Milli Savunma Bakanı, hangi şartlarda bedelli askerlik çıkabileceğini açıkladı

Milli Savunma Bakanı, hangi şartlarda bedelli askerlik çıkabileceğini açıkladı
“Türkiye’nin asker ihtiyacı, niteliği belli olacak”

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, bedelli askerlikle ilgili, “Şu anda gündemde değil. En temel yaklaşımımız şu olmalı, yeni savunma konsepti hayata geçtiğinde Türkiye’nin asker ihtiyacı, niteliği belli olacak. Eğer savunma reform konseptinin sonucunda Türkiye’nin diyelim ki 500 bin asker yerine 400 bin askerle savunmasına ikame edilebilir denilirse, o zaman bu konular gündeme gelebilir” dedi.

Habertürk TV canlı yayınında konuşan Bakan Işık’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Şu anda bedelli askerlik gündemde değil. Şu noktada söylüyorum, bugün bedelli askerlik çıkaralım, altı ay sonra, bir sene sonra bedelli askerlik çıkaralım. Bu yaklaşım doğru bir yaklaşım değil. En temel yaklaşımımız şu olmalı, yeni savunma konsepti hayata geçtiğinde Türkiye’nin asker ihtiyacı, niteliği belli olacak. Eğer savunma reform konseptinin sonucunda Türkiye’nin diyelim ki 500 bin asker yerine 400 bin askerle savunmasına ikame edilebilir denilirse, o zaman bu konular gündeme gelebilir. Bir taraftan terörle mücadele ediyoruz, hain terör örgütünün elemanlarını temizliyoruz, DAEŞ gibi terör örgütleriyle mücadele ediyoruz. İkide bir bedellinin gündeme getirilmesi bizim açımızdan uygun değil.”

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık’ın konuşmasından satırbaşları:

– 133 general firarda, 2 askeri ateşe, 162 asker firarda. Firari ateşeler için İtalya’yla temaslar başladı.

– TSK’dan ihraç edilen 3 bin 185 kişi ihraç edildi. 151’i general ve amiral. İhtiyaç duyulduğu zaman, adli süreç de devam ediyor, bu verilerle devam edebilir.

– Kararname hazır. Temel önceliğimiz TSK’nın 265 pilot ihraç edildi, acil durumlarda yetecek pilotumuz var ama olması gerekenin altındayız. Dolayısıyla bazı düzenlemeler yapıyoruz. FETÖ’nün zorla ayrılmasına neden olduğu, sınıf subaylarının dönüş hakkı gibi pek çok düzenlemeyi içeren bir kararname olacak. Önceki KHK’deki bazı teknik düzeltmeler olacak. Bu KHK hazır, yayınlanmasını bekliyoruz.

– Daha önce Milli Savunma Bakanlığı ile kuvvet komutanlığı ilişkisini düzenlemiştik. Genelkurmay ile ilişkiler vardı. Bazı netleştirmeler yapıyoruz. Genelkurmay asli işlerinde kuvvet komutanlıklarıyla emir-komuta zinciri içinde çalışacak. Orada oluşan bazı tereddütleri giderecek düzenlemeler.

– Kararnamenin mimarisi oluşturulurken, önceden yapılan çalışmalar değerlendirildi. Kararname çıkarma yetkisi Bakanlar Kurulu’nda. Kurul yetkiyi inceler. Bu KHK’dir, bunun yetkisi hükümettedir ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın onayıyla yürürlüğe girer. Bu Sayın Cumhurbaşkanı ile yapılan toplantı sonucu ortaya çıkmıştır. Genelkurmay’ın görüşü alındı, alınmadı yersiz bir tartışma.

– Türkiye çok uzun yıllar maalesef iç tehdit öncelikli savunmayı benimsemiş. TSK’nın yapılanması da iç tehdit öncelikli oluşturulmuş. Bunu özellikle, günümüz Türkiyesinde geçerli olmadığını biliyoruz. Türkiye artık dış tehdit ve asimetrik tehdidi ön plana alan savunma konseptine ihtiyaç var. Sayın Cumhurbaşkanımızın Başbakanlığı döneminde çalışma yapıldı, ancak akamete uğratılması için çalışma yürütüldü bazı odaklar tarafından. Bunu yeniden getirmek istiyoruz. TSK’nın buna göre yapılandırılması, birliklerin buna göre konuşlandırılması, hangi birliğin ne kadar ihtiyacı var, hangi teknoloji ne kadar silha bulundurmalıyız. Buna göre şekillenecek.

– Mağdur edilen insanların durumu için çalışma başlatılmıştı. Ben de ‘Hangi safhada’ diye sorduğumda ‘Kurum görüşleri alınıyor’ denilmişti. Önümüzdeki acil çalışmalar bitirildikten sonra, hangi adımları atabiliriz, diğer partilerin görüşlerini aldıktan sonra neticelendireceğiz. Ancak acil konular var şu anda.

– Pilot ihtiyacımız olduğu için acil düzenleme yapıyoruz. İnsanlarımız güven içinde olsun. Ancak dünya standartlarını yakalamalıyız. Bu atama döneminde, 15 Temmuz’dan sonraki dönemde, daha önce Balyoz’da mağdur edilmiş bazı askerler terfi ettirildi ve önemli görevlere atandı. Hükümetimizin tavrı belli, mağduriyetleri giderecek adımlar atacağız.

– Şu andaki bir gerçek bu askeri liseler çok uzun yıllardır bu yapının kontrolünde. Sınav sorularının çalındığı gerçek. Yaverin açıklamalarında 1989 yılda olduğunu söylüyor. Bu sistematik hale getirilmiş. Gelişmiş ülkelerde lise çağındaki çocuktan asker yetiştirme işi yok. Daha gelişimini tamamlamamış, kimliğini ve kişiliğini oluşturmamış, sosyalleşme dönemide alıyorsunuz askeri okulda yetiştiriyorsunuz. Burada demokratik anlayışı geliştikten sonra asker olması demokratik ülkelerin tercihi. Liseyi bitirmiş, kişisel gelişimini tamamlamış, sosyalleşmiş, demokratik anlayışı benimsemiş çocuklardan aldığımızda, darbe anlayışının değişeceğine inanıyoruz.

– Önümüzdeki bir ay içinde bunları tamamlamayı hedefliyoruz. Eylül’ün 15’ine kadar Ankara ve İstanbul’daki birliklerin taşınmasını hedefliyoruz. Çalışmalar sürüyor, planlama yapıldı. Bazı birlikler 10 gün, bazıları 20 gün, bazılar bir ay içinde taşınacak. Bu alanlar halkın kullanımına ve kamuya sunulacak. Akıncılar’da Demokrasi Parkı yapılması konusunda irade var.

– Kitlesel bir kalkışmanın mümkün olduğunu düşünmüyorum. Yapının elebaşları eldeler. TSK içerisinde farkındalık üst düzeyde. Bütün komutanlar çok hassas ve dikkatli. Halkın çok büyük bir hassasiyeti var. Yeni bir kalkışmanın olacağını düşünmüyorum. Kendi mensuplarına ‘Aman ha çözülmeyin, konuşmayın, sıkı durun’ gibi bir mesaj olduğunu düşünüyorum. Çok ağır bir süreç yaşadık. Böyle bir süreçten sonra hiçbir şeyi ihtimal dışı görmeden tedbir almak zorundayız. Bu her gün, her an her şey olabilir diye devam etmemek lazım. Biraz dikkatli ve ihtiyatlı olmak durumundayız.

– Biz elimizdeki bilgilerle konuşmak durumundayız. Bazıları yakalandı, bazıları firarda. Adli süreç bu yapıyı deşifre edecek. Bir numara bellidir. Terör örgütünün başı bellidir, Pensilvanya’dadır.

– Geriye dönüp baktığımızda anlamlandırdığımız bazı olaylar var. Rus uçağının düşürülmesi gibi. Bunun gibi olaylara baktığınız zaman terörle mücadelede yaşanan sıkıntılara baktığınız zaman işbirliği varmış diyorsunuz. Bunların siyasi ve sokaktaki bağlantılarını biliyoruz. Ekrem Dumanlı’nın Gültan Kışanak’la görüşmesi, beledeyeye arkadan girmesi gibi. Sıkı teması biliyoruz. Bugünden geriye baktığımızda anlamlandırmak mümkün olabiliyor. Bazı şeyler var ki neden olduğunu çözemediğimiz olayları şimdi çözmek durumunda oluyoruz.

– En temel yaklaşım şu: FETÖ’ye hizmet eden güç odaklarının terör örgütüyle olan çıkarı Türkiye’ye karşı hareketi belirliyor. Bazı ifadeler ortaya çıkıyor. Askere kurşun sıkan bir terörist grubu var, askere bunların ‘imamı’, ‘Bunları öldürmek için ateş etmeyin’ diyor. Bunun gibi olaylar yaşanmış. Bu tip olayların olduğunu biliyoruz. Türkiye’ye tehdit eden tüm terör örgütleriyle mücadele gücü var.

– NATO ile Türkiye ilişkisi arasında sıkıntı yok. Türkiye, NATO üyesi ve ikinci büyük orduya sahip. Yetkileri, ilişkileri belli. Üyeliğinin yerine getirdiği hak ve ödevleri yerine getirmektedir. Problem, 15 Temmuz gecesi, seni birleştiren değer demokrasi ise, demokrasinin korunması için halkın sokağa çıkması, darbe girişimini sokakta engellemesi, 240 şehit verilmesi durumunda NATO üyesi ülkelerinin yaptığı açıklamalar, Türk toplumunda hayalkırıklığı oluşturdu ve öfkeye dönüştü.

– ‘Biz darbeye karşıyız ama…’ diye başlayan cümleler kabul edilemez, yanlış bir yaklaşım. Bizim beklediğimiz NATO üyesi ülkelerin özeleştiri yapmaları. Bu ülkeleri bir araya getiren değerler demokratik değerlerse, bu mücadelenin kahramanları görmezden gelmek kabul edilemez. Türkiye, NATO’nun 1952 yılından beri üyesidir, sorumluluklarını yerine getirmiştir, haklarını kullanmasını bilmiştir.

– Türkiye 24 Kasım’daki olaydan sonra dikkatli bir politika izledi. Gerilimi tırmandırmama üzerine kuruldu. Bu görüşmenin ardından gerilim ortadan kalktı. Suriye için ortak çalışma zemini hazırlanacak. Türkiye DAEŞ’le mücadelesine devam edecek. ABD’den, Rusya’dan çok Türkiye için tehdittir. Yapılan çalışmalar aksamdan devam edecek. Türkiye NATO üyesidir, ancak bu NATO üyesi olmayan ülkelerle ilişkileri geliştirmemek anlamına gelmiyor. Bundan sonra Rusya ile yakın ilişki içinde olmamız ne NATO, ne diğer ülkelere karşı bir hareket olur.

– Bedelli askerlik gündemde değil. Burada en temel yaklaşımımız Türkiye’nin asker niteliği ve ihtiyacı belli olacak çalışmalar sonucunda. Savunma Reform Konsepti sonucunda bu konular gündeme gelebilir. Bir taraftan terörle mücadele ediyoruz, bir taraftan bu hainleri temizliyoruz, bir taraftan küresel terör örgütleriyle mücadele ediyoruz. İkide bir bedellinin gündeme getirilmesi bizim için uygun değil. Bu konuyla ilgili bildiğim bir çalışma yok. Gündemimiz ve önceliğimiz, çok daha farklı çalışmalar. Türkiye’nin bir daha böyle bir belayla karşı karşıya kalmaması için yapılan çalışmalar.

– Türkiye’de terörle mücadelenin 40 yılı aşan bir geçmişi var. Bu konuda biz daha sağlık kurullarının verdiği raporları esas alıyoruz. Yüzde 40 engelli hale gelmiştir ve bu kişiye gazi unvanı verilir, ancak yüzde 40’ın altında olduğu belirlenen yaralılar için gazilik unvanı verilmiyor.

– Bu hükümetin kararıdır. Ben tankların yürütülmeyeceğini, uçakların alçak uçurulmayacağını söyledim. Ancak belki ben anlatamadım, 30 Ağustos törenleri yapılmayacak diye anlaşıldı. Benim söylediğim askeri geçit töreni yapılmayacak.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumlar