Sivas Katliamı, sönmeyen ateş – Anısına yakılan türkülerle

Türkiye tarihinde bir kara leke olan Sivas katliamı unutulmuyor. 37 kişinin katlediği 2 Temmuz 1993’deki Sivas katliamının hesabı sorulmadığı için bıraktığı iz her geçen gün daha da derinleşiyor. Belli odaklardan destek alan güruhlar, muradı karanlıklar, diri diri yaktılar bir toprağın bin bereketini.

Yakarak öldürmek, düşünmekten, kurcalayan, arayan sözden tahrik olmak, onların engin hoşgörüsünün eyleme geçmiş hâli olagelmiştir! Bugün IŞİD’le simgelenen; yaşam, sevinç ve umut düşmanlığındaki bu dehşet verici simsiyah durum ve gidişat, o gün Sivas’ta sahnelemişti mazlum iniltilerinden “zafer” damıtanların oyunu.

sivas katliamı2

Daha önce Maraş’ta, Çorum’da. Sonra Gazi’de. Önce ve sonra dünyanın birçok yerinde. Mesela İkrime’de ya da bir Dürzî evinde, Şiî mahallesinde, Süryanî kilisesinde, Kürt ve Türkmen köylerinde, Sünnî ve Arap aşiretleri üzerinde de… Mesela işte bugün Suriye’de… Bu yobaz kin ve kan müstahsili korkunçluk hedefine hep Alevîleri ve dünyanın diğer “Alevîler”ini aldı. Yaktı, yıktı, vurdu, kafa kesti, kuyulara doldurdu… Sivas-Madımak’taki o vahşet bu tarihten çığlık dolu bir yaprak, bir yeniden kaçıncı Kerbela.

Ve o gün Metin Altıok’a, şâir bir dostu “olaylar büyür de birimize bir şey olursa ne yaparız?” diye sormuş. Altıok da “Kalanlar ölenler için şiir yazar” demiş. Şiirler yazıldı, çokça da şarkı söylendi arkalarından. Bunların hepsi bir kederi en sahici biçimde haykıran şarkılardır, biz de bunlardan birkaçını seçtik.

Madımak – Sivas Katliamı anısına yakılan şarkılar

Köpekler / Duman

Adamı Başından Vurmalılar Ki
Senin İçin Ölsün Yarınlar
Silahı Elinden Almalılar Ki
Faili Meçhuldur Desinler

Oteli Kökünden Yakmalılar Ki
Senin İçin Ölsün Yarınlar
Kitabın İçinde Kalmalılar Ki
Faili Meçhuldur Desinler

Yolunu Bekler Yine Köpekler
Yolunu Gözler Yeni Köpekler
Adını Saklar Yüzünü Gizler
Yolunu Bekler Yine Köpekler

Adamı Başından Vurmalılar Ki
Senin İçin Ölsün Yarınlar
Silahı Elinden Almalılar Ki
Faili Meçhuldur Desinler

Oteli Kökünden Yakmalılar Ki
Senin İçin Ölsün Yarınlar
Kitabın İçinde Kalmalılar Ki
Faili Meçhuldur Desinler

Yolunu Bekler Yine Köpekler
Yolunu Gözler Yeni Köpekler
Adını Saklar Yüzünü Gizler
Yolunu Bekler Yine Köpekler

Gittin Gideli / Mazlum Çimen

öyle ağırım ki kendime
sen benden gittin gideli.
terim küs olmuş tenime
sen benden gittin gideli.

öyle bıkmışım ki kendimden
kurudum düştüm dalımdan.
sanki ruhum çıktı canımdan
sen benden gittin gideli.

bir cefam var idi bin oldu
aktı gözüm yaşı sel oldu.
yaz baharım döndü kış oldu
sen benden gittin gideli.

Issızlığın Ortasında / Moğollar

bir düş gördüm geçenlerde
görmez olsaydım ah olsaydım.
içime seytan girdi sandım
keşke hiç uyumasaydım.

birdenbire
ateş ve duman
feryad-ı figan
sanki elele
geliyor habire!
üstümüze, üstümüze!

canlar, sazlar
kan oldular
kesildi teller
durdu nefesler
ama hâlâ
dimdik ayakta!
ayaktalar!

çığlık kalleş!
sessizlik mi dost?!
ateş ve duman
hain düşman!
ıssızlığın ortasında!
ıssızlığın ortasında!

Ferhat Tunç – Bir Şehir ( Sivas)

Adını söylesem dilim takılır
Sanki yüreğime bir şey çakılır
Orda semah dönen nara yakılır
Kızılırmak boylarında bir şehir

Güvercinler gide baykuşlar öte
Ne kışın azala ne çilen bite
Hafik’ten bu yana Banaz’dan öte
Kızılırmak boylarında bir şehir

Can alıcı kuşlar oraya doldu
Güneş utancından sararıp soldu
Otuz yedi gülü dalından yoldu
Kızılırmak boylarında bir şehir

Güvercinler gide baykuşlar öte
Ne kışın azala ne çilen bite
Hafik’ten bu yana Banaz’dan öte
Kızılırmak boylarında bir şehir

Türküler Yanmaz / Edip Akbayram

güneşin ak yüzüne bir duman çöktü
bir türkü çığlıkla ateşe düştü.
kuytu bir köşede bir çiçek küstü
büktü yaprağını boynunu büktü.

şu Sivas’ın elinde sazım çalınmaz
güllerim yandı yüreğim dayanmaz.

kararmış yüreğin hiç ışığı olmaz
bilmez misin ki türküler yanmaz!
günü gelir sanma hesap sorulmaz
dayanır kapına pir sultan ölmez!

şu Sivas’ın elinde sazım çalınmaz
güllerim yandı yüreğim dayanmaz.

Sivas Ağıdı / Ozan Emekçi

iki temmuz sıcağında
ben yanarım Sıvas yanar
Pir Sultan’ın ocağında
ben yanarım Sıvas yanar.

ya dost derim yana yana
şavkım vurur Xorasan’a
canım kurban Pir Sultan’a
ben yanarım Sıvas yanar.

ben Hallaç’a âşık oldum
Nesimi’ye beşik oldum
kör gözlere ışık oldum
ben yanarım Sıvas yanar.

musahip oldum ölüme
dostlar dil sürer külüme
dulda etmeyin yelime
ben yanarım Sıvas yanar.

Koçgiri’de girdim ize
kaşanlı’da döndüm köze
anlar beni Seyid Rıza
ben yanarım Sıvas yanar.

pirim Pir Sultan adında
erler cem tutar odunda
insanlığın hududunda
ben yanarım Sıvas yanar.

eski dostuz Musa ile
sohbetim var İsa ile
cenkteyim yarasa ile
ben yanarım Sıvas yanar.

bir yanım hayalde düşte
bir yanım alıcı kuşta
bir yanım ağlar Maraş’ta
ben yanarım Sıvas yanar.

Emekçi’den gelen çağrı
hicranımı kusar ağrı
giderim pirime doğru
ben yanarım Sıvas yanar.