Sultanbeyli’de din kültürü hocası özgürlük mücadelesi başlattı

Serbest kıyafet uygulaması öğrenciler için başlatılmış ancak öğretmenler için uygulanmamaktaydı. Sultanbeyli ilçesinde bir İlkokulda öğretmenlik yapan Mehmet Sıddık Ertaş isimli Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni bu durumdan rahatsızlık duyarak sivil itaatsizlik eylemi ve kıyafet özgürlüğü mücadelesi başlattı.

Durumdan rahatsız olan devlet ise kendisine soruşturma açtı. Kartal 24 olarak biz de eylem yapan değerli öğretmenimiz Ertaş’ın hem basın açıklamasını hem de bugün yaptığı özel açıklamaları yayınlıyoruz.

İşte Ertaş’ın bazı açıklamaları:

“İnsanlar kendi kıyafetlerine bile karar veremezlerse hayatta birçok alanda karar mekanizmalarını da kaybetmiş olurlar. Şimdi Milli Eğitim Bakanlığı yeni bir yönetmelik hazırladı biliyorsunuz. Öğrenciler önümüzdeki Eylül ayından itibaren rahat elbiselerle, istedikleri kıyafetlerle gelebilecekler. Fakat öğretmenler veya diğer memurlar hep göz ardı ediliyor, ben sadece buraya dikkat çekmek istedim.

Devlet insanların elbiseleri ile uğraşmaktan vazgeçmelidir. Ben bunu ulus devlet geleneğine bağlıyorum, şu anlamda yani 18. ve 19. yüzyıldan buyana devletler insanlar üzerinde kendilerini hissettirebilmek insanların kıyafetlerine kadar her alanda onları belirlemişlerdir. Müfredatı belirlemişlerdir, kıyafeti belirlemişlerdir, müfredatın içeriğini belirlemişlerdir, dersin nasıl anlatılacağını belirlemiş. Bunlardan artık devletin vazgeçmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Sıddık Ertaş’ın kamuoyuna sunduğu basın bildirisini olduğu gibi yayımlıyoruz.

Kamuoyuna;
Son günlerde ülkemizin gündemini oluşturan kılık kıyafet yönetmeliğindeki değişiklikleri ilerici bir adım olarak görmeme rağmen birçok eksiğinin ve kısıtlamanın olduğunu düşünmekteyim. Oysa okulların hapishanelerden farklı olarak özgürlük mekânlarına dönüşmesi gerekir.

Bu bakımdan memurların kılık kıyafet yönetmeliğinin de derhal kaldırılması; yakın zamanda bunun mümkün olmaması durumunda acilen revize edilmesi ve böylece memurların da kendi kıyafetlerine karar verebilecek yeterlilikte olduklarının devlet tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Çünkü 12 Eylül darbesi, insanımızın elinden bütün özgürlüklerini aldığı gibi kılık kıyafetini seçebilme hakkını da ona çok görmüştür. Artık, devlet insanların zekâsına hakaret etmekten vazgeçmeli ve eski köhnemiş alışkanlıklarından tamamen kurtulmalıdır.

Türkiye’de eğitim; eski yasa, yönetmelik ve militarist uygulamalarla bir zihniyet sorunu olarak hala güncelliğini korumasına rağmen son yıllarda MEB’in gerek resmigeçit törenlerinde, gerekse de kılık kıyafet yönetmeliğinde öğrenciler için yaptığı son değişiklikleri olumlu bir adım olarak görmekteyim. Ancak bir birey olarak demokrasi kültürüne küçük bir katkı sağlamak amacıyla mevcut kılık kıyafet yönetmeliğinin insan onuruma yakışmadığını, kişiliğimi olumsuz etkilediğini düşündüğümden dolayı bundan böyle okuluma kendi tercih ettiğim kılık kıyafetle gitme kararı almış bulunmaktayım.

Ülke gündemine bunu taşıyabilmek ve bireysel özgürlüklere dikkatleri çekmek adına bu tutumumu bir ay boyunca devam ettireceğimi, farkındalığın oluşup oluşmamasına göre bu süreyi uzatılabileceğimi veya kısaltılabileceğimi beyan ederim.

Artık devlet, insanların etek boylarından ve başörtülerinden, saçının kulağı kapatıp kapatmamasından, tıraşının biçiminden, bıyığının uzunluğundan, giyeceği ayakkabısının biçiminden, makyajından vb. elini tamamen çekmelidir.

Bu tutumum, bireysel bir tutum olup herhangi bir siyasi örgüt, dernek, sendika ile ilişkili değildir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Mehmet Sıddık ERTAŞ – Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Önerilen Başlıklar
Yorumlar