‘İstanbul Havalimanı Türkiye’ye yapılmış bir kötülük olarak tarihe geçecek’

- Yorumlar

İstanbul Havalimanı ile ilgili tepkiler devam ediyor. İlk uçuşu 31 Ekim’de gerçekleşen İstanbul Havalimanı’na 3 Mart’ta taşınıldı. Geçen bunca zamanda havalimanı tepkilerin de odağı oldu. Şehre uzaklığı, çevresel etkisi ve uçuşlarda yaşanan aksaklıklarla hep gündeme gelen havalimanı için emekli pilot Bahadır Altan “İstanbul Havalimanı Türkiye’ye yapılmış bir kötülük olarak tarihe geçecek” dedi.

Cumhuriyet’ten Zahra Özdilek, İstanbul Havalimanı ile iddiaları uzmanlara sordu. Uzmanlar, yeni havalimanı hakkında birçok iddiayı yorumladı.

İstanbul Havalimanı’nda Hortum çıkabilir

Ekoloji uzmanı Prof. Dr. Doğan Kantarcı, İstanbul Havalimanı arazisindeki pistlerle hakim rüzgar yönlerinin uyumlu olmadığını söyledi. İstanbul Havalimanı’nın pistleri kuzey/güney doğrultusunda planlandığını dile getiren Kantarcı, “Hakim rüzgarlar genellikle poyraz yıldız ve karayel yönlerinden kuvvetli olarak esmekte. Rüzgar yönleri ile uçakların iniş, kalkış yönlerinin uyumlu olmaması çok önemli ölçüde sıkıntı yaratmaktadır. Havalimanında üst materyal kazılıp kaldırıldığı ve yükselti 40 m kadar düşürüldüğü için, alan çevresindeki arazi içinde ‘at nalı’ gibi alçakta kalmıştır. Kuzeybatıdan ve kuzeydoğudan esen yer rüzgarları alçak araziyi çevreleyen yamaçlarda dönerek alan üzerinde anaforlar oluşturmaktadırlar. Bu anaforların hortumlara dönüşme olasılığı da vardır” dedi.

Pistlerde yüzey bozulması ve taksi yollarında çökmeler meydana geldiğini dile getiren Kantarcı piste inen uçakların yüzeye çok yüksek bir basınçla tekerlek koyduklarını söyledi. Pistin beton kalınlığı 1 metre olup, alttaki kil materyalin kaya olmayışının pistin esnemesine sebep olduğunu dile getiren Kantarcı, “Yapılan dolgunun uzun bir süre oturmasını da beklemek gerekirdi. Betonun esnekliği azdır. Uçakların konuşundaki basınç pist yüzeyinin kısa bir süre sonra dalgalı bir yapıya (ondülasyon) dönüşmesini sağlayacaktır. Taksi yollarında ve diğer alanlarda çökme olayları olağandır. Sonuç olarak İstanbul 3. havalimanı hem yer seçimi yanlıştır, hem de arazi incelemeleri yetersizdir. Bu yanlışlık ve yetersizlik mühendislerin gayretleri ile giderilemeyecek ölçektedir. Dolayısı ile bu havalimanının uluslararası sivil havacılıkta yoğun olarak kullanımı birçok sorunu ve tehlikeyi de beraberinde getirmektedir. Yolcu uçaklarının iniş, kalkışları için güvenli olmayan hava limanları işletilemez. Askeri havaalanı olarak kullanılabilirler veya ‘hayalet havaalanına’ dönüşürler.” dedi.

istanbul-havalimani-2

“Türkiye’ye yapılmış bir kötülük olarak tarihe geçecek”

Uçakların uzun süre taksi halinde kalmasını değerlendiren emekli pilot Bahadır Altan, “Uçaklar özellikle yüklüyken sıcak havada yokuş aşağı giderken fren yapmak zorunda kalıyor. Çünkü belli bir hızın üzerine çıkamaz. Fren yaptıkça da tekerlekler ısınıyor. Bu iniş takımlarında yangına sebep olabilir. Hatta buna bazı tedbirler alınıyor. Kalktıktan hemen sonra hava akımıyla soğutabilmek için uçaklar iniş takımlarını biraz geç yukarı topluyor” dedi. Altan şöyle devam etti: “Bütün havayolları yerden geçen süreyi minimuma indirmek ister. Uçağı ne kadar hava da tutarsa o kadar verimli kullanmış olur. Yerde geçen sürenin fazlalığı maliyetlere yansıdı bile. THY’nin son açıkladığı rakamlar dediklerimizi doğruluyor. Karlılık yüzde 70 azalmış. 3. havalimanı bir kara delik gibi sivil havacılığı eritecek. Zor duruma sokacak bir yatırım.Türkiye’ye yapılmış bir kötülük olarak tarihe geçecek.”

Diğer yandan, Uzman Ekolog Kuş Gözlemcisi Kerem Ali Boya, “Kuş kazalarında pilot bir manevra yapamaz anında, devasa bir uçak. Dolayısıyla zaten suçlu olmaması lazım. Fakat Türkiye’deki suçluyu bulunca ona ceza verme kanunu çok yaygın olduğu için o şekilde yargılanacak büyük ihtimalle. Havalimanının daha iyi işlemesi için ne kadar kuş kazasının olduğunun paylaşılması lazım. Ona göre önlem almak lazım. Çok basit bir şey göçmen kuşlar mı? yoksa yerli kuşlar mı? Keşke oraya yapılmasaydı kuşların yoğun göçü olan bir yer. Ben kuş gözlemcisiyim, bugüne kadar yapılan tüm literatürü görmüşümdür, arkadaşlarım da var. Neye bakacaklar, nasıl önlem almayı düşünüyorlar? En azından şu istatistiği verseler; Uçağın kuşlara çarpma olayı yaşandı. Fakat ilginç bir şekilde bunlar göçmen kuşlar değildi, çoğu martıydı.” diye konuştu.

x