Sultanbeyli İsmi Nereden Geliyor? Eski Adı ve Tarihi
Sultanbeyli isminin kökeni, Sultan Beyliği Çiftliği’ne uzanıyor. İlçenin eski adları, Cemile Sultan bağlantısı ve Kartal’dan ayrılma tarihi.
Sultanbeyli ismi nereden geliyor? İlçenin adı bugünkü biçimine bir anda kavuşmadı. Sultanbeyli Belediyesi’nin tarihsel kayıtlarında bölgenin geçmişte “Sultanbeyli’nin Yeri”, ardından “Sultan Beyliği Çiftliği” ve “Sultan Beyliği” olarak anıldığı, zaman içinde bugünkü Sultanbeyli adının yerleştiği belirtiliyor. Bu nedenle Sultanbeyli’nin eski adı için tek bir isimden ziyade, aynı bölge için zaman içinde kullanılan bu adlandırmalardan söz etmek daha doğru.
Sultanbeyli İsmi Nereden Geliyor?
Sultanbeyli adının kökeni, bölgenin geçmişteki Sultan Beyliği Çiftliği adlandırmasına dayanıyor. Belediye kayıtlarında isim değişimi “Sultanbeyli’nin Yeri”, “Sultan Beyliği Çiftliği”, “Sultan Beyliği” ve son olarak “Sultanbeyli” biçiminde aktarılıyor.
Eski Kartal24 içeriğinde adın doğrudan Cemile Sultan’dan geldiği belirtiliyordu. Güncel resmi kaynaklar ise bu bağlantıyı doğrudan bir etimoloji olarak kurmuyor. Buna karşılık Sultanbeyli’deki arazilerin büyük bölümünün Osmanlı döneminde Cemile Sultan’ın mülkiyetinde olduğu ve 1893 yılında Hasan Hüsnü Paşa’ya satıldığı resmi ilçe tarihçesinde yer alıyor.
Sultanbeyli’nin Eski İsmi Neydi?
Sultanbeyli’nin İstanbul’un bazı eski yerleşimleri gibi tamamen farklı ve tek bir tarihi şehir adı bulunmuyor. Resmi belgelerde bugünkü adın öncülleri olarak şu ifadeler kullanılıyor:
- Sultanbeyli’nin Yeri
- Sultan Beyliği Çiftliği
- Sultan Beyliği
- Sultanbeyli
Dolayısıyla “Sultanbeyli’nin eski ismi nedir?” sorusunun en yakın karşılığı Sultan Beyliği Çiftliği veya Sultan Beyliği olarak verilebilir.
Cemile Sultan’ın Sultanbeyli ile Bağlantısı Ne?
Osmanlı döneminde Sultanbeyli’deki arazilerin büyük kısmı Cemile Sultan’ın mülkiyetindeydi. Bu araziler 22 Şubat 1893’te dönemin Bahriye Nazırı Hasan Hüsnü Paşa’ya satıldı.
Hasan Hüsnü Paşa’nın ardından araziler oğlu Hilmi Bey’e geçti. Hilmi Bey, 10 Haziran 1911 tarihli hükümet onayıyla arazileri Belçika vatandaşı Frans Flipson‘a sattı. Daha sonraki yıllarda mülkiyet ve orman sınırlarıyla ilgili sorunlar, Sultanbeyli’nin arazi yapısında uzun süre etkili oldu.
Sultanbeyli Ne Zaman Yerleşim Yeri Oldu?
Bugünkü Sultanbeyli ilçesinin bulunduğu coğrafyanın tarihi modern yerleşimden çok daha eskiye uzanıyor. Aydos Kalesi ve çevresi Roma, Bizans ve erken Osmanlı dönemlerinde İstanbul ile Anadolu arasındaki önemli geçiş noktalarından biriydi. Bu nedenle bölgenin geçmişini yalnızca 20. yüzyıldaki Sultanbeyli köyünün kuruluşuyla başlatmak doğru değil.
Bugünkü yoğun yerleşimin temellerinde ise Cumhuriyet dönemindeki göç hareketleri önemli rol oynadı. 1945 yılında Bulgaristan’dan gelen göçmenlerin bir bölümü, devlet tarafından istimlak edilen yaklaşık 7 bin 500 dönümlük alana yerleştirildi.
Sultanbeyli Ne Zaman Köy Oldu?
1957 yılında Sultanbeyli köyünün kurulmasına karar verildi. Köy merkezinde düzenli bir yerleşim oluşturulurken eski İstanbul-Ankara yolu da yerleşimin içinden geçiyordu.
Sultanbeyli uzun süre küçük bir yerleşim olarak kaldı. TEM Otoyolu’nun bölgeden geçmesi ve İstanbul’un hızla büyümesiyle özellikle 1980’lerin ikinci yarısında nüfus ve yapılaşma çok hızlı arttı.
Sultanbeyli Eskiden Nereye Bağlıydı?
Sultanbeyli bağımsız ilçe olmadan önce Kartal ilçesine bağlıydı. 1987 yılında Sultanbeyli’de belediye kurulmasına karar verildi ve 1989’daki yerel seçimlerle belde belediyesi dönemi başladı.
Sultanbeyli, 3 Haziran 1992 tarihinde 3806 sayılı kanunla Kartal’dan ayrılarak ilçe statüsü kazandı. Böylece Sultanbeyli Belediyesi de belde belediyesinden ilçe belediyesine dönüştü.
Sultanbeyli’nin Kısa Tarihi
Sultanbeyli’nin bugünkü kent dokusunun oluşmasında en hızlı değişim 1985’ten sonra yaşandı. 1985 yılında birkaç bin kişinin yaşadığı köy, yalnızca birkaç yıl içinde on binlerce kişinin yaşadığı bir yerleşime dönüştü. TEM Otoyolu ve İstanbul’un doğuya doğru genişlemesi bu büyümeyi hızlandırdı.
Bugün Sultanbeyli, Aydos çevresindeki eski tarihsel coğrafya, Osmanlı dönemindeki çiftlik ve arazi düzeni, 1945 sonrasındaki göçmen yerleşimleri ve 1980’lerden itibaren yaşanan hızlı kentleşmenin birleşmesiyle şekillenmiş bir İstanbul ilçesidir.