Ümit Özdağ: Türkiye’de Suriyeli mafyası oluştu, kendi aralarında Arapça’nın lehçesini konuşuyorlar

- Yorumlar

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, Türkiye’de yaşayan Suriyelilerle ilgili olarak “Türkiye’de Suriyeli mafyası da oluştu. Kendi aralarında Arapça’nın alt lehçelerini konuşuyorlar. Mafyaya karşı teknik istihbaratla önlem alırsınız. Arapçanın alt lehçelerini konuşan gruplara karşı hangi yöntemlerle mücadele edeceksiniz?” dedi.

İYİ Parti İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ’ın ‘Kaçınılmaz Çöküş’ adlı kitabı raflardaki yerini aldı. Özdağ, kitaba ve Türkiye gündemine ilişkin olarak Cumhuriyet’ten Leyla Kılıç’ın sorularını yanıtladı.

Özdağ’ın açıklamalarından önce çıkanlar şöyle:

– Cumhuriyet tarihinin en ağır krizini yaşıyoruz. Bu hem finansal hem de reel sektör krizi. Finansal krizler kolay çözülebilen krizlerdir. Bunu ekonomik krizler için söylememiz mümkün değil. AKP’nin ekonomi politikası sürdürülebilir değil. Her siyasal rejim, ekonomi politiği üzerinde varlığını sürdürür. AKP’nin ekonomi politikası, Türkiye’yi üretimden, sanayileşmeden, tarım ve hayvancılıktan kopartma üzerine kurulu. 2002’den bu yana reel sektör Türkiye’de küçülüyor. İmalat sanayi, hayvancılık, tarım küçülüyor. İstihdamsız büyüme denen bir kavramla ilerliyorlar. AVM’ler yapıp fabrikaları satıyoruz ama borçla yapıyoruz. Artık sonuna geldik. Bunun sürdürülebilmesinin imkânı yok. Bu rejim yaşayabilecek bir rejim değil.

– Erdoğan, iktidara geldiğinden bu yana ayrıştırma ve ötekileştirme stratejisi ile yönetti. Önce Türk, Kürt, Laz, Çerkez diyerek bu ayrıştırmayı yaptı. Sonra Alevi, Sünni ekseninde sürdürdü. Şimdi de AKP ve taraftarına oy veren ‘millet’ ve vermeyen ‘zillet’ olarak net çizgilerle toplumu ayırdı. Bu politikası, yabancılaştırma ve düşmanlaştırma milli birliğimizi sarstı. Bunun sonucunda Türkiye dört göç sorunu yaşıyor. Birincisi, üst gelir gruplarından 200 binin üzerinde insan Türkiye’yi terk etti ve göç devam ediyor.

– İkincisi, Türkiye içinden Ege’ye göç edenler var. Bu göçün bir bölümünü Alevi yurttaşların, bir bölümünü seküler yurttaşların oluşturduğunu biliyoruz. Bu çok tehlikeli bir şey. Doğduğunuz yerde kendinizi rahat hissetmiyor, baskıya maruz kaldığınız için o şehri terk ediyor ve daha önce hiç yaşamadığınız bir şehre göç ediyorsunuz. Üçüncü göç, yurtdışından gayrimenkul ve oturma izni alarak bir şey olduğunda oraya yerleşmeye hazır bulunanlar.

– 2011’den bu yana Türkiye’ye 6 milyonun üzerinde yabancı girdi. İktidar, inatla 3.6 dese de gerçek rakamlarla bunların 3.8 milyonu Suriye kökenli. 1 buçuk milyon kayıtsız Suriyeli var. 900 bin de dünyanın değişik yerlerinden ülkemize sığınmacı gelmiş.

– Dünyada en fazla sığınmacının olduğu ülke durumundayız. 40 milyar dolarla gayrisafi milli hasılaya göre dünyada sığınmacılara en fazla yardım eden ülkeyiz. Erdoğan bu rakam için de 37 milyar dolar diyor. Ancak gerçek rakam 40 milyar dolar ve bu sığınmacıların yüzde 67’si Suriye’nin kuzeyinden geliyorlar. Onların boşalttığı bölgede bir Kürdistan kuruluyor.

– Orada Kürdistan’ı durduracak demografik bir etnik yapı tasfiye ediliyor Türkiye’ye getiriliyor. Amaç ne? Bu insanlar kullanılarak Türkiye’de çıkartılamayan Türk-Kürt, laik-anti laik çatışması, Arap ve Türkler üzerinden çıkarılmaya çalışılıyor. Sayıları hızla artıyor. Bugün 3.8 milyon olduklarını kabul ettiğimizde Türkiye’de her 20 kişiden biri Suriyeli. 2040 yılında nüfusları 7.2 milyon olacak. Böyle bir yapıyı entegre etmeniz mümkün mü?

– 1 milyona yakın Suriyeli böyle bir ekonomik durumda Türk iş piyasasına girdi. Bu yoksulun yoksulla savaşı. Asgari ücretle çalışan Türk işçinin elinden işinin alınması, asgari ücretten de azına çalışmaya razı olan Suriyelinin çalıştırılması. Sadece iş piyasası değil, Türkiye’de Suriyeli mafyası da oluştu. Kendi aralarında Arapçanın alt lehçelerini konuşuyorlar. Mafyaya karşı teknik istihbaratla önlem alırsınız. Arapçanın alt lehçelerini konuşan gruplara karşı hangi yöntemlerle mücadele edeceksiniz? Uyuşturucu alanında da geniş bir ağa sahipler. Türkiye uyuşturucu için geçiş ülkesiyken artık hedef haline geldi. Bütün bu gelişmeler Türkiye’nin demografik yapısını değiştirebilir. Bu süreç devam ederse Türkiye olacak ama Türkiye’nin bir Türk karakteri olmayacak.

x