Hasan Ali Yücel isminin önemi

- Yorumlar

Kartal’da Hasan Ali Yücel Kültür Merkezi’nden dolayı çok tanınan bir isim olan Hasan Ali Yücel, aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığı da yapmış, kısa sayılabilecek hayatına sığdırdığı programları ve ürettiği eserleri ile anılmayı çok hak etmiş Cumhuriyet büyükleri arasında yer alır. Atatürk ile de önemli bir geçmişi olan Hasan Ali, aynı zamanda bir Kuvayi Milliyeci olarak da bilinir.

Hasan-Âli YÜCEL, 17 Aralık 1897’de İstanbul’da hayata geldi. Baba tarafından Giresunlu olan Yücel, tek çocuk olarak geniş bir aile ortamında büyür. Lise yıllarında Y.Kemal, A.Hamdi Tanpınar gibi şairlerle ikbal Kıraathanesi’ne gidip gelmeye başlar, İstiklal Savaşı’nın zor günleri yaşanmaktadır. Ortalıkta İnönü Savaşlarına ilişkin haberler vardır. Hasan-Âli, gazetesinde özellikle bu savaşlara ilişkin haberler verir; bunları söz konuşu kıraathaneye de ulaştırarak dostlarını bilgilendirir. Ayrıca, ulusal protesto hareketlerine, örneğin bunların ilki ve en büyüğü 23 Mayıs 1919’da düzenlenen Sultanahmet Mitinglerine katılır.

Hasan-Âli’nin üzerinde etkisi olan hocalar arasında, Kuvay-ı Millî ye hareketini Akşam gazetesindeki yazılarıyla desteklemiş olan Necmettin Sadık (Sadak)’ın özel bir yeri olduğu söylenebilir. O’nu günlük gazetelerde yazı yazmaya özendiren, örneğin Akşam gazetesinde “Pazartesi Konuşmaları” başlığı altında köşe yazıları yazmaya yönelten Necmettin Sadık’tır.

Hasan-Âli, Mustafa Kemal ile İlk kez İzmir’de karşılaşır (2 Şubat 1923). Halkla yaptığı bir toplantıda, söz alarak Mustafa Kemal’e “mekteplerin yanında medreselerin devam edip etmeyeceği’ni sorar. Mustafa Kemal, kendisine, ilke olarak “eğitim birliği” ve “karma uygulama”dan söz ederek cevap verir.

hasan-ali-yücel

3 Mart 1924’te yürürlüğe giren Öğretim Birliği (Tevhid-i Tedrisat) yasasının sonucu olarak, öğretim kurumlarının hepsi Maarif Vekaleti’ne bağlanmış, bu çerçevede, Mustafa Necati döneminde (1926’da) Maarif Emirlikleri kurulmuş ve ülke Mıntıkalara ayrılmıştır. 1927 başında, Hasan-Âli, Reşat Şemsettin (Sirer) ile birlikte “Mıntıka Müfettişleri” unvanıyla İstanbul Maarif Emirliğine verilirler.

Müfettişlik döneminde, Hasan-Âli, öncelikle “yazı ve dil sorunları” üzerine yoğunlaşır. T.Fikret’in batılılaşma (modernleşme) doğrultusundaki düşüncelerine ilgi duyar. O’nun “Tarihi Kadim-Doksan Beşe Doğru” adlı şiir kitabını latin harfleriyle yayınlamasının altında bu ilgi (ve hayranlık) yatmaktadır(Latin harfleriyle basılan ilk eserdir bu kitap).

x
Haberin tamamı için sayfalar arasında ilerleyin
1 / 4