İstanbul Depremi Kaç Şiddetinde Olacak? İlçeler Nasıl Etkilenebilir?
İstanbul depremi kaç büyüklüğünde olabilir, hangi ilçeler daha fazla etkilenebilir? İBB’nin 7,5 büyüklüğündeki senaryosu ve deprem şiddeti farkı.
İstanbul’da gelecekte meydana gelecek büyük bir depremin her ilçede kaç şiddetinde hissedileceğini bugünden kesin olarak söylemek mümkün değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin deprem risk çalışmalarında Mw 7,5 büyüklüğünde bir senaryo depremi kullanılıyor ancak bu değer, bir sonraki İstanbul depreminin kesin büyüklüğü anlamına gelmiyor. Depremin bir noktadaki etkisi; kırılan fay parçasına, uzaklığa, zemine ve yapıların özelliklerine göre değişiyor.
İstanbul Depremi Kaç Büyüklüğünde Olacak?
İstanbul için gelecekte meydana gelecek bir depremin tarihini ve kesin büyüklüğünü önceden belirleyen güvenilir bir yöntem bulunmuyor. Bu nedenle “İstanbul depremi kesin olarak 7,5 veya 7,6 büyüklüğünde olacak” şeklindeki ifadeler bilimsel bir tahmin olarak değerlendirilmemeli.
İBB’nin İstanbul İli Olası Deprem Kayıp Tahminlerinin Güncellenmesi çalışmasında Mw 7,5 büyüklüğünde bir senaryo depremi esas alındı. Bu senaryo; bina hasarı, can kaybı, yaralanma, altyapı hasarı, yol kapanması ve geçici barınma ihtiyacı gibi olası sonuçların modellenmesi amacıyla kullanılıyor.
Başka bir ifadeyle 7,5 değeri “İstanbul’da olacak depremin büyüklüğü kesinleşti” anlamına gelmiyor. Afet planlamasında olası ağır bir deprem karşısında kentin nasıl etkilenebileceğini hesaplamak için kullanılan senaryo değeridir.
Depremin Büyüklüğü ile Şiddeti Aynı Şey mi?
Deprem konusunda en sık karıştırılan kavramlardan biri büyüklük ile şiddet arasındaki farktır. Depremin büyüklüğü, deprem sırasında açığa çıkan enerjiyi ifade eder ve deprem için tek bir büyüklük değeri hesaplanır.
Deprem şiddeti ise sarsıntının belirli bir yerde insanlar, yapılar ve çevre üzerindeki etkisini ifade eder. Aynı deprem Kartal’da, Maltepe’de, Kadıköy’de veya İstanbul’un başka bir noktasında farklı etkiler oluşturabilir.
Şiddet; depremin büyüklüğünün yanı sıra odak derinliği, faydan uzaklık, yerel zemin özellikleri ve yapıların dayanımı gibi değişkenlerden etkilenir. Bu nedenle “İstanbul depremi 8 şiddetinde olacak” şeklinde kent genelini tek rakamla tanımlamak doğru değildir.
İstanbul İlçeleri Depremi Kaç Şiddetinde Hissedecek?
Bir sonraki büyük Marmara depremi için “Kartal VIII, Kadıköy VI, Bakırköy IX şiddetinde hissedecek” biçiminde kesin bir ilçe listesi vermek mümkün değil. Böyle bir liste, gelecekteki depremin tam olarak nerede başlayacağını, hangi fay parçalarının kırılacağını ve oluşacak yer hareketini önceden biliniyormuş gibi gösterir.
İBB’nin güncel risk yaklaşımı da ilçeleri tek bir şiddet rakamına indirgemiyor. Mw 7,5 senaryosu üzerinden farklı yer hareketi, bina hasarı, altyapı ve kayıp tahminleri modelleniyor. İstanbul’un 39 ilçesi için ayrı deprem kayıp tahmini çalışmaları bulunuyor.
Hangi İstanbul İlçeleri Daha Fazla Etkilenebilir?
İstanbul’da deprem riskini yalnızca ilçe adına göre değerlendirmek doğru değil. Aynı ilçenin farklı mahallelerinde, hatta birbirine yakın iki noktada zemin koşulları ve yapı stoku önemli ölçüde değişebilir.
Bir bölgenin depremde görebileceği etkiyi belirleyen başlıca unsurlar şunlardır:
- Depremin meydana geldiği fay parçasına uzaklık
- Depremin büyüklüğü ve odak derinliği
- Yerel zemin yapısı ve zemin büyütmesi
- Dolgu, alüvyon veya daha sağlam jeolojik birimlerin bulunması
- Binaların yapım yılı ve taşıyıcı sistem özellikleri
- Yapının deprem yönetmeliğine ve mühendislik esaslarına uygunluğu
- Yapısal düzensizlikler ve sonradan yapılan müdahaleler
Bu nedenle “İstanbul depreminde en az etkilenecek ilçe” şeklinde kesin bir sıralama yapmak da yanıltıcı olabilir. Bir ilçedeki görece sağlam zemin, o ilçedeki her binanın güvenli olduğu anlamına gelmediği gibi deprem tehlikesinin yüksek olması da her yapının ağır hasar göreceği anlamına gelmez.
Kartal, Maltepe ve Pendik Depremden Nasıl Etkilenebilir?
Kartal, Maltepe ve Pendik için de tek bir deprem şiddeti değeri kullanmak doğru değil. İlçelerde Marmara Denizi’ne yakın kesimler, dolgu alanları, farklı zemin birimleri ve kuzeye doğru değişen jeolojik koşullar bulunuyor. Bu nedenle beklenen yer hareketi mahalle ve konuma göre farklılaşabiliyor.
İBB’nin ilçe bazındaki deprem çalışmalarında Kartal, Maltepe ve Pendik için bina hasarı, altyapı etkileri, yol kapanmaları ve geçici barınma ihtiyacı gibi başlıklar ayrı ayrı modelleniyor. Ancak bu tahminler tek tek binaların deprem performansını göstermiyor.
Deprem Risk Haritası Ne Gösteriyor?
AFAD’ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası, eski sistemdeki birinci, ikinci veya üçüncü derece deprem bölgesi sınıflandırmasının yerine belirli olasılık ve dönüş periyotları için beklenen yer hareketi değerlerini gösteriyor. Haritada başta en büyük yer ivmesi olmak üzere farklı deprem tehlikesi parametreleri bulunuyor.
Deprem tehlikesi ile deprem riski de birbirinden farklı kavramlar. Tehlike, belirli bir yerde oluşabilecek deprem yer hareketini ifade ederken risk; yapıların, nüfusun ve altyapının bu tehlikeden ne ölçüde zarar görebileceğini de hesaba katıyor.
1766 İstanbul Depremi Kaç Büyüklüğündeydi?
22 Mayıs 1766’da meydana gelen ve İstanbul ile Marmara çevresinde ağır hasara yol açan tarihsel depremin büyüklüğü yaklaşık 7,1 olarak tahmin ediliyor. Deprem modern sismometrelerin bulunmadığı bir dönemde gerçekleştiği için büyüklüğü doğrudan ölçülmedi; tarihsel kayıtlar ve bilimsel çalışmalar kullanılarak sonradan hesaplandı.
1766 yılında Marmara’da birkaç ay arayla birden fazla büyük deprem meydana geldi. Bu nedenle tarihsel Marmara depremleri değerlendirilirken yalnızca tek bir olay ve tek bir büyüklük değeri üzerinden çıkarım yapmak yanıltıcı olabilir.
İstanbul Depreminde En Güvenli İlçe Hangisi?
Bilimsel veriler İstanbul’da bir ilçenin tamamını “en güvenli”, başka bir ilçenin tamamını ise “en tehlikeli” olarak tanımlamak için yeterli değil. Deprem güvenliği açısından asıl değerlendirilmesi gereken unsur, belirli bir parseldeki zemin koşullarıyla birlikte binanın taşıyıcı sisteminin gerçek performansıdır.
Bu nedenle yalnızca ilçe deprem haritasına bakarak bir binanın güvenli olduğu sonucuna varılmamalı. Yapıya ilişkin güvenilir sonuç için gerekli durumlarda yetkili uzmanlar tarafından bina özelinde mühendislik incelemesi yapılması gerekiyor.