Çevre & Kent Yaşamı

Marmara Denizi’nde Tsunami Olur mu? İstanbul Sahillerinde Risk

Marmara Denizi’nde tsunami olur mu? İBB’nin tsunami risk haritaları, Kartal, Maltepe ve Pendik sahillerindeki tehlikeler ve alınması gereken önlemler.

Marmara Denizi’nde tsunami olabilir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) tarafından hazırlanan bilimsel çalışmalar, Marmara’da meydana gelebilecek depremlerin ve denizaltı heyelanlarının kıyılarda tsunami oluşturabileceğini gösteriyor. İstanbul’un 17 kıyı ilçesi için hazırlanan risk haritalarında Kartal, Maltepe, Pendik ve Tuzla dahil olmak üzere farklı bölgelerde su baskını senaryoları bulunuyor.

Marmara Denizi’nde oluşabilecek tsunamilerin etkisi, okyanuslarda görülen büyük tsunamilerle birebir aynı olmak zorunda değil. Ancak denizin kapalı bir iç deniz olması, tsunami tehlikesinin bulunmadığı anlamına gelmiyor. Bilimsel modeller, kıyının yüksekliğine, deniz tabanındaki hareketin özelliklerine ve dalganın yönüne bağlı olarak bazı sahil bölgelerinde ciddi su baskınları yaşanabileceğini ortaya koyuyor.

Marmara Denizi’nde Tsunami Olur mu?

Marmara Denizi’nin altında Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun aktif kolları bulunuyor. Bu faylarda meydana gelebilecek depremler, deniz tabanındaki hareketlerle veya tetikleyebilecekleri sualtı heyelanlarıyla tsunami oluşumuna yol açabilir.

Marmara’daki fayların önemli bölümü doğrultu atımlı özellik taşıyor. Bu tür faylarda yer hareketinin büyük kısmı yatay yönde gerçekleştiğinden doğrudan deniz tabanının yükselmesi veya çökmesiyle oluşan tsunami mekanizması, bazı düşey atımlı faylara göre farklılık gösteriyor.

Ancak Marmara Denizi’nde tsunami riskini yalnızca fayın hareket yönüne bakarak değerlendirmek yeterli değil. Deprem sırasında deniz tabanındaki eğimli tortul alanların kayması, büyük miktarda suyun yer değiştirmesine neden olabilir. Bu nedenle denizaltı heyelanları Marmara için önemli tsunami kaynakları arasında değerlendiriliyor.

İBB’nin 2018 yılında ODTÜ iş birliğiyle tamamladığı tsunami modelleme çalışmasında hem deprem kaynaklı hem de denizaltı heyelanı kaynaklı senaryolar ayrı ayrı incelendi. Sonuçlar, Marmara kıyısındaki ilçelerde etkilerin aynı düzeyde olmayacağını gösteriyor.

Marmara Denizi’nde Daha Önce Tsunami Yaşandı mı?

Marmara Denizi’nde tsunami yaşandığına ilişkin tarihsel kayıtlar bulunuyor. Bunların arasında 1509 ve 1894 İstanbul depremleri ile 1999 İzmit depremi sonrasında gözlenen deniz hareketleri yer alıyor.

1509 İstanbul Depremi sonrasında meydana gelen deniz taşkını, tarihsel tsunami kayıtlarında önemli bir olay olarak gösteriliyor. İBB’nin tsunami bilgilendirme çalışmalarında, deniz suyunun Yenikapı çevresindeki surları aştığına ve can ve mal kayıplarına neden olduğuna ilişkin tarihsel anlatımlara yer veriliyor.

1894 İstanbul Depremi sonrasında da denizin çekildiğine ve İstanbul kıyılarını etkileyen olağan dışı dalgaların görüldüğüne ilişkin kayıtlar bulunuyor.

17 Ağustos 1999 İzmit Depremi sonrasında ise özellikle İzmit Körfezi kıyılarında tsunami etkileri gözlendi. Bilimsel araştırmalarda bu olayda deniz tabanındaki kütle hareketlerinin rolü üzerinde duruluyor.

Bu kayıtlar, Marmara Denizi’nde tsunami oluşmasının yalnızca teorik bir ihtimal olmadığını gösteriyor. Bununla birlikte geçmişte yaşanan olaylar, gelecekteki bir tsunaminin aynı büyüklükte veya aynı yerde gerçekleşeceği anlamına gelmiyor.

İstanbul’da Tsunami Riski Olan Sahiller Hangileri?

İBB’nin İstanbul İli Marmara Kıyıları Tsunami Modelleme, Hasar Görebilirlik ve Tehlike Analizi Güncelleme Projesi, Marmara ve Boğaz kıyısındaki ilçelerin tsunami tehlikesini ayrı ayrı değerlendiriyor.

Çalışmada binalar, yollar, kıyı tesisleri, deniz seviyesinden yükseklik, arazi eğimi ve tahliye olanakları dikkate alınarak olası su baskını alanları hesaplandı.

Denizaltı heyelanı kaynaklı senaryolarda Silivri, Büyükçekmece, Bakırköy ve Avcılar gibi ilçeler dikkat çekiyor. Yenikapı denizaltı heyelanının esas alındığı senaryolarda ise Tuzla, Maltepe, Kadıköy, Kartal ve Pendik gibi Anadolu Yakası ilçelerinde de su baskını oluşturabilecek alanlar bulunuyor.

Ancak bu sonuçlar, adı geçen ilçelerin tamamının su altında kalacağı anlamına gelmiyor. Tsunami tehlikesi kıyıya uzaklığa, yerel yüksekliğe ve dalganın ilerleyebileceği alanlara göre değişiyor. Aynı ilçede sahil yolu ile daha yüksek kesimlerdeki mahalleler farklı risk düzeylerine sahip olabiliyor.

Kartal Sahilinde Tsunami Riski Ne Kadar?

Kartal tsunami risk haritası, özellikle Kordonboyu ve Orhantepe mahallelerinin denize yakın kesimlerinde olası su baskını alanları bulunduğunu gösteriyor.

İBB’nin Haziran 2020 tarihli Kartal İlçesi Tsunami Risk Analizi ve Eylem Planı Raporu’nda iki ayrı tsunami kaynağı değerlendirilmiş durumda.

Prens Adaları Fayı kaynaklı deprem senaryosunda, Kartal kıyılarında suyun karada yatay ilerleme mesafesi yaklaşık 300 metreye, en yüksek noktasal su basma derinliği ise 5,84 metreye ulaşabiliyor.

Rapordaki Yenikapı denizaltı heyelanı senaryosunda ise suyun yatay ilerleme mesafesi yaklaşık 570 metre olarak hesaplanıyor. Bu senaryoda en yüksek noktasal su basma derinliği Orhantepe Mahallesi’nde 7,59 metreye ulaşıyor.

Bu rakamlar gerçekleşecek bir tsunaminin kesin yüksekliği değil, belirli varsayımlarla oluşturulan bilimsel senaryoların sonuçlarıdır. Ayrıca noktasal maksimum su basma derinliği, bütün kıyı boyunca suyun aynı yüksekliğe ulaşacağı anlamına gelmiyor.

İBB’nin Kartal raporunda Dragos çevresi, Orhantepe-Atalar kıyı hattı ve Kartal merkezdeki sahil alanları için farklı tahliye ve koruma ihtiyaçları da ele alınıyor. Özellikle kıyıdaki yürüyüş yolları, balıkçı barınakları, liman alanları ve yoğun kullanılan sahil bölümlerinde hızlı tahliye önemli görülüyor.

Maltepe ve Pendik’te Tsunami Olur mu?

Maltepe ve Pendik de Marmara Denizi’ne kıyısı bulunduğu için tsunami tehlikesinin değerlendirildiği ilçeler arasında yer alıyor.

Maltepe’de Yalı, İdealtepe, Çınar, Küçükyalı Merkez, Altıntepe ve Feyzullah mahallelerinin kıyıya yakın kesimleri İBB’nin modelleme çalışmalarında inceleniyor. Denizaltı heyelanı senaryolarında özellikle alçak kıyı alanları ve suyun ilerleyebileceği bölgeler önem taşıyor.

Maltepe’nin her mahallesinde risk aynı değil. Denizden uzak ve yüksek konumdaki alanlarla sahil bandındaki yapıların tsunami tehlikesi ayrı değerlendirilmeli.

Pendik’te de sahil şeridi, liman çevresi ve alçak kıyı kesimleri tsunami risk analizlerinin kapsamında bulunuyor. Pendik’in bütün mahallelerini aynı risk düzeyinde göstermek doğru değil.

İBB, Kartal, Maltepe ve Pendik için ayrı tsunami bilgi kitapçıkları ve tahliye haritaları hazırladı. Bu haritalar, ilçe genelinde tahmini su baskını alanlarını ve güvenli bölgelere ulaşım için önerilen güzergâhları gösteriyor.

Tsunami Dalgası Kaç Metre Yükselebilir?

Bir tsunaminin yüksekliği yalnızca depremin büyüklüğüne bağlı değil. Depremin gerçekleştiği yer, deniz tabanındaki yer değiştirme, denizaltı heyelanlarının hacmi, su derinliği ve kıyının şekli dalganın etkisini belirliyor.

İBB’nin modelleme çalışmalarında bazı kıyı kesimleri için birkaç metreyi aşan noktasal su basma derinlikleri hesaplanıyor. Bununla birlikte bu değerler, her Marmara depreminden sonra aynı büyüklükte tsunami oluşacağı anlamına gelmiyor.

Tsunami çalışmalarında üç farklı kavramın birbirinden ayrılması gerekiyor:

  • Dalga yüksekliği: Tsunami dalgasının deniz içerisindeki yüksekliğini ifade ediyor.
  • Su basma derinliği: Karadaki belirli bir noktada zemin üzerinde birikebilecek suyun derinliğini gösteriyor.
  • Yatay ilerleme mesafesi: Deniz suyunun kıyı çizgisinden itibaren karada ne kadar içeriye ulaşabileceğini belirtiyor.

Örneğin bir risk haritasında belirli bir noktada yüksek su basma derinliği hesaplanması, bütün sahil boyunca aynı yükseklikte bir dalga oluşacağı şeklinde yorumlanmamalı.

İstanbul Sahilindeki Binalar Tsunamiden Etkilenir mi?

Tsunami, yalnızca sahilde bulunan insanları değil, kıyıdaki binaları ve altyapıyı da etkileyebilir. Su baskını sırasında oluşabilecek güçlü akıntılar, taşınan cisimlerin çarpması ve zemindeki aşınma, yapıların farklı bölümlerinde hasara neden olabilir.

Özellikle bodrum katlar, yer altı otoparkları, kıyı yolundaki alt geçitler, elektrik tesisatları, limanlar ve kıyı yapıları su baskınından etkilenebilir.

Bir binanın yeni olması veya güncel deprem yönetmeliklerine göre tasarlanmış bulunması, tsunamiye karşı otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Deprem dayanımı ile tsunami sırasında karşılaşılabilecek su basıncı ve akıntı etkileri farklı mühendislik konuları.

Benzer şekilde bir yapının deniz dolgusu üzerinde bulunması, tek başına kesin bir hasar sonucu vermiyor. Yapının temel sistemi, taşıyıcı özellikleri, bulunduğu zeminin mühendislik özellikleri ve maruz kalabileceği su baskını birlikte değerlendirilmeli.

Bu nedenle sahildeki bir apartmanın veya rezidansın güvenli olduğu ya da mutlaka hasar göreceği yalnızca yapının yaşı, yüksekliği veya denize uzaklığı üzerinden söylenemez. Bina bazında değerlendirme için uzman mühendislik incelemesi gerekiyor.

Marmara Denizi’nde Tsunami Kaç Dakikada Kıyıya Ulaşır?

Marmara Denizi’nde olası tsunami kaynakları kıyı yerleşimlerine yakın olduğundan bazı senaryolarda dalgaların sahile ulaşması için çok kısa süreler bulunuyor.

İBB’nin tsunami risk bilgilendirmesinde İstanbul kıyılarına ulaşım süresinin bazı durumlarda 5 ila 10 dakika olabileceği, depremin merkezine ve koşullara bağlı olarak bu sürenin değişebileceği belirtiliyor.

Bu süre her tsunami için geçerli kesin bir tahmin değil. Ancak özellikle sahilde güçlü veya uzun süren bir deprem hissedildiğinde resmî uyarı gelmesini beklemeden, sarsıntı sona erer ermez güvenli biçimde kıyıdan uzaklaşmanın neden önemli olduğunu gösteriyor.

Ayrıca tsunami tek bir dalgadan oluşmak zorunda değil. İlk dalgadan sonra daha güçlü dalgalar gelebilir ve deniz sakin görünse bile tehlike devam edebilir.

Tsunami Olmadan Önce Deniz Çekilir mi?

Deniz suyunun olağan dışı biçimde ve hızla kıyıdan çekilmesi, tsunaminin doğal uyarı işaretlerinden biri olabilir. Ancak her tsunamide denizin önce çekilmesi gerekmiyor. Bazı olaylarda su seviyesi doğrudan yükselmeye başlayabilir.

Kıyıda deprem hissedilmesi, suyun beklenmedik şekilde çekilmesi veya yükselmesi, denizden alışılmadık güçlü bir uğultu duyulması gibi belirtiler dikkate alınmalı.

Denizin çekildiğini gören kişilerin açığa çıkan deniz tabanına doğru ilerlememesi gerekiyor. Deniz hareketini izlemek veya görüntülemek için sahilde beklemek, tsunami sırasında ciddi tehlike oluşturabilir.

Tsunami Olursa Ne Yapılmalı?

İstanbul sahilinde yaşayan veya kıyı bölgelerinde bulunan kişiler için tsunami hazırlığının temel amacı, su baskını oluşabilecek alanlardan zamanında uzaklaşabilmek.

  • Deprem sırasında kendinizi koruyun: Sarsıntı devam ederken bulunduğunuz ortam için uygun deprem güvenliği önlemlerini uygulayın.
  • Sarsıntı sona erdiğinde kıyıdan uzaklaşın: Sahilde güçlü veya uzun süren bir deprem hissederseniz tsunami tehlikesini dikkate alarak yüksek ve güvenli bölgelere yönelin.
  • Denizi izlemek için beklemeyin: Suyun çekilmesini ya da dalganın görünmesini beklemek zaman kaybettirebilir.
  • Tahliye tabelalarını takip edin: Bulunduğunuz bölgede belirlenmiş tsunami tahliye güzergâhlarını kullanın.
  • Alt geçitlerden ve su basan alanlardan uzak durun: Kıyıya yakın düşük kotlu yollar, alt geçitler ve bodrum katlar tehlikeli olabilir.
  • Resmî uyarıları izleyin: AFAD, valilik ve ilgili kurumların açıklamalarını takip edin.
  • Yetkililer güvenli olduğunu açıklamadan kıyıya dönmeyin: Sonraki dalgalar ve güçlü akıntılar tehlikeyi sürdürebilir.

Tahliye için mümkün olduğunda kıyıdan uzaklaşan ve daha yüksek alanlara çıkan güvenli güzergâhlar tercih edilmeli. Rastgele bir binanın üst katına çıkmanın her durumda güvenli olacağı düşünülmemeli. Dikey tahliye ancak ilgili afet planları ve yapısal güvenlik koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

İstanbul’da Tsunami Tahliye Haritası Var mı?

İBB, 2018 yılında tamamlanan tsunami modelleme çalışmalarının ardından 2019’da İstanbul Tsunami Eylem Planı’nı hazırladı. Plan kapsamında Marmara kıyısındaki 17 ilçe için tahliye yolları ve güvenli bölgeler belirlendi.

İBB’nin Tsunami Eylem Planı Uygulama Projesi kayıtlarına göre kıyı kesimlerine toplam 418 tahliye yolu tabelası, 221 güvenli bölge tabelası ve 131 bilgilendirici pano yerleştirildi.

Kartal için 19 tahliye yolu tabelası, 8 güvenli bölge tabelası ve 5 bilgilendirici pano; Maltepe için 9 tahliye yolu tabelası, 6 güvenli bölge tabelası ve 5 bilgilendirici pano; Pendik için ise 13 tahliye yolu tabelası, 6 güvenli bölge tabelası ve 6 bilgilendirici pano bulunuyor.

Bu tabelalar, kıyıdaki kişilerin olası bir tsunami sırasında belirlenen güvenli alanlara ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla hazırlandı.

İBB Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü tarafından yayımlanan ilçe tsunami bilgi kitapçıkları ve tahliye haritaları üzerinden Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla ve diğer kıyı ilçelerine ait risk alanları incelenebilir.

Özellikle sahilde yaşayanların, çalışanların ve kıyı parklarını sık kullananların bulundukları noktaya en yakın tsunami tahliye güzergâhını önceden öğrenmeleri önem taşıyor.

Marmara’da Her Deprem Tsunamiye Neden Olur mu?

Hayır. Marmara Denizi’nde meydana gelen her deprem tsunami oluşturmaz. Tsunami oluşabilmesi için deniz suyunda yeterli büyüklükte ve ani bir yer değiştirme meydana gelmesi gerekiyor.

Depremin büyüklüğü, fayın hareket biçimi ve deniz tabanındaki koşullar bu açıdan belirleyici. Ayrıca tsunami oluşturabilecek denizaltı heyelanlarının gerçekleşip gerçekleşmeyeceği de her deprem için önceden kesin olarak bilinemiyor.

Dolayısıyla Marmara’da deprem yaşanması otomatik olarak tsunami oluştuğu anlamına gelmediği gibi, deniz tabanındaki hareketlerin tsunami oluşturmayacağını kesin biçimde söylemek de mümkün değil.

Marmara Denizi’nde tsunami riski bilimsel olarak kabul edilen ve İstanbul’un afet hazırlık çalışmalarına dahil edilen bir tehlike. Bu riskin hangi kıyıda ne ölçüde etkili olabileceği ise deprem ve denizaltı heyelanı senaryolarına göre değişiyor. İstanbul sahillerinde güvenliğin temelini, kıyı bölgelerine özgü risk haritalarının incelenmesi, yapıların doğru değerlendirilmesi ve tahliye güzergâhlarının önceden bilinmesi oluşturuyor.