Maksim Gorki’nin İstanbul ziyareti

- Yorumlar

Ünlü Rus yazar Maksim Gorki, doğumun 151. yılında hayranları tarafından anıldı. 28 Mart 1868’de doğan ünlü yazar, ölmeden 3 yıl önce İstanbul’a kısa bir ziyaret gerçekleştirmişti.

Ünlü Rus yazar Maksim Gorki, hava değişimi ve tedavi için gittiği İtalya’dan ülkesine dönerken, 14 Mayıs 1933 gecesi İstanbul’a uğrar ve burada yaklaşık bir gün kalır. Gorki bu geziden üç yıl sonra 18 Haziran 1936 günü kalp ve akciğer yetmezliği nedeniyle 68 yaşında Moskova’da hayatını kaybeder.

Onlarca roman, öykü, oyun, biyografi yazan ve dünya klasikleri arasına giren Gorki, Bolşevik Devrimi’nin de önemli yazarlarından biridir. Eserlerinde yoksul halkın sıkıntılarını ve insanın yaratıcılığını ön palana çıkaran Gorki’nin İstanbul gezisi, Türk-Sovyet dostluğunun zirve günlerine rastlar. Gazetecilere yaptığı açıklamada ise, “Ben Türkiye’yi ve Türkleri çok severim” der.

Gorki’nin İstanbul ziyareti

Cumhuriyet gazetesi, Gorki’nin gelişini 16 Mayıs 1933 günkü sayısında birinci sayfadan, “Büyük Rus edibi Maksim Gorki İstanbul’da” başlığıyla verdi.

Gezinin ayrıntısı şu şekilde yer aldı:

“Maruf Rus edibi Maksim Gorki evvelki gece oğlu ve gelini refakatinde olduğu halde Jean Taures vapuru ile İtalya’dan şehrimize gelmiştir. Dün sabah İstanbul vilayeti namına Vali Muavini Ali Rıza Bey vapura giderek Rus edibini ziyaret etmiş, kendisine beyanı hoşamedi eylemiş, limanımızda kaldığı müddetçe Türkiye hükümetinin misafiri olduğunu söylemiştir. Maksim Gorki, hakkında gösterilen alakaya teşekkür etmiş, rahatsızlığı dolayısıyla şehrimizde kalamayacağını bildirmiştir. Rus sefiri Suriç yoldaş ve Rus konsolosluk erkânı da Maksim Godrki’yi karşılamışlardır. Rus edibi öğleden evvel şehrimize çıkarak Süleymaniye Camisini ve müzeleri gezmiş, sonra gemiye dönmüştür. Saat onikide Halk Fırkası Reisi Cevdet Kerim, Halkevi Reisi Hamit, Maarif Müdürü Haydar Beylerle, maarif erkânı ve matbuat mümessilleri Maksim Gorki’yi vapurda ziyaret etmişlerdir. Maksim Gorki bu hasbihaller esnasında Türk edebiyatı ile ve bilhassa sahne edebiyatımızla çok yakından alakadar olmuş, sahne hayatı ve sanatkârlarımız hakkında malumat istemiş, ne gibi tiyatro eserleri temsil edildiğini sormuştur. Kendisine bu hususta verilen izahatı memnuniyetle karşılamıştır. Rus edibi, kendisini ziyaret eden heyetin alakasından çok mütehassıs olduğunu, rahatsızlığı yüzünden İstanbul’da kalamadığını, ziyaretini Ankara’ya kadar uzatıp Türk inkılabının erkân ve rüesası ile temas edemediğine çok müteessir bulunduğunu, yakından İtalya seyahatini tamamlamak için tekrar seyahate çıkarak avdetinde Türkiye’de fazla kalmak, imkânlarını temin edeceğini ve bu suretle iştiyakını dindireceğini söylemiştir.”

x