Kartallı Kazım’ın mezarı nerede?

1895 Yılında Kartal’a bağlı Pendik Yayalar Köyü’nde doğan ve mezarı Yayalar’da olan ‘Kartallı Kazım’ lakaplı İbrahim Göleber, Pendikliler tarafından mezarı başında “Pendik Yayalarlı Kazım” olarak anıldı. Pendik Belediyesi tarafından Gölebar anısına Kuran-ı Kerim okunurken, torunu Neval Konuk Halaçoğlu kahramanlıklarını anlattı.

Anma programına Pendik Kaymakamı İlhan Ünsal, Merhum İbrahim Göleber’in torunu Neval Konuk Halaçoğlu ile çok sayıda vatandaş katıldı. Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin katılmazken, anmaya çelenk göndermeyi ihmal etmedi. Cin’in astırdığı pankartta “Pendik Yayalarlı Kazım” başlığı dikkat çekti. Kartallı Kazım’a şimdiye kadar sadece Kartal Belediyesi sahip çıkmış, hatta ilçenin önemli merkezlerinden birinde anıtını dikerek “Kartallı Kazım Meydanı” adını vermişti.

“İbrahim Dayı’m gibi kahramanlara borçluyuz”

Anma programına Göleber ailesinden çok sayıda kişi katıldı. İbrahim Göleber’in torunu Neval Konuk Halaçoğlu, Göleber Ailesi’nin Yayalar’da 400 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirterek merhum kahramanı anlattı. İbrahim Göleber’in mütevazi bir kişiliğe sahip olduğunu vurgulayan Halaçoğlu, “Bugün burada rahatça Kur’an okuyabiliyorsak İbrahim Dayı’m gibi kahramanlara borçluyuz. Onun çok mütevazi bir kişiliği vardı. Onca kahramanlık yaptı; ama maaş ya da madalya almadı. Bu aileden olmaktan onur duyuyorum.” dedi.

[webp align=”0″ credit=””]99462[/webp]

İbrahim Göleber (Kartallı Kazım) kimdir?

İbrahim Göleber (Kartallı Kazım) 1895 yılında o zamanlar Kartal’a bağlı olan Pendik sınırlarındaki Yayalar Köyü`nde doğdu. Köyünde bahçıvanlık işleriyle uğraşan Göleber, Kuvayı Milliye’ye katılır ve kahramanlaşır. İstanbul’un işgal yıllarında Gebze, Kartal ve Pendik civarında gönüllü görev yapar ve direnişçilere destek verir.

İngilizlerin karargâh olarak kullandığı Gebze Karakolu’na kendini bir biçimde aldırır ve işgalcilerin gönlünü kazanarak uzun bir süre hissettirmeden “Kuvayı Milliye” için bilgiler toplar, yarı casusluk yapar. Ardından öğrendiği ne varsa Yahya Kaptan’a ulaştırır. İşgalcilerin ezberi bozulur. İsmet İnönü ve Halide Edip Adıvar’ı Ankara’ya ulaştıran ekibin içinde de yer alır.

Yaptıkları o kadar dikkat çeker ki şüphe üstüne kendisini fark edip İngilizlere ihbar eden Gebzeli Mansur isimli birini öldürmek zorunda kalır. İbrahim Göleber, Kurtuluş Savaşı sonrasında 1930’larda kendisine verilmek istenen “İstiklal Madalyası”nı da almaz.“Ben görevimi yaptım, sadece.” der.