Erdoğan: İETT işçisiydim Cumhurbaşkanı oldum

- Yorumlar

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle külliyede düzenlenen programda yaptığı konuşmada, “İETT’de işçi olarak hayata başlamış Cumhurbaşkanlığı görevine kadar gelmiş bir kardeşinizim. Bu bakımdan 1 Mayıs’ı kendi özel günüm olarak görüyorum.” dedi.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları;

Ülkemizdeki toplam işçi sayısının yüzde 1’ini bile temsil etmeyen kimi marjinal yapıların işçilerin adına ahkam keserek işçilerin huzurunu bozmasının önüne geçtik. Artık işçilerimizin arkasına sığınamıyorlar. Bizim işçilerimiz vatanına, milletine, değerlerine saygılı tıpkı 15 Temmuz gecesinde olduğu gibi gerektiğinde canını vermekten sakınmayan kardeşlerimizdir.

“İETT İŞÇİSİYDİM CUMHURBAŞKANI OLDUM”

İşçilerimizin alın terini kendi ideolojik istismarlarına karşı dimdik durarak bozduk. Son 10 yıldır ülkemizdeki tüm işçi konfederasyonlarımızla, sendikalarımızla, diğer işçi kardeşlerimizle hep birlikte 1 Mayıs’ı anlamına uygun olarak kutluyoruz. Eski dönemin kötü görüntülerini tamamen geride bıraktık. Kavga, gürültü, şu, bu neredeyse hiç yok. Belli kesim mutlaka ortalığı karıştırmak isteyecektir. Artık milletimizin bunlara en küçük bir itibarı kalmamıştır. İETT’de işçi olarak hayata başlamış Cumhurbaşkanlığı görevine kadar gelmiş bir kardeşinizim. Bu bakımdan 1 Mayıs’ı kendi özel günüm olarak görüyorum.

“ADALETİN OLMADIĞI YERDE ZULÜM VARDIR ZULÜM KÜFÜRDÜR”

Bizde neredeyse bin yıllık bir birikim söz konusudur. İş olmazsa işveren olmaz. İşçi olmazsa da iş olmaz. İş, işveren ve işçi arasındaki bu birbirinin içine geçmiş ilişkiyi dikkate almayan yaklaşımlardan hayırlı bir gelişme çıkmaz. Kalkınmayı toplumun tüm kesimlerinin orantılı gelişmesi olarak görüyoruz. Adaletin olmadığı bir yerde zulüm vardır. Zulüm ise bizim inancımızda küfre eşdeğerdir. Çünkü Rabbimiz insanların eşyalarını yani mal ve ücretlerini eksik vermeyin buyuruyor. Peygamber efendimiz, işçiyi çalıştırıp da hakkını ödemeyenlerin kıyamet günü hasmıyım, ifadesini buyuruyorlar.

“SENDİKALARI ARKA BAHÇELER HALİNE GETİRMEYE İZİN VERMEYİZ”

Sosyal barışı Batı çatışma üzerinden biz ise uzlaşmaya dayalı olarak inşa etmeyi esas alırız. Her alanda olduğu gibi emek konusunda da adaletin tesisi için çalıştık, mücadele ettik. Üretim ile alın terini, sermaye ile emeği birbirinden ayırmıyoruz. 31 Mart seçimlerinin ardından kimi belediyelerde sendika üyelerine veya işe giriş tarihine bakılarak ayrımcılık yapıldığına, hatta insanlarımızın işiyle aşıyla oynandığına dair üzücü haberler alıyoruz. Bu tür ayrımcılığı meşrulaştırmak için birçok yalana ve çarpıtmaya başvuruluyor. Bu kafa 28 Şubat kafasıdır. Birileri bu kafayı hortlatmaya çalışıyor. Biz hiçbir sendikaya kendi arka bahçemiz olarak bakmadığımız gibi kimsenin de sendikaları arka bahçesi haline getirmesine müsaade etmeyiz.

“REFAH SEVİYESİNİ ARTTIRMADAN BİZE DİNLENMEK HARAMDIR”

Kim olduğumuzu, nereden nereye gittiğimizi unutmazsak kime bize diz çöktüremez, teslim alamaz. Gerektiğinde hep birlikte kol kola girip 82 milyon olarak birlikte yürüme iradesini ortaya koyabilmeliyiz. Türkiye’nin 2023 hedefleri böyle bir ehemmiyete sahiptir. Ne zaman ülke ve millet olarak bu hedeflerimizi ilan ettik, ulaşma kararlılığını ortaya koyduysak o günden beri başımız beladan kurtulmuyor. Ne yaparlarsa yapsınlar, hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz. Ülkemizin dünyanın en büyük 10 büyük ekonomisi haline getirmeden, vatandaşımızın refah seviyesini arttırmadan bize durmak, dinlenmek haramdır.

x