Türkiye’de Sınır Dışı Kararı ve Geri Gönderme Merkezi Süreci 2026
Türkiye’de bulunan bir yabancı hakkında sınır dışı etme kararı verilmesi, kişinin derhâl ve hiçbir inceleme yapılmadan ülke dışına çıkarılabileceği anlamına gelmez. Sınır dışı kararı, idari gözetim kararı ve Türkiye’ye giriş yasağı birbiriyle bağlantılı olabilmekle birlikte hukuken farklı işlemlerdir. Her işleme karşı başvurulacak makam, uygulanacak süre ve ileri sürülebilecek hukuka aykırılık nedenleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Özellikle geri gönderme merkezinde tutulan yabancılar bakımından yalnızca sınır dışı kararına dava açılması yeterli olmayabilir. Kişinin serbest bırakılması için idari gözetim kararına karşı ayrıca Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulması gerekir. Sürelerin kısa olması nedeniyle kararların tebliğ tarihi ve yabancıya verilen belgeler gecikmeden incelenmelidir.
Sınır Dışı Etme Kararı Nedir?
Sınır dışı etme kararı, Türkiye’de kalma hakkı bulunmadığı veya kanunda belirtilen sınır dışı sebeplerinden birinin gerçekleştiği değerlendirilen yabancının ülke dışına çıkarılmasına yönelik bireysel idari işlemdir. Karar, Göç İdaresi Başkanlığının talimatı üzerine veya valilikler tarafından resen alınabilir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nda sınır dışı kararı alınabilecek yabancılar ayrı ayrı düzenlenmiştir. Vize veya ikamet izni ihlali, çalışma izni bulunmadan çalışma, Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış kurallarının ihlali ve kamu düzeni ya da kamu güvenliği açısından tehdit oluşturulduğu iddiası başlıca sınır dışı sebepleri arasındadır.
Kanunda sayılan bir sınır dışı sebebinin bulunması, işlemin her durumda hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. İdarenin olayın somut özelliklerini, yabancının aile ve özel hayatını, sağlık durumunu, Türkiye’deki yasal geçmişini ve gönderileceği ülkede karşılaşabileceği riskleri değerlendirmesi gerekir.
Sınır Dışı Kararına Karşı Dava Açma Süresi Ne Kadardır?
Sınır dışı etme kararına karşı, kararın yabancıya, yasal temsilcisine veya avukatına tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılabilir. Yedi günlük süre kısa ve hak kaybı bakımından önemlidir. Bu nedenle tebliğ belgesinin üzerindeki tarih ile yabancının kararı fiilen öğrendiği tarih kontrol edilmelidir.
Dava açılması, kanunda belirtilen istisnai sınır dışı sebepleri saklı kalmak üzere, yargılama sonuçlanıncaya kadar sınır dışı işleminin uygulanmasını engelleyebilir. Bununla birlikte yabancı hakkında hangi kanun maddesine dayanıldığı ve otomatik durdurucu etkinin somut dosyada bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.
Dava dilekçesinde yalnızca yabancının Türkiye’de kalmak istediğinin belirtilmesi yeterli değildir. İşlemin dayandığı olayların doğru olup olmadığı, kararın somut ve güncel delillere dayanıp dayanmadığı, yabancının savunmasının alınıp alınmadığı ve geri gönderme yasağı yönünden yeterli araştırma yapılıp yapılmadığı ortaya konulmalıdır. Dava süreci ve hukuka aykırılık nedenleri hakkında sınır dışı kararının iptali ve dava süresi rehberinde ayrıntılı bilgi bulunmaktadır.
Kimler Hakkında Sınır Dışı Kararı Alınamaz?
Kanunda sınır dışı sebebi bulunan her yabancı doğrudan ülkesine gönderilemez. Yabancının gönderileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare varsa sınır dışı işlemi geri gönderme yasağı kapsamında değerlendirilmelidir.
Ciddi sağlık problemi bulunan, seyahat etmesi riskli görülen, hamile olan, insan ticareti mağduru destek sürecinden yararlanan veya psikolojik, fiziksel ya da cinsel şiddet mağduru olan yabancılar yönünden de özel koruyucu hükümler gündeme gelebilir. Ancak bu durumların mümkün olduğunca sağlık raporları, adli belgeler ve diğer somut kayıtlarla ortaya konulması gerekir.
Geri gönderme yasağı, yalnızca yabancının uyruğuna veya ülkesindeki genel koşullara bakılarak değerlendirilmemelidir. Kişinin etnik veya dinî kimliği, siyasi görüşü, mesleği, geçmişte yaşadığı olaylar, gönderileceği bölge ve güncel ülke bilgileri birlikte incelenmelidir.
Menşe Ülke Araştırması Neden Önemlidir?
Menşe ülke araştırması, yabancının gönderileceği ülkedeki güncel güvenlik ve insan hakları koşullarının, yabancının kişisel riskleriyle birlikte incelenmesidir. Bu araştırmada kullanılan bilgilerin güncel, güvenilir ve somut olayla bağlantılı olması gerekir.
Yabancının göç kurallarını ihlal etmiş olması, gönderileceği ülkede yaşam hakkı veya kötü muamele yasağı bakımından karşılaşabileceği risklerin araştırılması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Sınır dışı sebebi ile gönderme engeli birbirinden ayrı değerlendirme aşamalarıdır.
İstanbul 15. İdare Mahkemesinin E. 2022/4831 ve K. 2023/2420 sayılı kararına konu olayda, yabancının Türkiye’ye yasal giriş hükümlerini ihlal ettiği kabul edilmiştir. Bununla birlikte Afganistan’a gönderilmesi hâlinde ortaya çıkabilecek risklerin yeterli menşe ülke araştırmasıyla açıklığa kavuşturulmadığı gerekçesiyle sınır dışı işlemi iptal edilmiştir. Av. Batın Yılmaz tarafından açılan ve takip edilen davanın hukuki gerekçeleri, menşe ülke araştırması yapılmadan verilen sınır dışı kararının iptali incelemesinde ele alınmıştır.
İdari Gözetim Kararı Nedir?
İdari gözetim, hakkında sınır dışı kararı alınan yabancının belirli şartların bulunması hâlinde geri gönderme merkezinde tutulmasıdır. Ceza mahkûmiyeti niteliğinde değildir; ancak kişi özgürlüğünü doğrudan sınırladığı için kanuni dayanağının ve ölçülülüğünün somut olarak açıklanması gerekir.
Kaçma veya kaybolma riski bulunduğu değerlendirilen, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan veya kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından tehdit oluşturduğu ileri sürülen kişiler hakkında idari gözetim kararı alınabilir. Bununla birlikte her sınır dışı kararının zorunlu olarak idari gözetimle birlikte uygulanması gerekmez.
İdari gözetim ile sınır dışı kararı farklı işlemlerdir. Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açılması, yabancının geri gönderme merkezinden kendiliğinden serbest bırakılmasını sağlamaz.
İdari Gözetim Kararına Nasıl İtiraz Edilir?
İdari gözetim kararına karşı yabancı, yasal temsilcisi veya avukatı tarafından Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulabilir. Sulh Ceza Hâkimliğinin başvuruyu beş gün içinde sonuçlandırması gerekir. Verilen karar kesin olmakla birlikte gözetim şartlarının değişmesi veya yeni olguların ortaya çıkması hâlinde yeniden başvuru yapılabilir.
Başvuruda yabancının sabit ve doğrulanabilir bir adresinin bulunması, aile bağları, sağlık durumu, kaçma riskinin bulunmaması, kimlik tespitinde iş birliği yapması ve daha hafif tedbirlerin yeterli olacağı gibi hususlar ileri sürülebilir.
İdari gözetim süresi kural olarak altı ayı geçemez. Sınır dışı işlemi yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ve belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamıyorsa süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Bu uzatma otomatik değildir ve ayrıca gerekçelendirilmelidir.
Geri gönderme merkezinden serbest bırakılma, Sulh Ceza Hâkimliği başvurusu ve idari gözetime alternatif yükümlülükler hakkında geri gönderme merkezi ve idari gözetim kararına itiraz rehberinden yararlanılabilir.
İdari Gözetime Alternatif Yükümlülükler Nelerdir?
Yabancının mutlaka geri gönderme merkezinde tutulması gerekmeyebilir. İdari gözetime alternatif olarak belirli bir adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yararına hizmetlerde gönüllülük, teminat veya elektronik izleme gibi yükümlülükler uygulanabilir.
Alternatif tedbirlerin yeterli olabileceği bir olayda yabancının kapalı merkezde tutulmaya devam edilmesi, ölçülülük ilkesi yönünden tartışma yaratabilir. Özellikle çocuklar, aileler, ciddi sağlık problemi bulunanlar ve kırılgan kişiler bakımından daha hafif tedbirlerin uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.
Yabancının Geri Gönderme Merkezindeki Hakları Nelerdir?
Geri gönderme merkezinde tutulan yabancının, hakkında verilen kararların gerekçesini anlayabileceği bir dilde öğrenme, avukatıyla görüşme, konsolosluk makamlarına ulaşma, sağlık hizmetlerinden yararlanma ve hukuki başvuru yapma hakkı bulunmaktadır.
Yabancıya sınır dışı etme ve idari gözetim kararlarının ayrı ayrı tebliğ edilmesi gerekir. Tebliğ edilen belgelerin örnekleri alınmalı; tercüman sağlanmaması, sağlık hizmetine erişimin engellenmesi veya avukatla görüşmenin fiilen kısıtlanması gibi durumlar tarih ve olay belirtilerek kayıt altına alınmalıdır.
Sonuç
Sınır dışı etme ve idari gözetim süreçlerinde tek bir başvuru yolu bulunmamaktadır. Sınır dışı kararının iptali için yedi gün içinde idare mahkemesinde dava açılması; geri gönderme merkezinde tutulmaya karşı ise ayrıca Sulh Ceza Hâkimliğine başvurulması gerekir.
Kararda gösterilen sınır dışı sebebi, tebliğ tarihi, gönderilecek ülke, kişisel riskler, aile bağları ve idari gözetimin devamını gerektiren şartlar birlikte incelenmelidir. Sürelerin kısa olması ve yanlış makama yapılan başvurunun hak kaybına yol açabilmesi nedeniyle her somut olay kendi belgeleri üzerinden değerlendirilmelidir.
Bu içerik yalnızca genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut olayın özelliklerine göre başvuru makamı, süreler ve uygulanacak hukuki yol değişebilir. İçerik; reklam, iş sağlama, müvekkil edinme, mesleki üstünlük veya sonuç garantisi amacı taşımaz.