Demirtaş: 23 Haziran’da HDP seçmeninin çok daha kararlı bir şekilde sandığa gideceğini düşünüyorum

- Yorumlar

Tutuklu yargılanan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, 23 Haziran’da yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı seçimi ve gündeme dair diğer konulara ilişkin olarak Yeni Yaşam gazetesinden M. Ferhat Çelik’in sorularını yanıtladı.

T24’ün aktardığına göre, İstanbul seçimleriyle ilgili Çelik’in yönelttiği sorular ve Demirtaş’ın bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

– İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi iptal edildi. Seçim sonucuna, kentte 1 milyon 200 bin oyu olan HDP’nin stratejisi damga vurdu. Sizin de seçim öncesi gazetemiz aracılığıyla verdiğiniz ‘Gerekirse bağrınıza taş basın ve mutlaka sandığa gidip, faşizme hayır anlamına gelecek oyunuzu kullanın’ demeciniz büyük karşılık buldu. Dediğiniz gibi, HDP’nin stratejisi iktidarı salladı. Tekrar seçim için nasıl bir mesajınız var?

YSK’nin hukukla, yasayla bağdaşmayan kararı nedeniyle 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul seçiminde, HDP’nin tavrında herhangi bir değişiklik olmadığı biliniyor zaten. Ben 23 Haziran’da HDP seçmeninin çok daha kararlı bir şekilde, daha yüksek bir katılımla sandığa gideceğini düşünüyorum. Ortada ciddi bir seçmen iradesi gasbı var. Gasp edilen iradeye karşı İstanbul’daki yurttaşların bu defa bağırlarına taş basmadan, kendi iradelerini ve haklarını koruyacaklarına inanıyorum.

– Büyükşehirlerde kaybeden AKP MHP’de panik havası hakim. AKP, ‘beka’ ve ‘Defolup Kürdistan’a gidin’ gibi kutuplaştırıcı söylemleri geri plana çekip, Kürtlere şirinlik içeren mesajlar vermeye başladı. Hatta Devlet Bahçeli hiç olmadığı kadar Kürt kelimesini kullanmaya başladı. Ancak kamuoyu yoklamaları, sahadaki gözlemler bunun etkili olmadığını gösteriyor. Siz seçimi ve siyasete yapacağı etkiyi nasıl görüyorsunuz?

Kürt ve Kürdistan kavramları tarihi, sosyolojik ve coğrafi gerçekliklerdir. Kim bu kavramları ifade etmek isterse edebilir tabii. Sonuçta bu kavramları kullanmak kimsenin tekelinde değil. Binali Yıldırım’ın da, Devlet Bahçeli’nin de kullanmasında elbette hiçbir sakınca yok. Hatta mümkünse daha sık kullansalar iyi olur. Fakat bunun aktüel bir siyasi karşılığının olmayacağından da eminim. Kendileri de biliyordur. Kürtleri aldatılması çok kolay saftirikler gibi görenler hep yanıldılar, yanılmaya da devam edecekler. Kürtler bu türden yüzeysel söylemlere göre siyasi tavır belirlemezler kanımca; söylemden çok eyleme bakarlar. Eyleme bakınca da her yerde zulüm, hakaret, adaletsizlik ve savaş politikalarını görüyorlardır. Dolayısıyla bu tür söylem sahipleri, kendileri için meseleleri kavramaktan oldukça uzak, sıradan ve ucuz bir profil çizmek dışında bir etki yaratamazlar

– Bu süreçte HDP büyük bir fedakarlık yaptı. Türkiye cephesinde de HDP ile tüm toplumsal dinamikler arasında bir bağ oluştu. Bu oluşmakta olan Demokrasi İttifakı, nasıl daha güçlü biçimde iktidar alternatifi olabilir?

Toplumsal zeminde, halklar arasında önemli bir empati ve yakınlaşma duygusunun giderek güçlendiği anlaşılıyor. Bana kalırsa seçim sonrasında demokrasiye inanan bütün siyasi ve sivil örgütlenmelerin, şahsiyetlerin, hareket ve grupların “yeni anayasa” başlığında bir araya gelerek, tabandan başlayan bir anayasa hareketini örgütlemeleri, bu şekilde güçlü ve ilkeli bir demokrasi cephesinde buluşmaları elzemdir. Toplumun ekseriyeti de buna her zamankinden daha hazırdır diye düşünüyorum.

x