Hügnen Evi ve Bahçesi Nerede? Bostancı’daki Tarihi Köşk
Bostancı’daki Hügnen Evi’nin tarihi, Edouard Huguenin bağlantısı, Kasadar Sokak’taki konumu, koruma statüsü ve köşkün güncel durumu.
Hügnen Evi ve Bahçesi, İstanbul Kadıköy’ün Bostancı Mahallesi’nde, Kasadar Sokak tarafında bulunan tarihi köşkler ve geniş bahçeden oluşan özel mülktür. Jules Edouard Huguenin tarafından 20. yüzyılın başında yaptırılan köşk nedeniyle bu adla tanınan yaklaşık 11 dönümlük parsel, doğal sit statüsüne sahip olmasının yanı sıra tescilli kültür varlıklarını da barındırıyor.
Eski kaynaklarda alan zaman zaman turistik bir yer gibi tanıtılsa da Hügnen Evi bugün düzenli ziyaret saatleri bulunan bir müze veya halka açık turizm tesisi değildir. Tarihi yapılar özel mülkiyetteki koruma alanının içinde bulunuyor.
Hügnen Evi Nerede?
Hügnen Evi, Kadıköy Bostancı Mahallesi’nde Kasadar Sokak ile sahil arasındaki büyük parselde yer alıyor. Resmi koruma kayıtlarında taşınmaz 64 pafta, 309 ada, 2 parsel olarak geçiyor.
Parselin bugünkü yüzölçümü 11 bin 1,50 metrekare. Doğu tarafında Kasadar Sokak, kuzeyinde Yazmacı Tahir Sokak, batısında Bostan Tüccarı Sokak bulunuyor. Güney tarafı ise Bostancı sahiline bakıyor.
Eski adres kayıtlarında Kasadar Sokak üzerinde farklı kapı numaralarıyla karşılaşılabildiği için tarihi alanı yalnızca bina numarasıyla tarif etmek yanıltıcı olabilir. Hügnen Evi veya Madam Tamara Köşkü adıyla arandığında Bostancı sahili ile Kasadar Sokak arasındaki parsel görülebiliyor.
Hügnen Evi’nin Tarihi
Köşkün adı, İstanbul’un demiryolu tarihinde önemli görevler üstlenen Jules Edouard Huguenin‘den geliyor. Bazı eski yayınlarda Alman olarak tanıtılan Huguenin, İstanbul Ansiklopedisi’nde İsviçreli olarak kaydediliyor. Alman sermayeli Anadolu-Bağdat Demiryolu Şirketi’nde uzun yıllar çalışan Huguenin, 1908 yılında şirket yönetiminde müdürlük görevine yükseldi.
Huguenin, Bostancı’daki araziyi 20. yüzyılın başında satın aldı ve 1903 yılında burada Alman mimarisinin etkilerini taşıyan kâgir bir yazlık köşk yaptırdı. Dönemin Bostancı’sında elektrik ve şehir şebeke suyu bulunmadığından yapının altında sarnıç, bahçesinde ise elektrik üretmek amacıyla jeneratör bulunduğu aktarılıyor.
Arazide Huguenin’in köşkünden daha eski yapı kalıntıları da bulunuyordu. Bostancı tarihi üzerine yapılan çalışmalarda burada daha önce Cizvitlere ait eski bir manastır yapısının bulunduğu, Huguenin araziyi satın aldığında yapının büyük bölümünün harap durumda olduğu anlatılıyor.
Hügnen mi, Huguenin mi?
Köşkün sahibinin soyadı Huguenin olarak yazılıyor. İsmin Türkçedeki telaffuzu zaman içerisinde “Hügnen” veya benzer biçimlerde kullanıldığı için yapı İstanbul arşivlerinde ve yerel yayınlarda Hügnen Evi adıyla da tanındı.
Bu nedenle Hügnen Evi, Huguenin Köşkü ve bazı kaynaklarda kullanılan Madam Tamara Köşkü adları aynı tarihi alanla ilişkilendiriliyor.
Madam Tamara Köşkü Adı Nereden Geliyor?
Huguenin’in Bostancı’dan ayrılmasının ardından mülkün Borkar ve eşi Madam Tamara olarak bilinen bir aileye geçtiği anlatılıyor. Ailenin burada uzun süre yaşaması nedeniyle köşk ve çevresindeki eski yapılar zamanla Madam Tamara Köşkü adıyla da anılmaya başladı.
Bu nedenle günümüzde harita ve kültür envanteri kayıtlarında Hügnen Evi için farklı isimlerle karşılaşmak mümkün.
Arazi 11 Dönüm mü, 13 Dönüm mü?
Hügnen Evi hakkında eski kaynaklarda sık sık 13 dönümlük arazi ifadesi kullanılıyor. Bununla birlikte güncel resmi koruma kayıtlarında Bostancı 309 ada 2 parselin yüzölçümü 11 bin 1,50 metrekare olarak belirtiliyor.
Bu fark, tarihi mülkün yıllar içinde bazı bölümlerinin ayrılması ve parsel yapısının değişmesiyle açıklanabilir. Günümüzde koruma kararlarına konu olan parsel yaklaşık 11 dönümdür.
Hügnen Evi Koruma Altında mı?
Evet. Alanın koruma geçmişi 1970’li yıllara uzanıyor. Bostancı’daki taşınmaz, 20 Aralık 1975 tarihli koruma kararıyla tescil edildi.
Parseldeki iki kâgir köşkün koruma grubu 2010 yılında I. Grup olarak belirlendi. Arazideki iki katlı müştemilat yapısı ise 2016’da II. Grup korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edildi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 4 Aralık 2017 tarihli kararıyla alanın doğal sit statüsü Doğal Sit – Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı olarak belirlendi.
Bahçe Duvarları da Tescillendi
Koruma kapsamı sonraki yıllarda genişledi. İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 9 Eylül 2022 tarihli kararıyla parselin kuzey ve doğu tarafındaki tarihi bahçe duvarlarını da korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil etti.
Kurul kararında duvarların tescilli yapılarla bütünlük oluşturduğu belirtilirken koruma grubu II. Grup olarak belirlendi. Böylece yalnızca köşkler ve müştemilat değil, tarihi bahçenin bazı çevre öğeleri de resmi koruma kapsamına alınmış oldu.
Hügnen Evi’ne Otel Yapılacak mı?
Hügnen Evi arazisinin 2017 yılında “Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak sınıflandırılması, 2018 yılında arazide turizm tesisi veya otel yapılabileceği yönünde tartışmalara neden oldu.
Ancak o dönem gündeme gelen değerlendirmeleri gerçekleşmiş bir otel projesi gibi aktarmak doğru değildir. 2022 tarihli resmi koruma kurulu kararında taşınmaz hâlâ özel mülkiyetteki, tescilli iki köşk ve müştemilatın bulunduğu koruma alanı olarak tanımlanıyor. Hügnen Evi’nin bulunduğu parselde tamamlanmış ve faaliyete geçmiş bir otel bulunduğuna ilişkin güncel bir durum söz konusu değil.
Hügnen Evi’nin Güncel Durumu
Tarihi köşk uzun süredir bakımsız ve metruk görünümüyle dikkat çekiyor. 2020’li yıllarda yayımlanan güncel fotoğraflarda çatısının ve bazı yapı bölümlerinin ciddi biçimde yıprandığı görülüyor.
Buna karşılık yapıların tescilli olması, parselin doğal sit statüsü ve bahçe duvarlarının da koruma kapsamına alınması nedeniyle alandaki uygulamalar kültür ve tabiat varlıklarını koruma mevzuatına tabi.
Hügnen Evi’nin geleceğinde restorasyon veya yeni kullanım gündeme gelirse, tarihi köşklerin ve diğer tescilli unsurların korunmasına ilişkin ilgili kurulların kararları belirleyici olacak.
Hügnen Evi’ne Nasıl Gidilir?
Hügnen Evi, Bostancı’nın ulaşım merkezine yakın bir noktada bulunuyor. Marmaray ve M8 Bostancı Metro İstasyonu ile Bostancı İskelesi’nden yürüyerek Kasadar Sokak çevresine ulaşılabilir.
Ancak parsel özel mülkiyettedir. Bu nedenle Hügnen Evi’ni bir müze veya düzenli olarak ziyarete açık tarihi yapı gibi değerlendirmemek gerekir. Tarihi köşk ve bahçe çevredeki sokaklardan ve kamusal alanlardan görülebiliyor.