Müjdat Gezen: Sanatçı saraya gidip türkü söyleyen, ona paşamsın, büyüksün, reissin diyen kişilerse; biz onu diyemeyiz

- Yorumlar

Sanatçı Müjdat Gezen, Bizim TV adlı Youtube kanalında gündeme ilişkin soruları cevapladı. Müjdat Gezen, “Cumhurbaşkanının 25 milyon oyu varsa, bizim de 50 milyon seyircimiz var. Sanatçı saraya gidip türkü söyleyen, ona paşamsın, büyüksün, reissin diyen kişilerse; biz onu diyemeyiz” dedi.

Gezen’in açıklamalarından soru-cevap şeklinde satır başları şöyle:

-Diyanetin Zafer Bayramı hutbesinde Atatürk geçmiyordu.

Atatürk diyanet işleri başkanlığını bu gibi adamlardan kurtarmak için kurmuştu. Bunların ne yapmak istedikleri, nereye varmak istedikleri bilinmezlik taşıyan bir şey değil ki zaten.

-Ne yapmaya çalıyor?

Atatürk’ün, ihtiyacı yok ama reklamını yapıyorlar. En baskıya uğradığı yıllarda bile 1 milyon 68 bin kişiyle anıtkabir 10 Kasım’da rekor kırdı. Bunların cürmü ne kadar yer yakar. Bunlar gelip geçici şeyler. Atatürk adına bir tehlike görmem. Bir devle minnacık bir pirenin mücadelesi bu.Küçücük çocuk ağılıyor, yağmur yağsa Atatürk büstüne şemsiye tutuyor.

-Tarikat ve cemaatlerde yetişen çocuklar gelecek için tehlike mi?

Onlar bir süre sonra etraflarına baktıklarında gözleri açılıyor. Tıpkı İstanbul seçimlerinde olduğu gibi. istanbul!u 25 yıldır onlar yönetti. şimdi onlar da bakıyorlar biz ne yaptık diye. ne yaptığınız malum. Çıkıp da damadı her gün ekonomi harika deyip de çarşı pazara çıkan aile kadınları görmezse olacağı budur.

-15 temmuz atlattı ülke, tarikatlar nedeniyle

Ortaklarıydı ama. Bilinen bir şey. İki ortak kavga ediyor, ortalardan biri böyle bir şey yapıyor. Daha önceden de biliniyordu bu fetoşçular. O kadar kitap yazıldı. Herşeyle anlatıldı. Hala şeyin içinde. Siyasi kanadının bulunamaması size hiçbir şey söylemiyor mu. İnsanları bir süre kandırabilirsiniz, ama herkesi aynı anda kandırabilmenin imkanı yok. İnsanlar İstanbul seçimlerinde çok sağlam cevap verdiler. 824 bin oy fark hiç beklemiyorlardı.

Şimdi çıkmış İBB başkanını tehdit ediyor. Sabahın köründe evimizden alınıyoruz. ABD’de Robert De Niro bırakın espriyi söylenmedik laf bırakmıyor. Bizim toplumda bırakın Cumhurbaşkanına, bir başkasına söylense cinayet çıkar. O kadar ağır şeyler söylüyor, hiçbir şey olmuyor.

“Feyzioğlu’nu demokrat bilirdik”

-Metin Feyzioğlu’nun saraya gitmesi

Ben Metin Feyzioğlu’nu tanırım. Ben yerinde olsam gitmezdim. Milyonlarca kişi söylese bile yanlış yanlıştır. O hareket bana göre yanlış. Ama o öyle taktir etmiş, ona nasıl geri dönüşü olur. Birçok kişi diyor, Cumhurbaşkanına baş danışman olsun, Adalet Bakanı olsun.Ya ya, ama yani insan tabi üzülüyor. Biz onu hep demokrat, iyi bir barolar birliği başkanı olarak tanırdık. Bilmiyorum, yani herkesin kendi seçimidir. Ben insanları yargılamıyorum.

“Şafak vakti evime geldiler”

-Ufacık sözle insanlar içeri alınıyor, ne olacağını bilemiyorsunuz

Biz Uğur Dündar’la Arena programında, ben Metin’in sözünü duyamıyorum, sırtı bana dönük, ne oluyor bilmiyorum. Metin’in ne dediklerini tam duymadım, ama sonraki söylediklerinde de bir demokratik ülkede suç unsuru yaratacağı kanısında değilim. Çünkü anlatılanlar, biz mahkemeye çıktık. Şafak vakti evimize geldiler. Hatta gelen memurlardan biri, çocuk gencecik; hocam siz beni tanımadınız dedi. Okulunuzu yaktıklarında gelip ben korumuştum dedi. okulumu koruyan gencecik polis aradan kısa süre sonra gelip beni almaya. Bunlar başka ülkede olsa kara mizah konusu. Ya dimi ya çok can yakıyor bunlar. Ama böyle gelmiş böyle gitmez. Bak İstanbul’u vermeyiz, imkan yok diyorlardı. 804 bin oy fark. Demokrasi böyle.

“Cumhurbaşkanının 25 milyon oyu varsa, bizim de 50 milyon seyircimiz var”

Orada tabi Cumhurbaşkanının atladığı bir şey oldu. 25 milyon oyu varmış. Ama unutmuş ki Metin Akpınır ile Müjdat Gezen’in de 50 milyon seyircisi var. Ona herhalde hatırlatan olmadı. “Bedel ödeyecekler, sanatçı müsvetteleri…” falan. ABD’de Robert De Niro çıkıyor başkana neler diyor, bir şey olmuyor. Ben “haddini bil” dedim diye, ağır terörle mücadele falan gidip ifade veriyoruz. Bunun demokrasiyle alakası yok. Sosyal medya, Metin’in benim fotomu koymuş. İstanbul seçiminin gizli kahramanları diye. Siyasilerin bilmesi gereken bir şey var. Sanatçıyla uğraşılmaz. Ha sanatçı, saraya gidip türkü söyleyen, ona paşamsın, büyüksün, reissin diyen kişilerse biz onu diyemeyiz. Atatürk, “Bağımsızlık benim karakterimdir” diyor. Şimdi biri çıkıp bana ya taraf olursun, ya bertaraf olursun diyor. Ben taraf olmam, bertaraf olmak için de yürek isterim karşı taraftan. Hadi gel bertaraf et de göreyim diye. Çünkü ben çok emek verdim, 60 yıl, kimseyi kandırmadan. Bütün hayatımı iyi bir insan olarak vakfettim. Büyük bir servetim de yok. her şeyimi bu devlete ve halka günü gününe yerine getirdim.

x