Erdoğan: Çad’dan 200 dönüm arazi istedim

Afrika ziyaretinin son gününde gazetecilere konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Savaş suçlusu olarak ceza alan El-Beşir’in tutuklanma talebine güldük derken, Çad’dan 200 dönüm arazi istediğini açıkladı. Erdoğan, son açıklamalarından dolayı Abdullah Gül’e de sert çıktı.

‘SEVAKİN ADASI’NI İSTEDİK, KABUL ETTİLER’

Kızıldeniz Port Sudan’da ise ekonomik bölge konusunda çalışma yapıyoruz. Biz Sevakin Adası’nı kendilerinden istedik. “Burayı bize tahsis edin” dedik. Bunu kabul etti. Birkaç tane özel şahıslara ait yerler varmış, “Onları da görüşelim, bunları da almamız halinde tahsis edelim” dedi. Bu gerçekleşirse TİKA ve Kültür ve Turizm Bakanlığı ile devreye girmek suretiyle hazırlanan projeye göre ve aslına uygun olarak orayı yaparız. Bir de oranın adeta planda mütemmim cüzü olarak 300 odalı kervansaraydan bahsettiler. Bunu biz göremedik. Bunlar gerçeğe dönüşürse paket turizmde çok ciddi bir adım atılabilir. Türkiye’den umre ziyaretlerine Sevakin Adası üzerinden gitmek mümkün olur. Buraya kadar uçakla gelinip, oradan deniz yolu ile karşıya geçilir. Tarih yeniden şöyle bir ayağa kalkar. Böyle bir güzel olur. Biz de kendisine ısrarla bunu gecikmeden yapalım dedik. O da bize söz verdi. inşallah bunu gerçekleştiririz.

‘ÇAD’DAN 200 DÖNÜM ARAZİ İSTEDİM’

Çad’a da yine cumhurbaşkanı düzeyinde ilk ziyareti gerçekleştirdik. 7 anlaşma imzaladık. Kendilerinden 200 dönümlük bir arazi istedim, o da kırmadı. 230 dönüm, artı 10 dönüm daha aldık. Onu da büyükelçilik için istedik. Ve bu 230 dönümlük arazide Afrika için örnek bir proje yapacağız. Mimar arkadaşım güzel bir eser ortaya çıkardı. Kendileri de bu projeyi çok çok beğendiler. Bu külliyenin içinde Türk Kültür Merkezi, kadın yaşam merkezi, sağlık merkezi, ticari birim merkezi, lokantalar ve kahveler, mescid, TİKA’nın ofis lojmanı ve İslam Konseyi binası olacak. İçine Ziraat Fakültesi yapılmasını talep ettiler. Bunu da külliyenin içine yerleştireceğiz. Süratle tamamlayacağız. Adı Elcemine Türk Kültür Külliyesi. Bu proje Afrika’da örnek bir proje olacak.

‘EL BEŞİR’İN TUTUKLANMA TALEBİNE GÜLDÜK GEÇTİK’

Sudan’da Ömer El Beşir’e dünyadaki malum güçler tarafından nasıl bakıldığı, onun nereye konumlandırıldığı ortada olan bir gerçek. Uluslararası Ceza Mahkemesi İstanbul’da İslam İşbirliği Teşkilatı’nın malum olağan üstü liderler zirvesini yaptığımız sırada bize bir mektup gönderdi.

Mahkeme bu mektubunda “Aldığımız bilgilere göre Ömer El Beşir Türkiye’de. Dolayısıyla Beşir’in tutuklanarak tarafımıza verilmesi” diye bizden bir talepte bulundu. Biz bir defa oraya zaten üye değiliz. İki adamlar kim nerededir, kim kimdir hala bunun farkında değiller. Böyle bir şeye ancak gülünür. Bizimle İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bir üyesi olarak böyle bir zirveye katılmış bir insani biz kalkacağız sana teslim edeceğiz. Bu nasıl anlayıştır? Nasıl bir mantıktır? Nasıl hukuktur? Bunu anlamak mümkün değil. Sadece güldük geçtik. Dünyada idari konumlardaki olanların neyi nasıl tasarruf ettikleri ortada. Sen kalkacaksın 251 insanımı şehit eden FETÖ’nün başını bana teslim etmek için en ufak bir mücadele vermeyeceksin. Bütün deliller ortadayken bu konuda en ufak bir sesin çıkmayacak. Kalkacaksın burada Ömer Beşir ile alakalı olarak benden kendisini isteyeceksin. Çok gülünç konumdaki uluslararası kurumlar var.

ABDULLAH GÜL’E TWEET SİTEMİ

(Son kanun hükmünde kararname 15 temmuz ile ilgili olarak sivillere yönelik yapılan düzenleme tartışma yarattı. Muhalefet partileri paramiliter güç ve iç savaş yaratır eleştirisi getiriyor. Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de hukuken muğlak bulduğunu söyledi. Bu eleştirilere ne dersiniz ve bir değişiklik olacak mı?) Bu konuyla ilgili olarak, “15 Temmuz’da gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemler” ibaresi geleceğe yönelik belirsiz bir genişlikte yorumlanırsa şeklinde bir tartışma yapanlar var.. Bu düzenlemenin neyle ilgili olduğu aslında belli. Nitekim bundan önce de, bu ifadenin yer aldığı dört ayrı KHK düzenlemesi yapıldı. Onların hiçbirine dair bu güne kadar kimse ses çıkarmadı. Şimdi bu son KHK’yı birileri köpürtmeye başladı. Oysa dediğim gibi bu sadece 15 Temmuz’u kapsayan bir olaydır. Bunun dışında hiçbir şey söz konusu değil. Geçmiş cumhurbaşkanımızın da, burada kalkıp maalesef bir muğlaklıktan bahsetmiş olması üzücüdür. Neye dayanarak siz böyle bir muğlaklıktan bahsediyorsunuz? Hangi madde sizi bu muğlaklığa itebiliyor? Bu üzücü olmuştur. Kendileri tarafından yapılan o açıklama, aldığı retweet’lerle süreci çok farklı bir yere doğru işletmiştir.

Bu habere ekleyebileceğiniz bir görüşünüz var mı? İsterseniz, yorumlar kısmına ekleyebilirsiniz.

Yorumları Göster
x
Yorumlar