu verimli toprakları öyle bir hale getirdiler ki insanlar iş bulmak, aş bulmak için batıya gidip çalışmak zorunda kalıyor. İşçi olarak gidiyor, tarım işçisi, mevsimlik işçi olarak gidiyor. Öğrenciler, kadınlar gidiyor. Ama bu hiç kimsenin umurunda değil. Onlar sadece ve sadece kendi yandaşlarını, kendi akrabalarını düşünüyorlar, Bingöl halkını hiçbir şekilde düşünmüyorlar.

80 milyon insan saraya çalışıyor

– Bingöl’e tek bir yatırım yapılmış mı? Bingöl Belediyesi tarafından ya da AKP iktidarı tarafından Bingöl’e yapılan tek bir yatırım görmedik, bilmiyoruz. Bingöl’e verdikleri değer işte budur. Çünkü onlar bütün yatırımları Saray’a yapıyorlar. 80 milyon insan, Saray’a çalışıyor. Saray’ın bir günlük harcaması kısılsa, Bingöl’de ne iş sorunu kalır ne aş sorunu kalır. Onların derdi Saray derdi. 80 milyon insan sadece ve sadece Saray’a çalışıyor.

– İşte biz bütün bunları dile getirdiğimiz için şimdi bize dinsiz, imansız diyorlar, bölücü, terörist diyorlar. Yahu sizin ağzınızdan, bir güne bir gün bu halka güzel bir söz, sevgi dolu bir söz, güven duyan bir söz çıktığını kimse gördü mü? Bize dinsiz, imansız diyenler, her gün dini kendi siyasetlerine alet edenler, şunu çok iyi bilsin ki Bingöl halkı da Kürtler de HDP de dinine de, Allah’ına da, peygamberine de sizden daha çok bağlıdır. Bizim dinimizde ayrımcılık, kutuplaşma, iftira, hakaret yoktur. Ama bunlar gece gündüz gittikleri her yerde HDP’ye iftira atmaktan, yalan söylemekten, çamur atmaktan başka bir şey yapmıyor. Bunların dilinde yalan, cebinde haram. İşte böyle bir parti, böyle bir iktidar bugün dini kendi siyasetine alet etmiş durumdadır.

– Hani diyorlar ya, “biz yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz”. Yalan söylüyorlar. Bu yaradanın yarattıkları arasında bile ayrım yapıyorlar. Türklerle Kürtleri, Sünnilerle Alevileri, erkeklerle kadınları birbirine düşman gösteriyorlar. Bir Cumhurbaşkanı’nın dili bu kadar kin ve nefretle dolu olamaz, olmamalı. Bir cumhurbaşkanı her gün bir partinin yöneticilerine ve ona oy veren insanlara hakaret edemez, etmemeli. Şimdiye kadar konuşmalarında 80 milyon insanı kucaklayan bir konuşma yaptığını görmedik. Sevgiden, kardeşlikten, hoşgörüden bahsetmeyen bir cumhurbaşkanı var. Her gün dilinde yalan, hakaret, öfke olan bir cumhurbaşkanı var. Türkiye halkları bunu hak etmiyor. Bizler geçmişte de cumhurbaşkanları gördük. Kapsayıcı, kucaklayıcı cumhurbaşkanları gördük. Ancak bu cumhurbaşkanı ne yazık ki böyle bir dilden mahrum.

Selahattin Demirtaş neden cezaevinde?

– Diyor ki “bu ülkede adalet var”. Bu ülkede adalet varsa, İdris Baluken neden 18 yıl ceza aldı? Bu ülkede adalet varsa, Selahattin Demirtaş neden cezaevinde? Figen Yüksekdağ neden cezaevinde? Hiçbir suçları olmayan, barışı savunan, adaleti, demokrasiyi savunan arkadaşlarımız, milletvekillerimiz, belediye eşbaşkanlarımız neden cezaevinde? Sizin adalet anlayışınız demokrasiyi savunanları cezaevine göndermek.

– Bir tutturmuşlar Cumhur İttifakı. Yenikapı’da yanlarına aldıklarını gördük. Cumhur İttifakı yanına Ağarları, Çillerleri alarak sahneye çıktı. Demek ki sizin ittifakınız, Susurluk ittifakı, sizin ittifakınız ‘Beyaz Toros ittifakı’. Dün sahneye çıkardığınız insanların geçmişini bilmiyor musunuz? Çiller dönemini, Ağar dönemini bilmiyor musunuz?

– Madem bu kadar çok seviyorsunuz Çiller’i, Ağar’ı neden belediye başkan adayı yapmadınız? Birini İstanbul’dan, birini de Ankara’dan gösterseydiniz; o zaman dersinizi alsaydınız. Onların ittifakının çatırdadığını da görüyoruz. 31 Mart’tan sonra öyle bir dağılacaklar ki ittifakın “i”si bile kalmayacak. Tuzla buz olacaklar.

x