İmamoğlu, İBB’deki 19 gününü anlattı: Beni en çok etkileyen israfla ilgili tespitlerimiz oldu

- Yorumlar

İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı İmamoğlu Cumhuriyet’in sorularını yanıtladı. İBB’de büyük boyutlarda israf tespit ettiklerini anlatan İmamoğlu, yürüteceği kampanyaya ilişkin bilgiler paylaştı.

İmamoğlu, ‘Coşkuyla İstanbul’u gezeceğim. Mağduriyetimizi anlatacağız. İstanbul’a ne yapacağımızı, daha önce anlattığımız projelerimizi tekrarlayacağız ve aynı zamanda bunun bir demokrasi mücadelesi olduğunu hissettireceğiz ve 23 Haziran’da inşallah tekrar Türkiye’yi demokrasi kavramlarıyla buluşmasını sağlayacak neticeyi hep birlikte elde edeceğiz.” dedi.

İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, “vicdani ve tutulmasına uğramış 7 kişinin aldığı hukuktan uzak kararı” kabul etmediğini söyledi. YSK’nin iptal kararını duyunca kendi adına değil, Türkiye’nin demokrasi mücadelesine “saplanan hançer” nedeniyle üzüldüğünü vurgulayan İmamoğlu, “Türkiye demokrasisine ihanet ettiler, hançer sapladılar ama 16 milyon İstanbullu demokrasi seferberliği ortaya koyarak bunu tedavi edecek” dedi. İBB’de büyük oranda israf tespit ettiklerini açıklayan İmamoğlu, seçim öncesi yaptığı “kişilere, vakıflara, cemaatlere değil halka hizmet edeceğiz” açıklamasının birilerinin işine gelmediğini vurguladı. İmamoğlu, İBB’de geçirdiği 19 günü, YSK’nin iptal kararını ve atacağı adımları Cumhuriyet’e anlattı:

İsraf tespit ettik

İBB’de 19 gün geçirdiniz? Bu süreçte sizi en çok etkileyen ne oldu?

Aslında Büyükşehir Belediyesinde beni en çok etkileyen israfla ilgili tespitlerimiz oldu. Bütünüyle baktığınızda bütüncül yapıda tasarruf tedbirlerinin çok yoğun bir şekilde alındığı takdirde İstanbullunun lehine inanılmaz bir bütçe oluşacağını hissettim. Bu duygu bir yandan da beni üzdü açıkcası. İstanbul Büyükşehir Belediyesi değerlerinin çok sağlıklı yönetilmediğini tespit ettim. Bir boyutuyla bu, bir başka boyutuyla da İBB’deki kadronun bize dönük korkutulduğunu, ürkütüldüğünü hissettim ama bunu çok hızlı giderebileceğimizi de gördüm açıkcası. Biz hiç kimsenin ekmeğine dokunmayacağımızı, işini iyi yaptığı takdirde süreçte aktif rol alabileceğini hissettireceğimizi anlattık herkese. Bir de böyle ürkmüş ve korkutulmuş bir kadroyu açıkcası gördük.

İsrafa örnek verebilir misiniz?

Bunu tabii çok geniş boyutlarıyla arkadaşlarımla tespit edip, ayrıca paylaşacağız. Ama yani en basitinden belediye başkanı araçlarından tutun da dışarıya tahsis edilmiş birçok araca varıncaya kadar birçok konu var. Bütünüyle bu konularla alakalı geniş bir açıklamamız olacak.

“Kişilere, kurumlara, partilere, derneklere, vakıflara, cemaatlere hizmet işi bitti” demiştiniz. İBB’de bu konuyla ilgili yapılan harcamalar ve miktarını tespit edebildiniz mi?

Tabi buna 19 günün yetmesi mümkün değil. Mevcut kadro yapısında bunu engelleyen kanallar da vardı. Buna zaman gerekiyordu ama benim burada vermiş olduğum mesaj çok net aslında: 16 milyon insana hizmet etmek. Iskalamayalım. Kişilere, kurumlara, partilere, derneklere, vakıflara, cemaatlere diye geniş kapsamlı bir sıralama yaptım aslında ve bu sıralama herkesin işine gelmedi. Bir cemaatin ferdi ise bile onun bile işine gelmedi. Çünkü burada taraf olmak var. Yani ona kim biat ediyorsa ona katkı sunmak var, diğerini yok saymak var. Biz de diyoruz ki ‘hayır kardeşim’. Yani bu şehrin insanlarına, tümüne eşit anlayışta hizmet edebilmek. Anlattığımız şey bu.

x