Perinçek: S-400 bizim başarımız; TSK’nın kontrolü Kemalist subaylarda

- Yorumlar

Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “S-400 alımı en başta bizim başarımız. TSK bugün Kemalist subayların kontrolünde. FETÖ ile mücadelede polis-savcı-hapishane dönemi artık bitmeli. Bu kadar yeter” dedi.

Euronews’e konuşan Perinçek, birçok polemik hakkında görüşlerini açıkladı. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a verdiği destek ile ilgili soruyu cevaplayan Perinçek, “Bizim Erdoğan’a desteğimiz yok, bizim desteğimiz Türkiye’ye. Türkiye’yi savunuyoruz, Atatürk devriminin tamamlanması için mücadele ediyoruz… Biz kendi programımızı destekliyoruz. Tayyip Erdoğan bizi destekliyor. Doğrudan doğruya Sayın Cumhurbaşkanımız ile bir görüşmem olmadı, ama AK Parti’den çeşitli liderlerle, insanlarla görüşmelerimiz oluyor.” diye konuştu.

Perinçek’in açıklamalarından satır başları şöyle:

– Şimdi 2014’te Türkiye’ye yeni bir döneme girdi. 2014 öncesinde ne diyorduk? Tayyip Erdoğan BOP eş başkanıdır, Amerika Türkiye’nin başına Tayyip Erdoğan’ı getirdi. 2014’ten sonra başka bir Türkiye oluştu, Tayyip Erdoğan Amerika’ya direnen mevziye adım adım yerleşti. PKK’nın üzerine silahla yürüme çizgisine geldi. FETÖ’yle ölümüne bir mücadele içine girdi. Dolayısıyla 2014 sonrası Türkiye’de mevzilenmeler ciddi şekilde değişti.

– Suriye kilit ülke oldu; PKK’yı temizlemek için, IŞİD’i temizlemek için. Doğu Akdeniz’de de Amerika-İsrail tehdidine karşı koymamamız için Suriye ile işbirliği yapmamız gerekiyor. Burada ayak sürüyen bir yönetim var, Tayyip Erdoğan yönetimi. Burada çok büyük hata yapıyorlar. Biz plan hazırladık çok basit; Türkiye’nin kontrolünde olan bir takım güçler, Suriyeli güçler silah bırakacak Suriye de bunları affedecek. Biz bunu Suriye hükumetiyle konuştuk onlar evet dedi. İran evet dedi. Rus hükümeti evet dedi, hatta kendi planı haline çevirdi. Şimdi bunun için biz önümüzdeki günlerde Sayın Beşar Esad tarafından davet edildim, büyük bir heyet halinde büyük ihtimalle eylül ayında Suriye’ye gidiyoruz… Hükumet kanadıyla da görüşüyoruz, onların da katılmasını sağlamak istiyoruz. Şimdi isim söylemeyelim, çünkü onların burada sıkıntıları da var. Aslında biz biraz onların da istediği bir çözümü onların da biraz dışında çözmüş olacağız. Biz, Rusya-İran-Suriye’nin ve Vatan Partisi’nin ortak çözümünü ürettik. Türkiye hükumetinin böyle bir şeye hayır demesi bence pek mümkün değil.

– Şimdi ne oluyor? S-400 alıyor Türkiye, Doğu Akdeniz’de Türk donanması Amerika’ya karşı bayrak gösteriyor, Amerika Türkiye’yi tehdit ediyor. Karadeniz’deki saflaşma öyle. Türkiye’nin dostları artık NATO değil, Amerika değil; Türkiye’nin dostları Rusya, İran ve Çin. S-400 en başta Vatan Partisi’nin başarısı. Bütün milliyetçilerin başarısı. S-400 demek, biz bundan sonra Türkiye’nin savunmasını Amerika’ya ve İsrail’e karşı Rusya’yla ve Asyalı dostlarımızla birlikte yapacağız demek. Bir konsept, bir strateji tercihi yapılmış oldu. Asya’da mevzilenmenin bunlar doğal sonuçları.

– Rusya Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyacak, Türkiye Kırım’ın Rusya’ya ilhakını tanıyacak. Karabağ’da Ermenilerin oradan çıkıp gitmesini Rusya sağlayacak, buna karşılık Türkiye’de Abhazya’yı tanıyacak. Türkiye ile Rusya arasında Karadeniz’de, Doğu Akdeniz’de ortak hedefler var. Türkiye akıllı bir politikayla KKTC’nin Rusya tarafından tanınmasını sağlayabilir. Abhazya’yı niye Türkiye tanımasın; Abhazya’yı Türkiye tanısın, Rusya’da KKTC’yi tanısın. Türkiye ile Rusya’nın arası bozulduğu, uçak düşürüldüğü zaman biz Rusya’dan heyetler getirttik ve o heyetleri bizim Türkiye hükumeti ile buluşturduk. O buluşmalarda, her iki taraf da bizim bulunmamızı istediler. Biz çekilmek istedik, onlar sizsiz bu iş olmuyor gelin yapıcı katkınız oluyor dediler. Her tarafın ısrarı üzerine o süreçlerde bulunduk, onun için o sürecin hem mimarı hem çok iyi izleyicisiyiz.

– Öcalan, Türk devletinin elinde Milli İstihbarat Teşkilatı’nın avucunda olan bir esir durumunda şu an. Kendisi diyor ki ben bir enstrümanım diyor. Enstrüman kelimesini kendisi için kullanıyor. Atilla Uğur komutanımız onu sorguladı… Atilla Uğur’un onu İmralı’da sorguları var. O sorgularda diyor ki Abdullah Öcalan, ‘beni kullanın’ diyor. ‘Ben Türk devletine teslimim’ diyor. Bu kelimeleri abartarak söylemiyorum, kendi kelimeleri.

“KHK’lar Anayasaya aykırıdır”

– “FETÖ’cülerin ve PKK bağlantılarının hapse atılmaları, takip edilmeleri kovuşturulmaları Türkiye’nin menfaatine, bunu destekliyoruz. Fakat KHK’nın sebebi nedir? Teröre karşı mücadele. Teröre karşı mücadeleyle sınırlı olması lazım. Türkiye’nin bütün yasal meselelerini KHK üzerinden çözerseniz bu anayasaya aykırı. Mevcut anayasaya da aykırı. Cumhurbaşkanlığı sistemine de aykırı. İş bayağı oraya döndü. Meclis kenara atıldı, işsiz kaldı. Çok dar bir grubun cumhurbaşkanı çevresinde mafyalaşmış dar bir grubun Türkiye’de bir nevi hükümranlığına yol açan bir süreci getirdi… Kanun hükmünde kararnamelerin terörle sınırlı olması lazım. 70 bin kişi hapse atılmış, 70 bin kişinin içinde yüzde bir hata olsa 700 kişidir. Tabi hatalar var. Biz de iktidar olsak o hatalar ne kadar titiz olursanız belli miktarda olacak.”

– Geldiğimiz noktada artık esas olarak polisle, savcıyla, hapishaneyle yargıyla değil, artık ideolojik, kültürel dönüşümlerle ve toplumu yeniden Atatürk devrimi temelinde eğiterek, yönlendirerek mümkün… Devam et, daha tutukla, çok hapse at falan, buna artık bence çok gerek yok. Bunlardan (FETÖ) artık darbe falan gelmez, yani orduda öyle bir güçleri kalmadı.

– Siyasi ayak var: Abdullah Gül, Babacan ve Davutoğlu. İşte bunlar FETÖ’nün siyasi ayağı. Siyasi ayak diye, Amerika denetimindeki muhalefet siyasi ayak diye Tayyip Erdoğan’ları göstermeye çalışıyor. Tayyip Erdoğan FETÖ’yle ölümüne savaşıyor. Ölümüne savaşanlara siyasi ayak demek hiç gerçekçi olmuyor. Ama Abdullah Gül, Davutoğlu, Babacan üçlüsü FETÖ’yü açıkça koruyorlar. Eskiden de onlar beraberlerdi. AK Parti içindeki siyasi ayak, Babacan’ın Abdullah Gül’ün Davutoğlu’nun temsil ettiği güçtür. 15 Temmuz 2016 tarihi, bizim 1945’ten sonra yaşadığımız bir dönüm noktasıdır. 45’te geldi Amerika Türkiye’ye girdi, denetimi altına almaya başladı. 61 yıllık bir süreç FETÖ darbesinin ezildiği gün son buldu.

– (Siz ajan mısınız sorusunu cevaplıyor) Bunu bana CIA ajanları soruyor. Bu soru tamamen bir CIA ve MIT sorusudur. Türkiye’de Amerikan emperyalizmi ile CIA ile 50 yıldır mücadele eden beş kuşakla hapis yatan, 16 yılını CIA’in işkencehanelerinde ve hapishanelerinde geçiren bir insanım. Bir kere hapse girip de uslandırılmış bir adam değilim. Her darbede ama darbe dışında da 70’te, 80’de yani 80 kuşağıyla, 90 kuşağıyla, 2000 kuşağıyla… Kalmadığım neredeyse cezaevi yok; Mamak, Selimiye, Diyarbakır cezaevleri. Yani Amerika’nın bir nolu hedefiyim. Amerikan kaynaklarına bakarsanız; Foreign Policiy, Foreign Affairs, Mediteranean Quarterly, Joint Forces Quarterly gibi veya Rubin, mubin gibi tweet atan Amerikan CIA şeflerine bakarsanız, Türkiye’deki baş düşmanı Amerika’nın Doğu Perinçektir.”

x